12. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, kasko sigortalı araçta tek taraflı kaza sonrası meydana gelen hasar, değer kaybı ve ticari kazanç kaybının sigortadan tazmini davası.
Özet: Bu hukuki evrak, kasko sigortalı bir aracın tek taraflı kaza sonucu hasarlanması üzerine sigorta şirketinden talep edilen hasar bedeli, değer kaybı ve ticari kazanç kaybı tazminatına ilişkin açılan bir davayı incelemektedir; davacı deprem nedeniyle tamir fotoğraflarının kaybolmasını ödeme yapılmama gerekçesi olarak ileri sürerken, davalı ise zamanaşımı, poliçe kapsamı dışı talepler ve bildirim yükümlülüğünün ihlali gibi savunmalarla davanın reddini istemiş olup, dosyaya sunulan bilirkişi raporları zararın miktarını detaylandırmaktadır.

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/394 Esas - 2026/481

T.C.
...
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/394 Esas
KARAR NO : 2026/481
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/06/2024
KARAR TARİHİ : 20/05/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 20/05/2026
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili Hüseyin Yılmaz'a ait ... plakalı aracın 12/05/2022 tarihinde tek taraflı bir kaza yaparak direğe çarpması sonucu hasarlandığını, aracın kaza tarihinde davalı ...Sigorta A.Ş. nezdinde 29/07/2021 başlangıç tarihli 205043273/1 numaralı Kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, hasarın tazmini için davalıya 20/3349420 numaralı dosya ile başvurulmasına rağmen anlaşma sağlanamadığını, bu nedenle Malatya 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/30 D.İş sayılı dosyası üzerinden delil tespiti yaptırıldığını, kaza nedeniyle araçta oluşan hasar bedeli, değer kaybı, araç mahrumiyeti, ikame araç bedeli ve ticari kazanç kaybı zararlarının meydana geldiğini, deprem nedeniyle aracın tamir fotoğraflarının enkaz altında kalması üzerine davalı sigorta şirketinin ödeme yapmaktan kaçındığını ileri sürerek, belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL hasar bedeli, 500,00 TL değer kaybı ve 500,00 TL araç mahrumiyeti/ikame araç ve ticari kazanç kaybı zararının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini istemiş, 27/02/2026 tarihli ıslah dilekçesiyle hasar bedeli talebini 97.940,00 TL'ye, değer kaybı talebini 50.000,00 TL'ye ve ticari kazanç kaybı talebini 10.230,00 TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın TTK'nın 1420. maddesi uyarınca iki yıllık zamanaşımı süresinin dolmasından sonra açıldığını, davacının dava şartı olan sigorta şirketine usulüne uygun ve eksiksiz başvuru yapmadığını, davacının TTK'nın 1447. maddesi ve Kasko Genel Şartları uyarınca aracı incelemeye hazır etme ve bilgi verme yükümlülüğünü ihlal ettiğini, bu nedenle müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, talep edilen değer kaybı, araç mahrumiyeti ve ticari kazanç kaybı gibi zararların poliçe teminatı kapsamında olmadığını, olası bir sorumluluk halinde dahi bunun poliçe limiti olan araç rayiç bedeli ile sınırlı olduğunu, KDV'den sorumlu tutulamayacaklarını, hasar hesaplamasında iskonto ve eşdeğer parça kullanım haklarının bulunduğunu savunarak davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir.
DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, 29/07/2021 başlangıç tarihli Kasko sigorta poliçesi, 18/08/2025 tarihli makine mühendisi bilirkişi raporu, 19/02/2026 tarihli nitelikli hesaplama bilirkişisi raporu, davacı tarafından sunulan taşıt sözleşmesi ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, tek taraflı trafik kazası sonucu kasko sigortalı araçta meydana gelen hasar bedeli, değer kaybı ve ticari kazanç kaybı zararlarının kasko sigorta sözleşmesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir.
12/05/2022 tarihinde davacıya ait ... plakalı aracın tek taraflı kaza yapması sonucu hasarlandığı, aracın kaza tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde Kasko poliçesi ile sigortalı olduğu hususlarında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, davacı vekilinin kaza nedeniyle oluşan hasar bedeli, değer kaybı ve ticari kazanç kaybı zararlarının poliçe kapsamında tazminini talep ettiği, davalı vekilinin ise zamanaşımı def'inde bulunduğu, talep edilen zararların bir kısmının poliçe teminatı kapsamında olmadığını, davacının bildirim yükümlülüğünü ihlal ettiğini ve talep edilen miktarların fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istediği görülmüştür.
Dosyanın daha önce...12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/435 Esas sayılı dosyası üzerinden görüldüğü, mahkemenin 13/11/2024 tarihli kararı ile görevsizlik kararı verdiği, görevsizlik kararı sonrası dosyanın mahkememize gönderilerek işbu esasa kaydedildiği görülmüştür.
Makine mühendisi bilirkişi Hüseyin Hüsnü İlgün tarafından düzenlenen 18/08/2025 tarihli raporda, davacıya ait ... plakalı aracın kaza nedeniyle uğradığı hasarın onarım bedelinin KDV hariç 83.000,00 TL, KDV dahil 97.940,00 TL olacağı, aracın makul onarım süresinin 13 iş günü olduğu ve kaza nedeniyle 50.000,00 TL değer kaybına uğrayacağı, ticari kazanç kaybının ise mali müşavir tarafından incelenmesi gerektiği şeklinde görüş bildirilmiştir.
