Istanbul Bölge Adliye Mahkemesinden temyiz edilen, davacı, asli müdahiller, Hazine ve Orman İdaresi arasında 77 parseldeki orman sınırları içindedir şerhinin terkini, tapu iptali, tescil ve tazminat taleplerini konu alan kompleks arazi davası.
Özet: Bu hukuki evrak, İstanbulda bulunan 77 parsel sayılı bir taşınmazın tapu kaydında yer alan "orman sınırları içindedir" şerhinin kaldırılması, alternatif olarak taşınmazın orman olarak kabul edilen kısımları için tazminat ödenmesi veya tapu iptali ve tescili taleplerini içeren çok taraflı bir davayı konu almaktadır; davacılar, mirasçılar ve asli müdahiller şerhin kaldırılmasını veya yüksek meblağlarda tazminat talep ederken, Orman İdaresi taşınmazın orman sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle tapunun iptali ve hazine adına tescilini istemekte, taraflar arasındaki bu mülkiyet ve tazminat uyuşmazlığı, çeşitli kanunlara göre yapılmış orman tahdit ve kadastro çalışmaları ışığında mahkemece incelenmektedir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2648 E., 2025/2163 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 29. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/72 E., 2024/237 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı asli müdahil ... ve arkadaşları vekili tarafından duruşmalı, davacı ... vekili, asli müdahiller ... ve arkadaşları ile ... ve arkadaşları vekili, davalı ... vekili ve birleşen dosyada davacı ... İdaresi vekili tarafından ise duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin ve duruşma isteminin kabulüne karar verildikten sonra 16.06.2026 Salı gününde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Duruşma için tayin edilen günde, temyiz eden davalı ... vekili Avukat ..., birleşen dosyada davacı ... İdaresi vekili Avukat ..., asli müdahil ... ve arkadaşları vekili Avukat ..., asli müdahil ... ve arkadaşları ile ... ve arkadaşları vekili Avukat ..., davacı ... vekili Avukat ... geldi. Başka gelen olmadı. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesinde kain 77 parsel sayılı taşınmaz, tarla vasfıyla 41.096 m² yüzölçümlü olarak davacı-birleşen davalı ..., asli müdahiller-birleşen davalılar murisleri ... ve ... adına tapuda kayıtlıdır. Beyanlar hanesinde; Şişli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1992/201 Esas ve 1992/230 Karar sayılı kararı ile orman sınırları içindedir şerhi bulunmaktadır. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 1939 tarihinde 3116 sayılı Orman Kanununa göre yapılıp kesinleşen orman tahdidi, 1976 tarihinde 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1744 sayılı Kanunla değişik maddeleri uyarınca yapılıp 1980 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu, aplikasyon ve 2. madde uygulaması, 1984 tarihinde 6831 sayılı Kanun'un 2896 sayılı Kanunla değişik 2/B madde uygulaması, 1988 tarihinde 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanunla değişik maddeleri uyarınca yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulaması, 2014 tarihinde ise 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un mülga 11/10. maddesi uyarınca yapılan düzeltme çalışmaları vardır. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; 77 parsel üzerindeki orman tahdit sınırları içindedir şerhinin terkinine karar verilmesini, kabul edilmezse, taşınmazın rayiç değeri üzerinden tazminata hükmedilmesini istemiş, davacı ...'un yargılama sırasında vefatı nedeniyle davayı takip eden tek mirasçısı ... vekili 22.09.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile asıl dava yönünden; 41.096 m²lik taşınmazın tapu kaydındaki orman şerhinin terkinini, kabul görmezse, 18.186 m²lik P.LIII ile gösterilen kısmın orman sınırları içinde kabul edilmesi halinde 7.058.270 TL'nin tahsiline, bu kısım yönünden tapunun iptali ile ifrazına ve orman niteliği ile Hazine adına tesciline, taşınmazın kalan kısmı olan 22.910 m²lik, haritada P.XXVII olarak gösterilen kısma yönelik orman sınırları içindedir şerhinin terkinine karar verilmesini, birleşen dava yönünden ise, kendi davasında zaten tapu iptali ve tescil verileceği için birleşen dava konusuz kalacağından karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesini talep etmiştir. 