12. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen, taşıt tanıma sistemi sözleşmesinin haklı feshedilip feshedilmediği ve cezai şart tahsilatının hukuka uygunluğuna dair menfi tespit ve istirdat uyuşmazlığı kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı şirketin davalı Shell distribütörü ile arasındaki Taşıt Tanıma Sistemi sözleşmesinin davalı tarafından haksız feshedildiği ve sözleşmeye aykırı olarak 100.000 TL haksız tahsilat yapıldığı iddiasıyla, borçlu olunmadığının tespiti ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 54.524,38 TLnin iadesi talepli menfi tespit ve istirdat davasını konu almaktadır; davalı taraf ise, davacının banka limitini dondurmasının sözleşmenin haklı fesih sebebi olduğunu ve 100.000 TL cezai şartın sözleşmeye uygun tahsil edildiğini savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/475 Esas - 2026/451

T.C.
...
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/475 Esas
KARAR NO : 2026/451
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/05/2025
KARAR TARİHİ : 12/05/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 12/05/2026
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirket ile davalı arasında 02/07/2024 tarihli Taşıt Tanıma Sistemi (TTS) sözleşmesi bulunduğunu, davalının bu sözleşmeye ve TTK hükümlerine aykırı olarak, müvekkilinin bilgisi ve kusuru olmaksızın 100.000,00 TL'yi Doğrudan Borçlandırma Sistemi (DBS) üzerinden haksız bir şekilde tahsil ettiğini, bu işleme dayanak olarak 10/03/2025 tarihli bir sözleşme feshi faturası düzenlediğini, müvekkiline herhangi bir bildirim veya ihtarda bulunulmadığını, davalının çeşitli bahanelerle küçük işletmeleri mağdur ederek bunu bir kazanç kapısı haline getirdiğini, sözleşmede araç başına 500,00 USD cezai şart öngörülse dahi, müvekkilinin 3 aracı için yakıt alımı yapmasına rağmen 100.000,00 TL gibi yüksek bir bedelin tahsil edildiğini, müvekkilinin 14/03/2025 tarihli Bakırköy 37. Noterliği'nin 10855 yevmiye numaralı ihtarnamesine de cevap verilmediğini, önce 04/03/2025 tarihli ticari e-faturanın kesildiğini, müvekkilinin faturayı kabul etmemesi üzerine 10/03/2025 tarihinde itiraz edilemeyen temel e-fatura düzenlendiğini ileri sürerek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini ve haksız tahsil edilen 100.000,00 TL'den fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin 04/03/2025 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte iadesini talep etmiş, 06/05/2026 tarihli ıslah dilekçesiyle 1.000,00 TL olan talebini 54.524,38 TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin Shell'in Türkiye distribütörü olduğunu, taraflar arasında 02/07/2024 tarihli Taşıt Tanıma Sistemi sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin temel şartlarından birinin davacının yeterli limite sahip DBS hesabını sözleşme süresince açık tutması olduğunu, davacının bankası olan ...Bankası'ndan 10/02/2025 tarihinde gelen e-posta ile davacının DTS limitinin 11/02/2025'ten itibaren dondurulacağının, 12/02/2025 tarihli e-posta ile de dondurulduğunun bildirildiğini, bu durumun sözleşmenin 7. maddesi uyarınca bildirimde bulunmaksızın haklı fesih sebebi teşkil ettiğini, bu nedenle sözleşmenin haklı nedenle feshedilerek yine aynı madde uyarınca davacı adına 100.000,00 TL fesih tazminatı faturası düzenlendiğini ve bu bedelin DBS kredi limitinden tahsil edildiğini, bu tahsilatın sözleşmeye uygun olduğunu, DBS sisteminden sehven fazla tahsil edilen tutarın tespit edilerek davacıya iade edildiğini, davacının iddialarının haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, Taraflar arasında imzalanan 02/07/2024 tarihli Taşıt Tanıma Sistemi sözleşmesi, tarafların ticari defter ve kayıtları, ...Bankası'ndan gelen müzekkere cevapları, 15/12/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki taşıt tanıma sistemi sözleşmesinin davalı tarafından feshine dayalı olarak tahsil edilen cezai şart bedelinden borçlu olunmadığının tespiti ve tahsil edilen bedelin iadesi istemine ilişkindir.
Dava, taraflar arasında akdedilen taşıt tanıma sistemi sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir. Tarafların her ikisi de tacir olup, uyuşmazlığın çözümünde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ilgili hükümleri uygulanmalıdır.
Sözleşme, tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarıyla kurulan hukuki bir işlemdir. TBK'nın 26. maddesi uyarınca taraflar, kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı olmamak ve konusu imkânsız olmamak üzere, sözleşmenin içeriğini serbestçe belirleyebilirler. Tacirler arasındaki ticari ilişkilerde bu serbesti daha da geniştir.
Cezai şart, borçlunun asıl borcunu hiç veya gereği gibi ifa etmemesi halinde alacaklıya karşı ödemeyi taahhüt ettiği, ekonomik değeri olan bir edimdir. Cezai şartın istenebilmesi için asıl borcun muaccel olması ve borçlunun borca aykırı davranışının bulunması gerekir. Sözleşmenin haklı bir nedene dayanmaksızın feshedilmesi durumunda, feshin şartlarına bağlanmış olan cezai şart hükümleri uygulama alanı bulmaz.
