Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Bylock delilleri, tanık sorgulama hakkı ve eksik araştırma nedeniyle verilen silahlı terör örgütü üyeliği mahkumiyetini bozdu.
Özet: Yüksek mahkeme, sanığın "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan verilen mahkumiyet kararını ve bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan reddeden hükmünü, dosyadaki ByLock kullanımına ilişkin eksik ve yetersiz teknik veri incelemesi, örgütle bağlantılı kişilerin ifadelerinin usulüne uygun alınmaması, tanık beyanlarının sanığın huzurunda dinlenmemesi gibi usul hataları, UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında bilgi araştırılmaması ve sanık hakkında devam eden başka bir soruşturmanın göz ardı edilmesi gibi ciddi araştırma eksiklikleri nedeniyle bozmuş, davanın yeniden incelenerek tüm delillerin birlikte değerlendirilmesini ve sanığın hukuki durumunun yeniden belirlenmesini gerekli görmüştür.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1105 E., 2022/683 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2020/61 E., 2021/410 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM : TCK'nın 314//2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: OnamaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Hükmolunan cezaların süresine göre şartları bulunmadığından sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca REDDİNE,Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ... iletişim sisteminin .../PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ... kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; ilgili birimlerden kullandığı değerlendirilen operasyonel hatlarda göz önüne alınarak güncel ... tespitine ilişkin belgeler ve ayrıntılı güncel ... tespit ve değerlendirme raporu ile ... programına bağlanılırken kullanıldığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ... programının ilk kullanım tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ... tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının, yine aynı baz istasyonundan sinyal alıp almadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, ... tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,2. Suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve ifadesi eklenilmekle yetinilen Sezgin T.nin doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180. maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; CMK'nın 210. maddeye muhalefetle hüküm verilmesi kanuna aykırı,3. UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında bilgi ve beyan olup olmadığının da araştırılarak varsa beyanların aslı veya onaylı suretlerinin dosya kapsamına alınması, olanaklı ise duruşmada tanık sıfatıyla dinlenilmeleri, olanaklı değil ise beyanlarının CMK’nın 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulmasından sonra dosyanın bir bütün halinde değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,4. UYAP kayıtlarının incelenmesinden sanık hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/141632 sayılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan derdest soruşturma dosyası olduğu anlaşılmakla, silahlı terör örgütüne üye olma suçunun temadi eden suçlardan olduğu, sanığın örgütsel faaliyetlerinin de aynı dönem kapsamında bulunma ihtimali gözetilerek anılan dosyanın aslı ve onaylı suretlerinin getirtilip incelenerek imkan bulunduğu takdir dava dosyaları birleştirilerek tüm delillerin birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmesi lüzumu, Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.