Uygulama kadastrosuyla değişen parsel sınırlarına ve yüzölçümlerine itiraz davasında, ilk derece mahkemesinin davanın reddine yönelik kararının Bölge Adliye Mahkemesince onanması ve teknik bilirkişi raporlarının değerlendirilmesi.
Özet: Bu hukuki evrakta, davacılar, 3402 sayılı kanunun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda tapulu taşınmazlarının sınırlarının komşu taşınmaz lehine değiştirilerek yüzölçümlerinin azaldığını ileri sürerek kadastronun iptali ve eski sınırlara göre tescilini talep etmişlerdir; ancak ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, zeminde yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporlarında çekişmeli taşınmazlar arasında sabit sınır bulunmadığı, resmi belgelerde tersimat veya hesap hatası tespit edilmediği ve eski sınırlara dönülmesinin davacılar aleyhine sonuç doğuracağı gerekçesiyle davacıların taleplerini reddederek uygulama kadastrosundaki tespitlerin doğruluğunu onaylamıştır.
8. Hukuk Dairesi         2025/190 E.  ,  2026/4418 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/431 E., 2024/1453 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ünye Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2022/49 E., 2024/8 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Ordu ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastrosu sırasında, temyize konu tapuda davacılar adına kayıtlı eski 1 73... parsel sayılı 12.508,47 m² yüzölçümlü taşınmaz, aynı ada parsel numarası ve 12.751,59 m² yüzölçümlü olarak; davalı adına tapuya kayıtlı bulunan eski 1 73... parsel sayılı 7.835 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise aynı ada parsel numarasıyla ve 7.573,87 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2. Davacılar ..., ... ve ... dava dilekçesinde; tapuda adlarına kayıtlı taşınmazın uygulama kadastrosu ile sınırlarının, komşu taşınmaz olan davalı adına tapuya kayıtlı taşınmaz lehine olacak şekilde değiştirildiğini ileri sürerek, uygulama kadastrosunun iptali ile taşınmazların önceki sınırına göre tespit ve tescilini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı ... dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunmamış, duruşmada alınan beyanında, taşınmazlar arasında belirlenen sınırın doğru olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde; Mahkememizin 2020/58 Esas, 2022/44 Karar ve 04.07.2022 tarihli ilamı, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi'nin 24.11.2022 tarih, 2022/1261 Esas ve 2022/1379 Karar sayılı ilamı ile kaldırıldığı ve yeniden inceleme yapılması için mahkememize gönderildiği görülmüştür. Söz konusu kaldırma ilamı doğrultusunda inceleme yapılması için 21/11/2023 tarihinde zeminde keşif yapılmıştır. Keşif sonrası, harita mühendisleri Önder Makar, Yasin Gürer ve Özlem Gür tarafından düzenlenen 25.12.2023 tarihli bilirkişi raporunda davacılara ait 1 73... parsel ve 1 73... parselin davalıya ait 1 73... parsel arasında, incelenen hava fotoğraflarında herhangi bir sabit yapı, kanal veya kanaletin bulunmadığı, 1 73... parsel ile 1 73... parselin ilk tesis kadastro ölçü değerleri ile güncelleme kadastro ölçü değerlerinin birbiriyle uyumlu olup, 1975 tarihli hava fotoğrafında bu sınırın ilk tesis kadastro sınırıyla uyumlu olduğunun belirtildiği, bu sebeple bu iki parselin sınırında yenileme kadastrosunun ölçümünün doğru yapıldığı belirtilmiştir. Yine aynı raporda 1 73... parsel ile 1 73... parsel arasında, hava fotoğraflarında herhangi bir sabit yapı, kanal, kanaletin görülmediği, ilk tesis kadastrosu sınırı ile yenileme kadastrosu sınırının bu iki parselde farklı olduğu ancak ilk tesis kadastrosu sınırına göre yapılan tespitin davacıların aleyhine olduğu, yenileme kadastrosunda ise davacılar lehine sınır tespiti yapıldığı belirtilmiştir. Tüm bu sebeplerden dolayı, 1 73... parsel ile 1 73... parsel arasında yapılan yenileme kadastrosu tespitinin doğru olması, ayrıca 1 73... parsel ile 1 73... parsel arasında yenileme kadastrosu sınırı ile ilk tesis kadastrosu sınırı arasında farklılıklar olmakla birlikte, sınırın ilk tesis kadastrosuna göre belirlendiği takdirde davacıların parseli olan 1 73... parsel aleyhine bir düzeltme olacağından, taleple bağlılık ilkesi de göz önüne alınarak..." gerekçesiyle davacıların açmış oldukları davalarının reddine, (eski 1 73... parsel) yeni 1 73... parsel, (eski 1 73... parsel) yeni 1 73... parsel ve (eski 1 73... parsel) yeni 1 73... parsel sayılı taşınmazların yüzölçümlerinin uygulama kadastrosu tespit tutanaklarındaki gibi tespitleri ile tapuya tescillerine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Dava, uygulama kadastrosuna itiraz istemine ilişkindir. Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, istinaf edenin sıfatına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, mahkemece yapılan keşif ve uygulama sonucunda alınan teknik bilirkişinin raporunda taşınmazların tesis kadastro tespit tarihine en yakın hava fotoğrafı olan 1975 yılına ait hava fotoğrafının incelenmesinde, çekişmeli taşınmazlar arasında sabit sınır niteliğinde herhangi bir sınıra rastlanmamış bulunmasına, çekişmeli taşınmazlara ait tesis kadastrosundaki resmi belgelerde herhangi bir tersimat veya hesap hatasının bulunmadığının belirlenmesine göre 22-a uygulaması sırasında davacıya ait 1 73... ve 23 parsel ile davalıya ait 1 73... parsel ile olan sınırlarının geçerli sınır tipinde belirlenmesinde ve dolayısı ile 22-a uygulama kadastrosuna itiraz davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından..." gerekçesiyle davacılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince yapılan yapılan keşif ve tespitlerin hatalı olduğunu, mahallinde yapılan keşifte söz konusu alanda yol olduğu yönünde tanık anlatımları bulunmasına rağmen, bu hususa raporda hiç değinilmediğini, tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarının hiçe sayıldığını, İlk Derece Mahkemesince, eksik ve yetersiz bilirkişi incelemesi ve keşif ile ortadaki sınır hatalarını ve yanlış tespiti düzeltmeden karar vererek daha da mağduriyete neden olduğunu, davaya konu parsellerde, eski tarihlerden bu zamana kadar kullanılan yolun, müvekkiller tarafından kullanıldığı, tüm mahalli bilirkişiler ve tanıklar tarafından beyan edilmesine karşılık, İlk Derece Mahkemesince bu beyanlar dikkate alınmadan, hatalı düzenlenen bilirkişi raporlarına dayalı olarak karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davacılar ... ve ...'dan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.