Yargıtay 4. Ceza Dairesi, hakaret suçunun oluşumu için kişilerin onur, şeref ve saygınlığını rencide eden somut fiil gerektiğini vurgulayarak istinafın red kararını bozmuştur.
Özet: Yargıtay, sanığın katılana yönelik kullandığı sözlerin onur, şeref ve saygınlığı rencide edici nitelikte olmayıp, hakaret suçunun unsurları için gerekli somut fiil veya olgu isnadı niteliğinde olmayıp sadece kaba sözler kapsamında kaldığı, dolayısıyla hakaret suçunun oluşmadığı gerekçesiyle, ilk derece mahkemesinin mahkumiyet hükmünü onayan bölge adliye mahkemesi kararını hukuka aykırı bulmuş ve bozarak dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilmesine karar vermiştir.
4. Ceza Dairesi         2024/6464 E.  ,  2026/8017 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/2352 E., 2024/486 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın suç işleme kastının olmadığına, sözlerin hakaret suçunu oluşturmadığına, ağır eleştiri ve ifade özgürlüğü kapsamında olduğuna, kararın bozulması gerektiğine yöneliktir.
III. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Yargılamaya konu somut olayda; sanığın katılana yönelik ifade ettiği ve mahkemece hakaret olduğu kabul edilen sözlerin; katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, kaba söz niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal ve yerinde görülmeyen gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
lV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca ... Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.04.2026 tarihinde karar verildi.