Şirkete ait çalınan ve sahte düzenlenen 750.000 TLlik çekin ödenmemesi için istenen ihtiyati tedbir kararına karşı İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf incelemesi.
Özet: Bu istinaf kararı, bir şirketin, mevcut yetkilisinin şirketi devraldığı kişiden çalındığı, sahte imza ve bedelle doldurularak üçüncü kişilere ciro edildiği iddia edilen 750.000 TL bedelli çeki nedeniyle bankaya ödeme yapılmaması ve icra takibine konu edilmemesi talebiyle açtığı ihtiyati tedbir davasında, ilk derece mahkemesinin tedbir talebini kısmen kabul etmesi üzerine talep eden vekilinin karara itiraz ederek üst mahkemeye taşımasıyla ilgili incelemeyi konu almaktadır.

T.C.İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ17. HUKUK DAİRESİESAS NO : 2026/890 KARAR NO : 2026/1585T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 02/04/2026NUMARASI : 2026/96 D.İş Esas 2026/96 D.İş Karar DAVA : İHTİYATİ TEDBİRKARAR TARİHİ : 25/06/2026KARAR YAZIM TARİHİ : 25/06/2026İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/96 D.İş Esas 2026/96 D.İş Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda davanın İhtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne dair verilen karara karşı talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TALEP: İhtiyati tedbir isteyen vekili dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, yukarıda belirtilen adreste faaliyet göstermekte olup ekte (Ek-1) bir örneği sunulmakta olan ve İzmir 29 Noterliği'nden düzenlenme 17/11/2025 tarih ve 17552 yevmiye numaralı "Senede Bağlanmamış Anonim Şirket Pay Devri" sözleşmesi ile müvekkili şirket yetkilisi ... tarafından ...'dan (T.C.No:...) devir alındığını, Müvekkili şirket yetkilisi ...'nın, adı geçen şirketi devir aldıktan sonra şirket faaliyetlerinde kullanılmak üzere ...'a müracaat ederek çek karnesi talep ettiğini ve talebi uygun görülmek suretiyle adı geçen banka tarafından müvekkili şirket adına düzenlenmiş olan çek karnesi ekte (Ek-2) sunulan "Çek Karnesi Alındı Makbuzu"ndan da anlaşılacağı üzere 01/12/2025 tarihinde teslim alındığını, müvekkili şirket yetkilisi ...'nın, şirketi devir alırken ... isimli ve şirketi devir aldığı kişinin, şirket bünyesinde faaliyet göstermekte olan "..." isimli ve ilimiz Alsancak ilçesi...'da bulunan restoran-kafe işletmesinin işlerinin müvekkili tarafından öğrenilmesi için yardımda bulunmayı ve bu nedenle de bir süreliğine adı geçen mekana gelip gitmeyi taahhüt ettiğini ve bu kapsamda da 2026 yılı Şubat Ayının ortalarına kadar mekanda işlerin idaresi için müvekkiline yardımda bulunduğunu, bu sürenin sonunda ise artık adı geçen mekana gelip gitmeyi bıraktığını, ...'ın işletmeye gelip gitmeyi bıraktıktan yaklaşık 16 gün sonraya tekabül eden 03/03/2026 tarihinde, müvekkili şirket yetkilisi ...'nin, ... Şubesinden arandığını ve ekte (Ek-3) de bir örneği sunulan ve şirkete ait çekin kendilerine intikal ettiğinin bildirildiğini, Müvekkilinin ancak bu aşamada suça konu çek yaprağının ziyaından haberdar olduğunu, Müvekkili şirket yetkilisi ...'nin, kendisine ekran resmi gönderilen çek yaprağını incelediğinde, çekin "Adana ilinde bir ...Bankası Şubesine verildiği ve çekten haberdar olup olmadığı" kendisine sorulduğunu, bunun üzerine müvekkilinin yaptığı araştırma ... isimli işyerinde masanın çekmecesinde bulundurduğu çek karnesine ait olan 5507269 seri numaralı çek yaprağının kendisine ait olmayan el yazı ve imza ile 750.000,00-TL bedelle ve 05/04/2026 keşide tarihli olarak doldurulduğunu ve çekin alacaklısı olarak da ...'ın gösterildiğini, çekin ... tarafından bir başkasına ciro edildiğini, bu cirodan sonra da çekin 4 ciro daha gördüğünü ve bu suretle Adana'daki bir ... Şubesine intikal ettiğinin görüldüğünü, Müvekkili şirket ve yetkilisinin 5507269 seri numaralı çek için 03/03/2026 tarihinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu, anılı soruşturmanın İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı 2026/39536 Soruşturma numaralı dosyası üzerinden yürütüldüğünü, suça konu olan çek yaprağı üzerindeki hiçbir yazı ve rakam ile imzanın müvekkili şirket yetkilisi ...'nin eli ürünü olmadığını, bina dahilinden hırsızlık suretiyle ... tarafından çalınmış olan çek yaprakları içeriği itibari ile de sahte ve dolandırıcılık konusu olduğunu, işbu çeklerin ödenmemesi için bankaya müracaat edilmiş ise de taleplerinin kabul görmediğini, müvekkilinin mağduriyeti ortada olduğu gibi çekin ödeme tarihi olan 05/04/2026 tarihinde ödenmemesi halinde "karşılıksız" kaşesi yemesinin mutlak olduğunu, ayrıca tahsili için icraya da konulabileceğini, bu durumunda müvekkili şirketi esaslı bir şekilde zararlandırıp, ticari faaliyetini imkansız hale getireceğini, ödenmesi halinde ise, müvekkili şirketin hiç bir borcu olmayan ve çalınmak suretiyle sahte olarak ödenen çek nedeniyle bir diğer zarar ile karşı karşıya kalacağının mutlak olduğunu, bu nedenlerle, taleplerinin kabulü ile açılacak olan davamıza esas olmak üzere, müvekkili şirkete ait ... Bankası ...