Hazine aleyhine Kastamonuda açılan, orman ve kamu orta malı vasfındaki parsellerin zilyetlikle tarım kültürü kapsamında kazanımına ilişkin tapu iptali ve tescil davasında istinaf sonrası temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki uyuşmazlıkta, davacı, kadastro çalışmalarında orman ve kamu orta malı olarak tespit edilen taşınmazların belirli kısımlarının, kendisi ve babası tarafından uzun yıllardır zilyetlik yoluyla tarım amaçlı kullanıldığını ileri sürerek tapu iptali ve adına tescilini talep etmiştir; ilk derece mahkemesi, zilyetlik hukuksal nedenine dayalı bu istemin hak düşürücü süre içinde yapıldığına, yapılan keşif, bilirkişi raporları ve tanık beyanlarıyla davacının iddiasının doğrulandığına, taşınmazların en az 100 yıldır tarım kültürü içinde kullanıldığına ve zilyetlikle kazanıma elverişli olduğuna hükmederek, dava konusu taşınmazların belirli bölümlerinin tapu kayıtlarını iptal edip davacı adına tesciline karar vermiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/931 E., 2026/55 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Taşköprü Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2019/184 E., 2024/121 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA 1. Kastamonu ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 1 01... parsel numaralı taşınmaz herhangi bir kimsenin malik sıfatı ile zilyet ve tasarrufunda bulunmadığı ve Devletin hüküm ve tasarrufunda bulunan yerlerden olduğu, zemin itibariyle orman emvali taşıyan ağaçlarla kaplı olduğu, 5304 sayılı Kadastro Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 3. maddesi gereğince resen orman sınırlandırma çalışmalarının yapıldığı, işbu taşınmazın halen de orman vasfını koruduğu, orman vasfıyla 26.393.367,58 m² yüzölçümü ile Hazine adına 25.05.2005 yılında yapılan tespit, kadastro birimince yapılan düzeltme ve değişikliklerden sonra 26.329.238,96 m² 03.06.2009-03.07.2009 tarihleri arasında yapılan askı ilanından sonra 06.07.2009 tarihinde kesinleşerek tescil edildiği anlaşılmıştır.2. Kastamonu ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 1 03... parsel numaralı taşınmaz ise 6.651,69 m² yüzölçümü ve “harman yeri” vasfıyla kamu orta malı olarak 04.09.2009 tarihinde özel sicile kayıtlıdır.3. Davacı vekili dava dilekçesinde; 1 01... parselin kadastro çalışmalarında orman parseli olarak, 1 03... parselin ise kamu orta malı olarak tespit gördüğünü, her iki taşınmaz içerisinde yer alan ve keşifte gösterilecek alanın müvekkili ve müvekkilinin babasına ait olduğunu ileri sürerek, bu taşınmazların tapu kaydının iptali ile Recep Bostancı'nın veraset ilamındaki miras payları oranında tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süreye uğradığını ve zamanaşımına uğradığını, dava dilekçesinin usul hukukuna uygun olmayıp açık istem ve sonucun belirtilmediğini ve taraf teşkilinin sağlanmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla " mahallinde yapılan keşif, dinlenen mahalli bilirkişiler, mahkeme gözlemi, dosya içerisinde alınan teknik bilirkişi raporları, kadastro tespit tutanakları ve tapu kayıtları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının talebinin kadastro tespitine itiraz niteliğinde zilyetlik hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemi olduğu, kadastro tespitinin 06.07.2009 tarihinde kesinleştiği, huzurdaki davanın 05.07.2019 tarihinde açıldığı ve dava konusu talebin 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun da (3402 sayılı Kanun) ön görülen 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, alınan raporlar, memleket haritaları, orman kadastro haritaları ve dinlenen mahalli tanık beyanları doğrultusunda davacının iddiasının doğrulandığı, dava konusu taşınmaz bölümlerinin tarım kültürü içerisinde en az 100 yıldır kuru tarım yapıldığı, mahkeme gözlemi ve raporlarda görüleceği üzere taşınmazda su deposu bulunduğu, tarım yapıldığının belirlendiği, dava konusu taşınmazların zilyetlikle kazanımı mümkün olan taşınmazlardan olduğu" gerekçesiyle davanın kabulüne, 1 03... parsel sayılı taşınmaz sınırları içerisinde kalan 24.01.2024 havale tarihli fen bilirkişisi kurul raporunda (A) harfi ile gösterilen 