3. Birleşen davada davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; 77 parselin kesinleşen orman sınırları içinde kaldığını ileri sürerek, tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline, müdahalenin önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. 4. Asli müdahiller tapu maliki ... mirasçıları ... ve arkadaşları ile diğer tapu maliki ... mirasçıları ... ve arkadaşları vekili dilekçeleriyle; asıl davacı ile aynı taleplerle davaya katılmış, yine asıl davacı mirasçısı gibi ıslah dilekçesi ile aynı talepleri sıralamış ve tazminat istemini 19.311.429,12 TL'ye artırmıştır. 5. Asli müdahil ... mirasçıları ... ve arkadaşları vekili dilekçesiyle; muris ... ile davacı ...'in murisi ... arasında .... Noterliği'nin 19.03.1980 tarihli ve ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde gayrımenkul satış vaadi sözleşmesi akdedildiğini belirterek ... adına olan tapu kaydındaki iptali mümkün hissenin iptaline ve ...'nın mirasçılık belgesindeki paylar oranında tesciline, orman olan, iptali mümkün olmayan bölüm yönünden dava tarihindeki rayiç bedelin Hazineden tahsil edilerek müvekkillerine ödenmesine karar verilmesi istemiyle davaya katılmışlardır. II. CEVAPDavalılar Hazine ve ... vekilleri ile birleşen davada davalı tapu maliki gerçek kişiler vekilleri cevap dilekçelerinde; haksız ve mesnetsiz açılan davaların reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "77 parselin arazi vasfında olduğu, 18.186 m²lik kısmının kesinleşen orman sınırları içinde bulunduğu ve tapusunun iptal edilerek tapu maliklerine tazminat verilmesi gerektiği, 22.910 m²lik kısmının ise orman sınırları içinde olmadığı, asli müdahiller ... mirasçılarının Beşiktaş 3. Noterliği'nin 19.03.1980 tarihli ve ... yevmiye numaralı satış vaadi sözleşmesine dayandığı, konunun muhatabı asıl davacı buna karşılık zamanaşımı def'inde bulunduğu, her ne kadar asli müdahiller ... mirasçıları tarafından davacı ...'e karşı tapu iptali talebinde bulunulmuş ise de; satış vaadi sözleşme tarihinin 19.03.1980 olduğu, taşınmazın zilyetliği asli müdahiller veya murisleri ...'ya geçmediğinden zamanaşımı süresinin 10 yıl olacağı, taşınmaz üzerine kısıtlayıcı şerhin 07.01.1994 tarihinde konulduğu, dolayısıyla satış vaadi sözleşmesi tarihi ile kısıtlayıcı şerhin konulduğu tarih arasında zamanaşımının geçtiğinin anlaşıldığı, yine, asli müdahiller ... mirasçıları tarafından davalı Hazineye karşı tazminat talebinde bulunulmuş ise de; asli müdahillerin satış vaadine dayalı olarak davaya müdahil oldukları, tapu maliki olmayıp satış vaadi sözleşmesine dayalı olarak hak talebinde bulundukları; ancak asli müdahillerin dayandıkları şahsi hak doğuran satış vaadi akdine aykırılık iddiasının vaad borçlusuna karşı ileri sürülebilecek olduğu, Hazinenin vaad borçlusu olmadığı" gerekçesiyle davacı ... ile asli müdahiller ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile ... tarafından açılan dava yönünden; davalı ... İdaresine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, davalı Hazineye karşı açılan davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 1.283.437,03 TL, asli müdahiller ... ile ... için ayrı ayrı 966.778,12'şer TL, asli müdahil ... için 644.518,74 TL, asli müdahil ... için 233.352,20 TL, asli müdahiller ..., ..., ..., ... ile ... için ayrı ayrı 140.011,31'er TL olmak üzere toplam 4.794.920,76 TL tazminatın dava tarihi olan 11.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 29.05.2023 tarihli rapor eki krokide XXVII harfleri ile gösterilen 22.910,00 m²lik kısım üzerinde bulunan 07.01.1994 tarihli orman tahdit şerhinin terkinine, asli müdahiller ..., ..., ... ve ... tarafından açılan dava yönünden; tapu iptali ve tescil taleplerinin zamanaşımı nedeniyle reddine, Hazineye karşı tazminat talebi yönünden davanın reddine, birleşen dava yönünden; davanın kısmen kabulüne, 77 parsel sayılı taşınmazda 29.05.2023 tarihli rapor eki krokide LII harfi ile gösterilen 18.186,00 m²lik kısımda ..., ... ile ... adlarına olan tapu kayıtlarının iptali ile iptal edilen hisselerin orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı asli müdahil ... ve arkadaşları vekili, davacı ... vekili, asli müdahiller ... ve arkadaşları ile ... ve arkadaşları vekili, davalı ... vekili, birleşen davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporlarına göre dava konusu 77 numaralı parselin LIII harfi ile gösterilen 18.186 m² kısmının orman niteliğinde olduğu, her ne kadar bu kısım 3302 sayılı Kanun uyarınca yapılan çalışmalarda orman dışına çıkarılmış ise de söz konusu çıkarma işleminin Mahkeme kararıyla iptal edildiği, kalan 22.910,00 m²lik kısmın ise 2/B niteliğinde olduğu ve 2896 sayılı Kanun uyarınca yapılan orman rejimi dışına çıkarma işleminin 1984 tarihinde kesinleştiği, bu kısmın orman niteliğinde bulunmadığı, Hazine tarafından açılan 2/B niteliğinde olan kısmın Hazine adına tesciline ilişkin davanın reddine karar verildiği ve söz konusu kararın kesinleşmiş olduğu, bu durumda mahkemece LIII harfi ile gösterilen 18.186 m² kısmın orman olarak tesciline karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, yine dava konusu taşınmazın 18.186 m² kısmının orman olarak iptal edilmesi nedeniyle davacıların ve asli müdahillerin tapu iptalinden kaynaklı olarak zararları oluşmuş olduğundan dava tarihi itibari ile zararlarının karşılanması gerektiği, Mahkemece dava konusu taşınmazın dava tarihi itibari ile kurumlardan yapılan araştırmaya göre arazi niteliğinde olduğu tespit edilerek net gelir yöntemiyle usulüne uygun olarak değerinin tespit edildiği, tespit edilen değerin taşınmazın konumuna ve çevresel faktörlere göre adil ve hakkaniyete uygun olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin taşınmazın kısmen orman olarak tescili ile niteliğine ve değerlendirme yöntemine yönelik istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, davaya müdahil olarak katılan ... mirasçılarının istinaf itirazlarına gelince; her ne kadar asli müdahiller satış vaadine dayalı olarak tapu iptal tescil ve tazminat talebinde bulunmuşlar ise de davacıların dayandığı satış vaadi sözleşmesinin 1980 tarihli olduğu, taşınmazın fiilen asli müdahiller tarafından kullanılmadığı, tapuya 1994 tarihinde orman şerhi konulmuş olup şerhin konulduğu tarih itibari ile on yıllık dava açma süresinin geçtiği, ayrıca tapuda yapılan bir işlem olmadığından satış vaadine dayalı olarak Hazineden tapu sicilinin hatalı tutulmasından kaynaklı herhangi bir tazminat talebinde bulunulamayacağı anlaşıldığından Mahkemece asli müdahil ... mirasçılarının tapu iptal ve tazminat talebinin reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, Mahkemece asli müdahiller ... ve arkadaşları aleyhine mükerrer olarak vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de söz konusu yanlışlığın maddi hatadan kaynaklandığı ve her zaman düzeltilmesinin mümkün olduğu" gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Asıl davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın tamamının orman olmadığının tespit edilmesinin gerektiğini, bunun kabul edilmemesi durumunda terditli talep yönünden 18.186 m²lik bölüme ilişkin yapılan tazminat hesaplamasının hatalı olduğunu, yine vekalet ücretlerinin yanlış hesaplandığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılıp, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Asli müdahiller ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; 1980 tarihinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin müvekkillerinin murisi ile asıl davacı ... murisi ... arasında yapıldığını, taşınmaz üzerinde orman sınırları içindedir şerhi bulunduğu için ifa imkansızlığı nedeniyle sözleşme yönünden zamanaşımının işlemeyeceğini, Hazinenin tazminat sorumluğunun vaad borcundan ibaret olmayıp, tapu sicilinin tutulmasından, idari/tasarrufi işlemlerle ifayı imkânsız kılmasından ve bedel alacağına dönüşen hakkın ifasından doğduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılıp, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 3. Asli müdahiller tapu maliki ... mirasçıları ... ve arkadaşları ile diğer tapu maliki ... mirasçıları ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın tamamının orman olarak tespitinin gerektiğini, bunun kabul edilmemesi durumunda terditli talep yönünden 18.186 m²lik bölüme ilişkin yapılan tazminat hesaplamasının hatalı olduğunu, yine hükmün 19 numaralı bendinde müvekkilleri aleyhine mükerrer vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetli olmadığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılıp, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 4. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; tazminat için zamanaşımı geçtiği gibi hesaplamanın da hatalı yapıldığını, ayrıca hükmedilen vekaletlerin de eksik olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılıp, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 5. Birleşen davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; 6831 sayılı Kanun'un 11/4. ve 70. maddeleri uyarınca eylemli orman olan yerlerin her zaman orman olarak tescilinin istenebileceğini, verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılıp, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde kalıp kalmadığına, orman sınırları içinde kalıyorsa hükmedilen tazminatın doğru hesaplanıp hesaplanmadığına, vekalet ücretlerinin doğru belirlenip belirlenmediğine ilişkindir.1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usûl ve kanuna uygun olup, taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde asli müdahiller ... ve arkadaşları ile asli müdahil ... ve arkadaşları aleyhine mükkerrer vekalete hükmedilmesinin Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde belirtildiği gibi maddi hata olarak kabul edilemeyeceği, Bölge Adliye Mahkemesinin bu yöndeki saptamasının isabetli olmadığı, yine, asli müdahiller ... ve arkadaşlarının ... aleyhine taşınmazın 22.910 m²lik bölümü yönünden tapu iptal ve tescil davası, Hazine aleyhine ise 18.186 m²lik bölümü yönünden 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1007. maddesi uyarınca tazminat talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince her iki talep yönünden de davanın reddine karar verildiği, bu doğrultuda anılan asli müdahillerin belirlediği dava değeri olan 23.578.324,20 TL üzerinden hesaplanacak nispi vekalet ücretinin oransal olarak ... ve Hazine lehine hükmedilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince vekalet ücreti yanlış hesaplandığı gibi Hazine lehine de vekalet ücreti verilmediği, tapu malikleri davacı ... asli müdahillerin dava konusu taşınmaz üzerinde orman şerhinin terkinini talep ettikleri, İlk Derece Mahkemesince 22.910 m²lik kısım üzerindeki şerhin terkinine karar verildiği, ancak anılan taraflar lehine maktu vekalet ücretine de hükmedilmediği, ayrıca, birleşen dosyada iptaline karar verilen ve atıf yapılan raporda "LIII" olarak gösterilen 18.186 m²lik kısımla ilgili hüküm yerinde "LII" şeklinde belirtme yapıldığı anlaşılmış olup, belirtilen bu hususlar usul ve kanuna aykırılık oluşturduğundan bozmayı gerektirir.Ne var ki, bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370/2. hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.VI. KARARYukarıda (V.B.1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,Yukarıda (V.B.2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; taraf vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (19) numaralı bendinde yer alan "19-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 307.344,51 TL vekalet ücretinin asli müdahiller ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile ...'dan alınarak davalı Hazineye ödenmesine," cümlesinin hükümden çıkarılmasına, yerine "19-Davacı ... ile asli müdahiller ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT hükümleri uyarınca 17.900 TL maktu vekalet ücretinin davalı ... ile davalı ... İdaresinden alınarak davacı ... ile asli müdahiller ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ya verilmesine," yazılmasına, hüküm fıkrasının (18) numaralı bendinde yer alan "18-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT hükümleri uyarınca 601.030,36 TL vekalet ücretinin asli müdahiller ..., ..., ... ve ...'den alınarak davacı ...'e ödenmesine," cümlesinin hükümden çıkarılmasına, yerine "18-Davacı ... ve davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan 539.783,24 TL vekalet ücretinin, asli müdahiller ..., ..., ... ve ...'den alınarak 300.915,75 TL'sinin davacı ...'e, 238.867,49 TL'sinin ise davalı Hazineye verilmesine," yazılmasına, hüküm fıkrasının B-2 numaralı bendinde yer alan "LII" ibaresinin "LIII" olarak değiştirilmesine, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,İstek halinde peşin harcın temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.