Şubesi'nin 5507269 seri numaralı ve ödeme tarihi 05/4/2026 olan, 750.000,00-TL bedelli çekin bankaya ibrazı halinde ödeme yapılmaması ve icra takibine konu edilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. MAHKEMECE: "... ... dışındaki diğer alacaklı üçüncü kişilerin Türk Ticaret Kanunu 792.maddesi ve Türk Ticaret Kanunu 818/1-e maddesi yollamasıyla Türk Ticaret Kanunu 687. Maddesi gereğince dosya kapsamında çeki iktisap ederken, bile bile keşidecinin zararına hareket ettiğine yönelik yaklaşık ispat bulunmadığından, ayrıca herkese karşı ileri sürülebilecek imza inkarının ancak menfi tespit davasının konusu olabileceği, eldeki talepte aleyhine ödeme yasağı talep edilen kişi ve/veya şirket (firmaların) bildirilmediği, bu haliyle HMK 26. Madesi gereğince talebi aşacak nitelikte karar verilemeyece nazara alınarak ... dışındaki diğer alacaklı üçüncü kişilere yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine, sadece ... yönünden ödeme yasağı konulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin %15 teminatla kabulüne dair karar vermek gerekmiştir.'' gerekçesi ile; KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İhtiyati tedbir talebinin KISMEN KABULÜ ile;-750.000,000-TL'nin %15'si oranında belirlenen teminat tutarı olan 112.500,00-TL tutarındaki nakit veya muteber bir banka teminat mektubu mahkememiz veznesine depo edildiğinde talep konusu;-... Bankası .. Şubesi olan, 5507269 Çek Seri Numaralı, 750.000,00 TL bedelli çekin ... (T.C. Kimlik no ...) TARAFINDAN İBRAZ EDİLDİĞİ TAKDİRDE ÖDENMEMESİ YÖNÜNDE İHTİYATİ TEDBİR UYGULANMASINA, -Diğer alacaklı üçüncü kişilerin TTK792, TTK 818/1-e maddesi yollamasıyla TTK 687. Maddesi gereğince çeki iktisap ederken bile bile keşidecinin zararına hareket ettiğine yönelik yaklaşık ispat bulunmadığından, herkese karşı ileri sürülebilecek imza inkarının ancak menfi tespit davasının konusu olabileceği, eldeki talepte aleyhine ödeme yasağı talep edilen kişi ve/veya şirket (firmaların) bildirilmediği, bu haliyle HMK 26. Madesi gereğince talebi aşacak nitelikte karar verilemeyeceğinden bunlara yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine, Tedbir kararının sadece .... için geçerli olmasına, talep konusu çekin üçüncü kişiler tarafından ibrazı halinde tedbir kararının uygulanmamasına, 2-Teminat bedeli yatırıldığında kararın infazı için bir örneğinin ...Bankası'na gönderilmesine," şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait olan ... Bankası... Şubesine ait 5507269 seri numaralı, 05/04/2026 ödeme tarihli ve 750.000 TL bedelli çekin müvekkili şirketin iş yerinden çalındığını sahte imzayla doldurulduğunu ve haksız yere tedavüle sokulduğunu, bu hırsızlık ve sahtecilik eylemi nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/39536 Soruşturma numaralı dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, söz konusu çekin ödenmesinin durdurulması amacıyla mahkemeden talep ettiği ihtiyati tedbirin, 02/04/2026 tarihli ilk kararla yalnızca çeki çalan kişi olduğu iddia edilen ... yönünden kabul edilip diğer hamiller yönünden reddedildiğini, bu karara karşı yaptığı itiraz neticesinde verilen 28/04/2026 tarihli ek karar ile itirazın reddedildiğini, Mahkemenin itirazı reddeden ek kararının usul ve yasaya aykırı olup kaldırılması gerektiğini, 01/04/2026 tarihli ilk başvuru dilekçesinin sonuç kısmında, çekin bankaya ibrazı halinde ödeme yapılmaması açıkça talep edildiğini, bir çekin ödenmemesine yönelik tedbir talebinin çeki elinde bulunduran ve ibraz edecek olan tüm meşru veya gayrimeşru hamilleri kapsar nitelikte olduğunu, itiraz dilekçesinde ticaret sicilinden tespit edilebilen tüm ciro sahipleri açıkça isim ve unvanlarıyla belirtilmiş olup, ortada talebi aşan bir durum bulunmadığını, Türk Ticaret Kanununun 792. ve 687. maddelerine dayanarak, üçüncü kişilerin çeki iktisap ederken bile bile keşidecinin zararına hareket ettiklerine dair yaklaşık ispat bulunmadığını belirtildiğini, çekin çalındığına ve sahte ciro silsilesiyle piyasaya sürüldüğüne dair derdest bir savcılık soruşturması bulunduğunu, telafisi imkansız zarar unsuru gerçekleşmek üzere olduğunu, müvekkili şirketin iradesi dışında elinden çıkan ve sahte olarak doldurulan 750.000 TL bedelli bir çek ile karşı karşıya olduğunu, çekin bankaya ibraz edilmesi durumunda, tedbir kararının ibraz edeni kapsamaması halinde müvekkil şirketin bu fahiş bedeli ödemek zorunda kalacak olup veya çekin arkası yazılarak ticari itibarı onarılamaz şekilde