Ticari uyuşmazlıklarda nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi Av..... ..... .... tarafından düzenlenen 19/02/2026 tarihli raporda, ilk rapora itibar edildiği, davacı ile dava dışı kargo şirketi arasındaki taşıt sözleşmesinde kira bedelinin boş bırakılması nedeniyle emsal araç kira bedelleri üzerinden hesaplama yapıldığı, 13 günlük onarım süresi için aracın günlük emsal kira bedeli olan 1.250,00 TL üzerinden hesaplanan tutarın dava tarihine uyarlandığı ve davacının ticari kazanç kaybının 10.230,00 TL olabileceği belirtilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, 29/07/2021 başlangıç tarihli Kasko sigorta poliçesi, mahkememizce dosyaya uygun ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan 18/08/2025 tarihli makine mühendisi bilirkişi raporu, 19/02/2026 tarihli nitelikli hesaplama bilirkişisi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacıya ait ... plakalı aracın 12/05/2022 tarihinde tek taraflı kaza yaptığı ve kaza tarihinde davalı şirket nezdinde kasko poliçesi ile sigortalı olduğu hususlarının sabit olduğu, davalı vekilinin zamanaşımı def'inin, alacağın sigorta şirketine ihbar ile muaccel hale geldiği ve davanın bu tarihten itibaren iki yıllık yasal süre içinde açıldığı anlaşıldığından yerinde görülmediği; davalının, davacının bildirim yükümlülüğünü ihlal ettiği ve aracı incelemesine izin vermediği yönündeki savunmalarına itibar edilmediği, zira davacının davalı nezdinde hasar dosyası açtırmak suretiyle ihbar yükümlülüğünü yerine getirdiği;
Hasar bedeli talebi yönünden yapılan incelemede; hükme esas alınan 18/08/2025 tarihli bilirkişi raporunda, aracın onarımı için gerekli parça ve işçilik bedelinin KDV dahil 97.940,00 TL olarak hesaplandığı, davalı vekilinin bu bedelin fatura bedelinden yüksek olduğuna dair itirazının, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın aracın tekniğine uygun ve piyasa rayiçlerine göre tam bir onarımı için gereken maliyeti yansıttığı, bu nedenle raporun bu kısmına itibar edildiği ve talebin bu miktar üzerinden kabulü gerektiği;
Değer kaybı talebi yönünden yapılan incelemede; değer kaybının, aracın kaza nedeniyle uğradığı fiziki hasarın bir sonucu olarak malvarlığında meydana gelen gerçek bir eksilme olduğu, bu nedenle Kasko Sigortası Genel Şartları kapsamında sigortacının teminatı altında bulunan doğrudan maddi zarar kalemlerinden sayılması gerektiği, poliçede değer kaybını açıkça istisna tutan bir hüküm bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda değer kaybı zararının 50.000,00 TL olarak tespit edildiği ve bu miktarın kabulü gerektiği;
Ticari kazanç kaybı talebi yönünden yapılan incelemede; sigortalı aracın kullanım tarzının poliçede "kamyonet" olarak belirtildiği ve ticari amaçla kullanıldığının sigortacı tarafından bilindiği, bu durumda aracın hasar nedeniyle kullanılamamasından doğan kazanç kaybının rizikonun doğrudan ve öngörülebilir bir sonucu olduğu, poliçede yer alan ve günlük 10 TL ile sınırlı olan kullanım ve gelir kaybı klozu teminatının, aracın ticari niteliği karşısında yok hükmünde olduğu ve dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiği, bu nedenle davacının gerçek zararının tazmini gerektiği, hükme esas alınan 19/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda davacının 13 günlük onarım süresi için 10.230,00 TL ticari kazanç kaybına uğradığının hesaplandığı ve bu miktarın kabulü gerektiği;
Araç mahrumiyeti talebi yönünden yapılan incelemede; davacı vekilinin 05/05/2026 tarihli celsede bu talebinden feragat ettiğini beyan ettiği anlaşıldığından, bu talep yönünden feragat nedeniyle davanın reddine karar vermek gerektiği;
Faiz talebi yönünden ise, davacının arabuluculuk başvuru tarihi olan 06/05/2024 tarihi itibarıyla davalıyı temerrüde düşürdüğü kabul edilerek faizin bu tarihten başlatılması gerektiği anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
-97.940,00 TL hasar bedeli, 50.000,00 TL değer kaybı ve 10.230,00 TL ticari kazanç kaybı tazminatlarının temerrüt tarihi olan 06/05/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Araç mahrumiyetine ilişkin talebin feragat nedeniyle reddine,
2-Kabul edilen 158.170,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 10.804,59 TL karar ve ilam harcından 427,60 TL peşin harç, 5.368,15 TL ıslah harcı toplamı olan 5.795,75 TL harcın düşümü ile eksik kalan 5.008,84 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin harç, 60,80 TL vekalet harcı, 5.368,15 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 6.284,15 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının karşıladığı 176,90 TL tebligat gideri, 10.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.176,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 158.170,00 TL üzerinden takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/05/2026
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır