Diyarbakırda, susuz tarla vasfıyla davalılar adına yazılan 62 dönümlük taşınmazın kadastro tespitinin iptali ve ham toprak olarak Hazine adına tescili davasında Bölge Adliye Mahkemesinin bozmaya uyarak verdiği karar.
Özet: Diyarbakırda kadastro tespitiyle davalılar adına "susuz tarla" olarak kaydedilen 62.387,02 m²lik taşınmazın Hazine tarafından kadastro tespitinin iptali ve kendi adına tescili talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi taşınmazın bir kısmını davalılar adına, kalanını ise ham toprak vasfıyla Hazine adına tescil etmişken; bölge adliye mahkemesi, orman olmadığı, çevresindeki arazilerle benzer fiziki durumda olduğu, hava fotoğrafları ve teknik raporlara göre mevcut ağaçların baskın bitki örtüsü oluşturmadığı ve kendiliğinden yetiştiği gerekçeleriyle ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak, taşınmazın tamamının kadastro tespitini iptal edip ham toprak vasfıyla Hazine adına tesciline hükmetmiştir.
8. Hukuk Dairesi         2025/4389 E.  ,  2026/4427 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/368 E., 2025/102 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 84... parsel sayılı 62.387,02 m² yüzölçümündeki taşınmaz, susuz tarla vasfıyla 1/3'er paylarla davalılar adına tespit edilmiştir.
2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında davaya konu 1 84... parsel sayılı taşınmazın davalılar adına tespit edildiğini, yapılan tespitin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, davalıların davaya konu taşınmaz üzerinde zilyetlik ve kullanımlarının bulunmadığını, zilyetlik şartları bulunmamasına rağmen hukuka aykırı olarak tespit işleminin yapıldığını, taşınmazın orman olma ihtimalinin de mevcut olduğunu ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile dava konusu taşınmazın vasfının orman olduğunun tespiti halinde orman vasfıyla, aksi halde ham toprak vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu parselin kadimden beridir davalının dedesi, babası ve kendisi tarafından tarım arazisi olarak kullanıldığını, tespitin doğru olduğunu, taşınmazın tarım arazisi olup 80 yılı aşkın süredir tarım arazisi olarak kullanıldığını, Hazine ya da ormanla bir ilgisinin olmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28.04.2021 tarihli ve 2020/ 42... /49 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dava konusu Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi ... mevki 1 84... parselin kadastro tespitinin iptaline, harita mühendisi bilirkişisinin 09.11.2020 havale tarihli raporu ekinde yer alan krokide (A) harfi ile gösterilen 4.773,29 m²lik kısmın aynı ada ve parsel numarasıyla (1 84... parsel) kadastro tespiti gibi tapuya tesciline, harita mühendisi bilirkişinin 09.11.2020 havale tarihli raporu ekinde yer alan krokide (B) harfi ile gösterilen 57.613,73 m²lik kalan kısmının 1 84... parselden ifraz edilerek aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle ham toprak vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 28.04.2021 tarihli kararına karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 29.09.2021 tarihli kararı ile dava konusu taşınmazın daha önce yapılan ve kesinleşen tesis kadastrosu çalışmaları sırasında tescil harici bırakıldığı, orman bilirkişi raporuna göre orman niteliğinde olmayan dava konusu taşınmazın kuzey yönünden komşusu olan 45... parsel sayılı taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında olup, ekonomik yarar sağlanması mümkün olmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle ham toprak vasfında yapılan tespitlerinin itirazsız kesinleştiği, taşınmazın kuzey yönünden itibaren doğu ve güney yönlerini de kapsayan şekilde geniş bir yönünün 1 01... parsel sayılı tespiti itirazsız kesinleşen orman parseli ile çevrili olduğu, taşınmazın 1951, 1967, 1975, 1984, 20 02... tarihli hava fotoğraflarında ve güncel Google Earth görüntülerindeki fiziki ve niteliksel durumunun çevresindeki arazilerle benzer şekilde göründüğü, taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 4.773,29 m²lik alana sahip kısmı üzerinde bulunan 7 adet badem ve 5 adet armut ağacının baskın bitki örtüsü oluşturmayacağı, kaldı ki yörede düzensiz şekilde bulunan badem ve armut ağaçlarının emek ve masraf harcanmadan kendiliğinden yetiştiği ve sulama, budama gibi bakım faaliyeti yapılmadan da hayatiyetlerine devam ettirebildiği ve ürün verebildiği, teknik bilirkişi raporlarına ekli fotoğraflardan; tüm taşınmaz zemininin kuru yabani otlarla kaplı olduğu da nazara alındığında; taşınmazın ham toprak vasfında olduğu, dava konusu taşınmaza ilişkin davanın mahkemece tümden kabulü ile taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken davanın kısmen reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne, dava konusu Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi ... mevki 1 