zedeleneceğini, müvekkilinin ağır ve telafisi imkansız bir zarara uğramasını engellemek için ihtiyati tedbirin tüm hamilleri kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiğini, ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile, müvekkili şirkete ait ... Bankası .. Şubesinin 5507269 seri numaralı, 05/04/2026 ödeme tarihli ve 750.000 TL bedelli çekinin bankaya ibrazı halinde ödeme yapılmaması yönünden hamil kısıtlaması konulmaksızın tüm hamilleri ve ciro sahiplerini kapsayacak şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Talep, talep eden tarafından açılan ihtiyati tedbir davasında ihtiyati tedbir talebinin kısmen reddine ilişkin olarak verilen ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. İhtiyati tedbir, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 389. ila 399. maddeleri arasında düzenlenmiş olup, aynı yasanın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartlarına yer verilmiştir.HMK'nın 389. maddesine göre "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir". Anılan maddeye göre öncelikle mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden endişe edilmesi hallerinde ihtiyati tedbir kararı alınabilecektir. Mevcut durumda meydana gelebilecek değişmeyle kastedilen taraflar arasında çekişmeli olan veya yargılama konusunu oluşturan şey ya da hak üzerindeki değişimlerdir.HMK'nın 389/1.maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı uyuşmazlık konusu hakkında verilebilecektir. Buna göre çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan şey ya da hak, aynı zamanda ihtiyati tedbirin konusunu da oluşturacaktır. Dava konusu yapılmayacak veya yapılmamış olan şey veya hak hakkında ihtiyati tedbir kararı verilemeyecektir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun, "uyuşmazlık konusu hakkında" diyerek bu hususa vurgu yapmıştır.İhtiyati tedbir öğretide “…kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca, davacı veya davalının (dava konusu ile ilgili olarak) hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte, geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır.” şeklinde tarif edilmiştir. Anılan tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbirin diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu şey üzerinde yeni bir takım ihtilafların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır.HMK'nın 390/3. maddesinde ise tedbir talep eden tarafın dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek zorunda olduğu belirtilmiştir. Bu düzenleme gereği tedbir talep eden tarafın talebi dışında resen başkaca bir ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkün değildir.İhtiyati tedbir kararına itiraz HMK'nın 394/2.maddesinde; ''İhtiyati tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa, tedbirin uygulanmasından itibaren; hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde, ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, kararı veren mahkemeye itiraz edebilir.'' şeklinde düzenlenmiştir.HMK'nın 391/3. ve 394/5. maddelerinde ihtiyati tedbire dair belirtilen (ilk derece) mahkeme kararlarına karşı kanun yoluna başvurulabileceği öngörülmüş; bu kanun yolunun ne anlama geldiği ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341/1. maddesinde "ilk derece mahkemelerinden verilen ... ihtiyati tedbir ... taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir." hükmü ile istinaf olarak açıkça belirtilmiştir.Yüksek yargı kararlarında belirtildiği üzere; Kanun koyucu, ihtiyati tedbir hakkında karar verecek olan hakime geniş bir takdir alanı bırakmışsa da hakim, her somut olayda, ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemelidir ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre ihtiyati tedbir kararını verdiğini kararda belirtmelidir. Ayrıca verilecek ihtiyati tedbir kararının da uyuşmazlığın esasını çözümler nitelikte olmaması gerekir. İhtiyati tedbir şartları mevcut değilse, yasanın öngördüğü ölçüde ispat edilememişse, ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidirDosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi ara kararlarının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/04/2026 tarih ve 2026/96 D.İş Esas 2026/96 D.İş Karar sayılı hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan talep eden vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 732,00.TL maktu harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan talep eden tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın kesinleştirme, harç ikmali ve gider/delil avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,5-Kararın Dairemizce taraflara/vekillerine tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/(1)-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.25.06.2026