Taşınmazın zilyetlikle iktisap koşullarının oluşması nedeniyle tapu tescili talepli davada, ilk derece mahkemesi kararının onanmasına yapılan hazine vekili karar düzeltme talebinin reddine dair Yargıtay kararı.
Özet: Bir davacı, Ankarada yer alan bir taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla adına tescilini talep ederken, Hazine dahil birçok davalı taşınmazın devlete ait olduğunu veya kamusal niteliğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur; ilk derece mahkemesinin kabul kararının, temyiz ve bozma sonrası tekrar kabul edilmesinin ardından Hazine tarafından yapılan karar düzeltme talebini inceleyen Yüksek Mahkeme, eski hava fotoğrafları, mahalli bilirkişi ve tanık beyanları da dahil olmak üzere kapsamlı bir değerlendirme sonucunda, taşınmazın davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının 16.07.2007 tarihi itibarıyla oluştuğuna hükmederek, Hazinenin itirazlarını büyük ölçüde reddetmiştir.
8. Hukuk Dairesi         2025/2288 E.  ,  2026/4428 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2020/187 E., 2023/144 K.
İlk Derece Mahkemesi kararının davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davalı Hazine vekili tarafından Dairemizce verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; Ankara ili ... ilçesi ... köyü ... Mevkinde kain, sınırlarını bildirdiği taşınmazın 1956 tarihli tapulama çalışmalarında kıraç arazi olarak tapulama harici bırakıldığını, taşınmaz üzerinde müvekkili yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazının müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın eski tarihli memleket haritalarında orman olarak gözüktüğünü ve orman sayılan yerlerden olduğunu, ormanların Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, zilyetlik, imar ve ihya yoluyla kazanılma olanağı bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kamuya ait olan yerlerin ve bunlardan çıkan kaynakların kimsenin mülkiyetinde olmadığını, hiç bir şekilde özel mülkiyete konu olamayacağını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
4. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Belediye sınırları içerisinde kalan arsaların genişleme ve planlama kapsamında arsalar olup, zilyetliği konu edilmemeleri gerektiğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.12.2016 tarihli ve 2014/145E, 2016/360 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, fen bilirkişisi ile harita ve kadastro mühendisi tarafından birlikte hazırlanan 24.11.2015 tarihli rapor ve krokisinde (G) harfi ile gösterilen 95.350, 00... yüzölçümlü taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar Hazine, ..., ... ve ... vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 23.01.2020 tarihli ve 2017/7179 Esas, 2020/354 Karar sayılı ilamıyla; " dava konusu taşınmazın sulu arazi mi kuru arazi mi olduğu bilirkişi marifetiyle açıklığa kavuşturulmadığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca senetsizden aynı çalışma alanı içerisinde edindiği taşınmazların olup olmadığının araştırılmadığı,usulüne uygun hava fotoğraflarının incelenmesi ile zilyetlik araştırmasının yapılmadığı” gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, Ankara ili Sincan ilçesi Yenikent/Mülk Mahallesinde bulunan ve bilirkişi kurulunun 23.01.2023 tarihli raporuna ekli krokilerde (G1) harfi ile gösterilen, aynı zamanda fen bilirkişisinin 20.05.2022 tarihli raporuna ekli krokilerde (G) harfi ile gösterilen 73.806,69 m² yüzölçümlü taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 17.12.2024 tarihli ve 2023/4913 Esas, 2024/7705 Karar sayılı ilamıyla İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR DÜZELTME
Dairemizin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı ... lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
1. Dosya kapsamından, taşınmazın en eski hava fotoğrafları ve mahalli bilirkişi, tanık beyanlarının incelenmesi ile taşınmazın içerisinde bulunduğu imar planının onaylandığı tarih olan 16.07.2007 tarihi itibariyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap koşullarının davacı lehine oluştuğu anlaşılmıştır. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre, yerinde olmayan ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme itirazları yerinde değildir.
2. İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne, bilirkişi heyet kurulunun 23.01.2023 tarihli raporuna ekli krokide G1 harfi ile gösterilen 73.806,69 m² yüzölçümlü taşınmazın davacı ... adına tesciline karar verilmişse de, hüküm fıkrasında iki ayrı tarihli bilirkişi raporuna atıfta bulunulduğu, fen bilirkişisi Yusuf İnan'ın 20.05.2022 tarihli raporuna ekli krokilerde (G) harfi ile gösterilen taşınmazın 95.350,98 m² yüzölçümlü olarak belirlendiği, oysa kabulüne karar verilen dava konusu taşınmazın 23.01.2023 tarihli bilirkişi heyet raporuna ekli krokide G1 harfi ile gösterilen 73.806,69 m² yüzölçümlü alan olduğu anlaşılmakla, hüküm fıkrasında "fen bilirkişisi raporuna" atıfta bulunulması infazda tereddüt yaratacağından isabetsiz ve bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekirken maddi hata nedeniyle onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin onama kararının kaldırılarak yukarıda belirtilen gerekçe ile hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
VII. KARAR
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davalı Hazine vekilinin sair karar düzeltme istemlerinin REDDİNE,
Davalı Hazine vekilinin karar düzeltme talebinin yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile Dairemizin 17.12.2024 tarihli ve 2023/4913 Esas, 2024/7705 Karar sayılı onama ilamının KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının "1." bendinde yer alan "aynı zamanda fen bilirkişisi Yusuf İnan'ın 20.05.2022 tarihli raporuna ekli krokilerde (G) harfi ile gösterilen" ifadesinin hükümden çıkarılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının DÜZELTİLMİŞ ŞEKLİ İLE ONANMASINA,
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,17.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.