84... parselin kadastro tespitinin iptaline, taşınmazın aynı ada ve parsel numarasıyla (1 84... parsel) ham toprak vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 29.09.2021 tarihli kararının davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 12.12.2022 tarih ve 2022/574 Esas, 2022/10044 Karar sayılı ilamıyla ".... Bölge Adliye Mahkemesince sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için; öncelikle davalıların iddia ettikleri tazminat dosyası getirtilerek dosya arasına alınmalı, çekişmeli taşınmazı gösteren, tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait stereoskopik hava fotoğrafları tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtilmeli, 2014 yılında çıktığı belirtilen yangın tarihi araştırılarak, yangından önceki ve yangından sonraki tarihlere ait uydu görüntüleri de istenilerek dosya ikmal edildikten sonra yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi/bilirkişi kurulu, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri bilirkişileri eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır. Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; üç kişilik ziraatçi bilirkişi kurulundan taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalı" gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın (A) harfi ile gösterilen kısmı bakımından; hava fotoğraflarının incelenmesine dayalı hükme esas alınan 02.12.2024 tarihli jeodezi mühendisi bilirkişi heyetinin raporunda, dava konusu taşınmaza ilişkin zirai faaliyetlerin 1951, 1967, 1973, 1984, 20 02... yılları hava fotoğraflarında da devam ettiği, 2014 yılında çıkan yangın sonrasında 2018 yılı uydu görüntüsünde bağ teveklerinin çok az sayıda kaldığı, ağaçların ise yoğunluğunun azaldığının belirtildiği, ziraat mühendisi bilirkişi heyetinin asıl ve ek raporlarına göre, taşınmaz üzerinde ürün verme kabiliyetine sahip 30-35 yaşlarında 167 adet badem, 45 adet armut ve 40 adet menengiç ağaçlarının olduğu, çekişmeli parselde bulunan ağaçların dağılımının yaklaşık 1/3 oranında olduğu, mahalli bilirkişilerin raporlarla uyumlu şekilde beyanda bulundukları, (A) harfi ile gösterilen kısım bakımından davalı lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu; (B) harfi ile gösterilen kısım bakımından; hava fotoğraflarının incelenmesine dayalı hükme esas alınan 02.12.2024 tarihli jeodezi mühendisi bilirkişi heyetinin raporunda, 1951 yılından önce imar-ihya çalışmalarına başlanıldığı ve 1951 tarihi itibarı ile tamamlandığı, 1967, 19 73... yıllarında da tarla olarak kullanmaya devam ettiği, 20 02... yıllarında ise 1951, 1967, 19 73... yıllarında tarla olarak kullanılan ve krokide (B) harfi ile gösterilen kısmın boş vaziyete olduğu, kullanıma ara verildiğinin belirtildiği, (B) harfi ile gösterilen kısım bakımından davalı lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dava konusu Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi ... mevki 1 84... parselin kadastro tespitinin iptaline, harita mühendisi bilirkişilerin 02.12.2024 havale tarihli raporu ekinde yer alan krokide (A) harfi ile gösterilen 50.831,81 m²lik kısmın aynı ada ve parsel numarasıyla (1 84... parsel) kadastro tespiti gibi tapuya tesciline, harita mühendisi bilirkişilerin 02.12.2024 havale tarihli bilirkişi raporu ekinde yer alan krokide (B) harfi ile gösterilen 11.555,21 m²lik kalan kısmının 1 84... parselden ifraz edilerek aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle ham toprak vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; harita mühendisi bilirkişisinin ek raporunda, 19 84... yılları arasında taşınmazda ekonomik anlamda tarımsal faaliyet yapılmadığının, 2011 yılında ise bağ teveklerinin göründüğü ancak tarımsal faaliyet yapılmadığının belirtildiğini, ilk raporda da 2011 yılındaki hava fotoğraflarında bağ teveklerinin komşu parsellerdeki bağ tevekleri ile karşılaştırıldığında bakımsız göründüğünün, bırakıldığının değerlendirildiğini, bu nedenle 2014 yılındaki yangına ilişkin savunmaların yersiz olduğunu, zira yangın öncesinde de kullanım olmadığının bilirkişi raporları ile sabit olduğunu, dava konusu taşınmazın en az 2002 yılından sonra yani kadastro tespitinden geriye doğru 20 yıldır kullanılmadığını, taşınmazın terk edildiğini, kanunun aradığı anlamda zilyetliğin aralıksız sürdürülme şartının davalı taraf lehine gerçekleşmediğini, ortada rızai terk olduğunu, yörede düzensiz şekilde bulunan badem ve armut ağaçlarının emek ve masraf harcanmadan kendiliğinden yetiştiğini ve sulama, budama gibi bakım faaliyeti yapılmadan da hayatiyetlerine devam ettirebildiğinin ve ürün verebildiğinin bilindiğini, mahalli bilirkişiler tarafından da söz konusu ağaçların davalılar tarafından ekildiğine dair bir beyan bulunmadığını, sadece var olan ağaçlara aşı yapıldığının belirtildiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.