Hükmün açıklanmasının geri bırakılması sonrası zamanaşımı hesaplaması, kazanılmış hak ihlali ve gece hırsızlığında hatalı artırım nedeniyle Yargıtayca suça sürüklenen çocuk hırsızlık mahkumiyetinin bozulması.
Özet: Hırsızlık suçundan mahkum edilen suça sürüklenen çocuk hakkındaki hüküm, hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) sonrasında dava zamanaşımının nasıl işleyeceği ve kanun yararına bozma durumlarında zamanaşımının durma halleri detaylıca incelenerek; özellikle suçun gece vakti işlenmesi nedeniyle ceza artırımının hatalı oranda yapıldığı (1/2 yerine 1/3) ve önceki kesinleşmiş hükümle oluşan kazanılmış hakka aykırı olarak fazla ceza tayin edildiği tespitleriyle bozulmuştur.
2. Ceza Dairesi         2025/15469 E.  ,  2026/7705 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2025/345 E., 2025/396 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuk bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 13.01.2012 tarihi itibarıyla duran zamanaşımının kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 24.11.2012 günü yeniden işlemeye başladığı ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 21.01.2020 tarihli ve 2017/15-618 Esas, 2020/16 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere zamanaşımı hesabında “Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hallerde, mahkemece bu husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımı süresi yeni baştan işlemeye başlar.” şeklindeki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/5. maddesinin kanun yararına bozulmasına karar verilen hükümler yönünden uygulama yerinin bulunmadığı, zira kanun yararına bozulan hüküm sonrasında yerel mahkemelerce yapılan yargılamanın yeniden yapılan bir yargılama olmayıp önceki yargılamanın devamı niteliğinde olması nedeniyle “tekrar muhakeme” veya “tekrar yargılama” ibareleri ile kastedilenin yargılamanın yenilenmesi kurumu olduğu, buna göre suça sürüklenen çocuk hakkında mahkûmiyet hükmünün kesinleştiği 28.02.2020 tarihi ile kanun yararına bozma tarihi olan 12.02.2025 tarihi arasında da zamanaşımının durduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1. Suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan ve lehe olan 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesi uyarınca "Hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesi hâlinde, verilecek ceza üçte birine kadar artırılır." hükmü gözetilmeden, yazılı şekilde ½ oranında arttırım yapılması,
2. Mahkemenin 05.11.2019 tarihli kararlarıyla suça sürüklenen çocuk hakkında 8 ay 26 gün hapis cezası verildiği, kararın temyiz edilmeden kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, ceza miktarı yönünden kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeden, suça sürüklenen çocuğun hakkında 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek fazla ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.