Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkumiyet hükmünü, iddia tanıklarını sorgulama hakkı ihlali ve eksik soruşturma gerekçesiyle bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararının temyiz incelemesinde, sanık aleyhindeki belirleyici tanıkların doğrudan duruşmada sanığın huzurunda veya kanuni usullere uygun olarak dinlenmeyip yalnızca ifadelerinin okunmasıyla yetinilmesi, böylece savunma hakkının ihlal edilmesi ile birlikte, sanık hakkında UYAP bilgi havuzunda kapsamlı araştırma yapılmaması ve elde edilecek delillerin sanık ve müdafiine sunulmaması veya beyan sahiplerinin duruşmada dinlenmemesi gibi eksik soruşturma ve hukuka aykırılıklar tespit edildiğinden, ilk derece mahkemesinin hükmü bozulmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/497 E., 2022/573 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 18. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/167 E., 2020/270 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanıklar ... Ö.'nün ve ... D.'nın doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180. maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek hüküm verilmesi, 2. UYAP bilgi havuzunda araştırma yapılarak sanık hakkında herhangi bir ifade yahut beyan bulunup bulunmadığının araştırılması, varsa onaylı örneklerinin getirilerek duruşmada 5271 sayılı Kanun'un 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiiine okunması, gerekirse de ifade yahut beyan sahiplerinin duruşmada tanık sıfatı ile dinlenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması, Hukuka aykırı olup, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İzmir 18. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.