555,53 m²lik taşınmaz bölümünün tapu kaydının iptaline, 24.01.2024 havale tarihli fen bilirkişisi kurul raporunda (A) harfi ile gösterilen 555,53 m²lik taşınmaz bölümünün 1 03... parselden ifrazı ile aynı yer 103 adanın son parsel numarası verilmek suretiyle davacı ... adına tapuya tesciline, ifrazdan geriye kalan fen raporu ekinde (C) harfi ile gösterilen 6.096,16 m²'lik taşınmaz bölümünün tapu kaydının aynen bırakılmasına, 1 01... parsel sayılı taşınmaz sınırları içerisinde kalan 24.01.2024 havale tarihli fen bilirkişisi kurul raporunda (B) harfi ile gösterilen 2.670,40 m²lik taşınmaz bölümünün tapu kaydının iptaline, 24.01.2024 havale tarihli fen bilirkişisi kurul raporunda (B) harfi ile gösterilen 2.670,40 m²lik taşınmaz bölümünün 1 01... parselden ifrazı ile aynı yer 101 adanın son parsel numarası verilmek suretiyle davacı ... adına tapuya tesciline, ifrazdan geriye kalan 26.326.568,56 m²lik taşınmaz bölümünün tapu kaydının aynen bırakılmasına, 24.01.2024 havale tarihli fen bilirkişisi kurul raporunun ve rapora ekli krokinin kararın eki sayılmasına, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "... Köyü 1 01... parselin tespit tutanağının kesinleştiği tarih 04.07.2009 cumartesi günü olup, 3402 sayılı Kanun'un 12/3. hükmünde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre 04.07.2019 perşembe günü dolduğunu, son gün olan 04.07.2019 tarihi resmi bir tatile/hafta sonuna denk gelmemekte ve bu haliyle davacının, eldeki davayı 05.07.2019 günlü dilekçe ile ve aynı gün harcını yatırarak açtığı, tutanağın kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 10 yıldan fazla süre geçmiş olduğu, davacının 1 01... parsel sayılı taşınmazın (B) harfi ile gösterilen 2.670,40 m²lik taşınmaz bölümüne ilişkin olarak açtığı davada tescil öncesi sebebe dayandığı, aynı zamanda orman içi açıklık niteliğinde de bulunan taşınmaz bölümü hakkında tutanağın kesinleştiği tarihten davanın açıldığı tarihe kadar 3402 sayılı Kanun'un 12/3. hükmünde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçirilmiş olması nedeni ile kadastro öncesi zilyetliğe ilişkin eldeki davası hakkında bu sebeple (hak düşürücü süre nedeniyle) davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bu parsel yönünden yazılı gerekçelerle karar verilmesi" gerekçesiyle davalı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulması suretiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 1 03... parsel sayılı taşınmaz sınırları içerisinde kalan 24.01.2024 havale tarihli fen bilirkişisi kurul raporunda (A) harfi ile gösterilen 555,53 m²lik taşınmaz bölümünün tapu kaydının iptaline, 24.01.2024 havale tarihli fen bilirkişisi kurul raporunda (A) harfi ile gösterilen 555,53 m²lik taşınmaz bölümünün 1 03... parselden ifrazı ile aynı yer 103 adanın son parsel numarası verilmek suretiyle davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, ifrazdan geriye kalan fen raporu ekinde (C) harfi ile gösterilen 6.096,16 m²lik taşınmaz bölümünün tapu kaydının aynen bırakılmasına, temyize konu 1 01... parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davanın hak düşürücü süre geçmiş bulunduğundan dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, 24.01.2024 havale tarihli fen bilirkişisi kurul raporunun ve rapora ekli krokinin kararın eki sayılmasına karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarDavacı ... vekili temyiz dilekçesinde; dosya içerisindeki mevcut tapu kaydında 1 01... parsel sayılı taşınmazın edinme sebebi kısmının "tesis kadastrosu", tarih kısmının "06.07.2009" yazdığı sabit olup, söz konusu tapu kaydına göre davanın süresi içerisinde açıldığını, kaldı ki Taşköprü Asliye Hukuk Mahkemesi gerekçeli kararında da belirttiği şekilde kadastro tespitinin 06.07.2009 tarihinde kesinleştiğinin görüldüğünü, davanın 05.07.2019 tarihinde yani 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde davanın açıldığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasının talep etmiştir. C. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz ve tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,Davacının yatırmış olduğu 732,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.