Bir hakkın kullanılmasının veya bir borcun yerine getirilmesinin dürüstlük kurallarına aykırı düşecek şekilde kullanılmasını hukuk düzeni korumaz (TMK md. 2). Davalı tarafın fesih hakkını kullanmasının ve buna bağlı olarak cezai şart talep etmesinin sözleşmesel dayanağının bulunup bulunmadığı ve bu hakkın dürüstlük kuralına uygun kullanılıp kullanılmadığı uyuşmazlığın çözümünde önem arz etmektedir.
İspat yükü, kural olarak iddia edilen vakıadan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir (TMK md. 6). Davalı, sözleşmeyi davacının kusurlu eylemi nedeniyle feshettiğini iddia ettiğinden, davacının sözleşmeyi ihlal ettiğini ispatla yükümlüdür.
15/12/2025 tarihli, Mali Müşavir Hidayet Korkmaz, Bankacı Bilirkişi Aslıhan Seyhan ve Enerji Uzmanı Hasan Emrah Çelebioğlu'ndan oluşan bilirkişi kurulu raporunda, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalının 10/03/2025 tarihli 100.000,00 TL'lik "Sözleşme Fesih Bedelleri" konulu faturasının davalı defterlerinde kayıtlı olduğu ancak davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacının banka hesabından 28/02/2025 tarihinde davalıya 100.000,00 TL transfer yapıldığının tespit edildiği, davalının bu tutardan davacının ödenmemiş 11.978,62 TL'lik faturasını mahsup ettiği ve 22/05/2025 tarihinde davacıya 33.497,00 TL iade gönderdiği, sonuç olarak davalı tarafından sözleşme fesih cezası olarak fiilen (100.000,00 - 11.978,62 - 33.497,00) 54.524,38 TL tahsil edildiği, sözleşmenin 7. maddesi uyarınca fesih halinde sisteme dahil edilen araç başına 500,00 USD+KDV cezai şart öngörüldüğü, davacının 3 aracı için bu bedelin 1.500,00 USD olduğu, bu tutarın tahsil tarihindeki (28/02/2025) kur karşılığının 54.571,80 TL olarak hesaplandığı, mahkemece cezai şart koşullarının oluştuğunun kabulü halinde tahsil edilen 54.524,38 TL'nin sözleşmeye uygun olduğu, koşulların oluşmadığının kabulü halinde ise davacının 54.524,38 TL fazla ödeme yapmış olduğu, bu tutarın dava tarihine kadar işleyen faizinin 9.482,27 TL olduğu belirtilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, taraflar arasında imzalanan 02/07/2024 tarihli Taşıt Tanıma Sistemi sözleşmesi, tarafların ticari defter ve kayıtları, ...Bankası'ndan gelen müzekkere cevapları, mahkememizce dosyaya uygun ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan 15/12/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 02/07/2024 tarihli Taşıt Tanıma Sistemi sözleşmesinin imzalandığı, davalının, davacının sözleşme gereği aktif tutmakla yükümlü olduğu DBS hesabının dondurulduğu gerekçesiyle sözleşmeyi feshettiği ve bu feshe dayanarak sözleşmenin 7. maddesi uyarınca cezai şart olarak davacının hesabından 100.000,00 TL tahsil ettiği, daha sonra bu bedelden davacının bir adet ödenmemiş faturasını mahsup edip bir kısmını da iade ederek net 54.524,38 TL'yi cezai şart olarak uhdesinde tuttuğu, davalının fesih ve cezai şart talebinin dayanağı olarak davacının bankası olan ...Bankası'ndan geldiğini iddia ettiği ve DBS hesabının dondurulacağına/dondurulduğuna ilişkin e-postalara dayandığı, ancak yargılama sırasında ...Bankası'na yazılan müzekkerelere verilen cevaplarda, davacı şirkete ait DBS/DTS hesabının dondurulmadığı, iptal edilmediği ve davacı tarafından bu yönde bir işlem yapılmadığının açıkça bildirildiği, bu durumda davalının feshin haklı nedenini dayandırdığı temel vakıanın (DBS hesabının dondurulması) gerçekleşmediği, davalının dayandığı e-postaların içeriğinin bankanın resmi kayıtları ile doğrulanmadığı, bu nedenle davalının sözleşmeyi feshinin haklı bir nedene dayanmadığı, feshin haksız olması nedeniyle, haksız feshe dayalı olarak sözleşmenin 7. maddesinde düzenlenen cezai şart koşullarının da oluşmadığı, bu itibarla davalı tarafından "sözleşme fesih bedeli" adı altında tahsil edilen 54.524,38 TL'nin tahsilat tarihi itibarıyla sebepsiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu, davacının bu bedel yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine ve sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca tahsil edilen bedelin iadesine karar verilmesi gerektiği, davacının ıslah dilekçesi ile talebini bilirkişi raporu doğrultusunda 54.524,38 TL'ye yükselttiği ve bu miktarın temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte iadesini talep ettiği, mahkememizce temerrüt tarihinin 26/03/2025 olarak kabul edildiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davanın KABULÜ ile; taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca, cezai şart alacağı yönünden davacının, davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE,
2-54.524,38 TL'nin temerrüt tarihi olan 26/03/2025 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde belirtilen şekilde değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Kabul edilen 54.524,38 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 3.724,56 TL karar ve ilam harcının, 615,40 TL peşin harç, 10.000,00 TL ıslah harcı toplamı olan 10.615,40 TL harçtan düşümü ile artan 6.890,84 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı, 10.000,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 11.318,30 TL harçtan, davacıya geri verilmesine karar verilen 6.890,84 TL harcın düşümü ile kalan 4.427,46 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının karşıladığı 1.561,74 TL tebligat gideri, 18.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 19.561,74 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 54.524,38 TL üzerinden takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.12/05/2026
Katip ... Hakim ...
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır