Yargıtay, işçinin hizmet tespiti davasında çalışma süresi değişikliği, öğrenci olma durumu, tanık beyanlarının güvenilirliği ve bilirkişi raporunun yeterliliği gibi temyiz nedenlerini inceleyerek bölge adliye mahkemesi kararını değerlendiriyor.
Özet: Davacı tarafından, davalı şirkette 2017 yılına ilişkin sigortasız çalışma iddiasıyla açılan hizmet tespiti davasında, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin davacının talebini kabul etmesi üzerine, davalı şirket ve feri müdahil kurum kararı temyiz etmiştir; temyiz dilekçelerinde davacının beyan değişikliğinin usule aykırılığı, iddia edilen çalışma döneminde öğrenci olduğunun resmi kayıtlarla sabit olması, davanın hak düşürücü süreye tabi olması, bilirkişi raporunun ve husumetli/çelişkili tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağı ile yargılama gideri hesaplama hataları gibi gerekçelerle kararın bozulması istenmektedir.
10. Hukuk Dairesi         2025/18720 E.  ,  2026/5479 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/985 E., 2025/1363 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/582 E., 2022/192 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkete ait .. no.lu şubede 25/05/2020 tarihinden 22/07/2020 tarihine kadar market sorumlusu/market şefi olarak çalıştığını, söz konusu şubenin 25... tarihinde ... arefesinde açılış yaptığını, müvekkilinin bu tarih itibari ile market şefi olarak işbaşı yaptığını ve 22/07/2020 tarihine kadar çalışmasının bilfiil devam ettiğini belirterek, müvekkilinin hizmet tespitinin yapılmasına karar verilmesini talep etmiş, 09/03/2021 tarihli dilekçesinde ise, müvekkilinin çalıştığı yıl 2017 olmasına rağmen dava dilekçesinde sehven 2020 olarak yazıldığını, müvekkilinin 25/05/2017-22/07/2017 tarihleri arasında çalışmalarının tespitini talep ettiklerini beyan etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirketteki tüm çalışmasının ...'ya bildirildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Feri müdahil ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, Kurumun davaya feri müdahil olarak katılması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının davalı işverenliğe ait iş yerinde 25/05/2017-22/07/2017 tarihleri arasında asgari ücret karşılığı hizmet akdi ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Şirket vekili ile fer'i müdahil Kurum vekilinin tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının talep sonucunu değiştirir nitelikteki sehven hata iddiasına itiraz ettiklerini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, 11.04.2022 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas almaya elverişli olmadığını, raporda, çelişkili olan yahut müvekkili şirket ile husumetli olan tanık beyanlarına göre değerlendirme yapıldığını, davacının davasını ispatlayamadığını, davacının dava konusu ettiği söz konusu döneme ilişkin olarak, ÖSYM den gelen müzekkere cevabında davacının .. ilinde üniversite öğrencisi olduğu belirtildiğini, davacının, resmi kayıtlara göre öğrenci olduğu ve okulda eğitimin devam ettiği hatta muhtemelen sınav takvimi olan bu tarih aralığında müvekkili şirkette fiilen çalıştığı iddiasının açıkça çelişkili olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere, bir kişinin arabaya yakıt doldurmuş olmasının o aracın ait olduğu şirketin sürekli çalışanı olduğu anlamına gelmeyeceğini, davacının babasının müvekkili iş yerinde çalıştığını, bu nedenle yakıt almaya babası ile birlikte gittiğinde yakıt alınırken kendi ismini yazdırmasının olağan bir durum olduğunu beyanla temyiz yasa yoluna başvurmuştur.
Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının dilekçeler aşaması bittikten sonra beyan dilekçesi ile talebini değiştirdiğini, davacının bu beyan dilekçesinin taraflarına tebliğ edilmediğini, buna karşı savunma haklarının ihlal edildiğini, davanın hak düşürücü süre yönünden reddedilmesi gerektiğini, tanık beyanlarından yalnızca davacı lehine olan hususların dikkate alındığını, ifadesine başvurulan tanıkların bir çoğu farklı şubelerde çalıştığından birebir davacının çalışmasını görmediklerini, birçok tanığın da davalı iş yerine karşı açılmış davaları olduğundan, aralarındaki husumetten dolayı davacı lehine tanıklık yaptıklarını, davacı ile davalı arasında hizmet sözleşmesinin var olup olmadığı konusunda yeterli ve inandırıcı deliller ortaya konulamamışken varsayımlardan ibaret bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, yargılama giderleri, harç ve vekalet ücreti hesaplamasının hatalı yapıldığını beyanla temyiz yasa yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili ve fer’i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.