Yargıtay 3. Ceza Dairesi, devlet topraklarını ayırmaya teşebbüs suçundan yargılamanın yenilenmesiyle verilen mahkumiyeti; eksik delil tespiti, tanık dinleme ve usul hataları nedeniyle bozarak sanığın tahliyesine karar verdi.
Özet: Yargıtay, ilk derece mahkemesince yargılamanın yenilenmesi sonucunda verilen, devletin hakimiyeti altındaki topraklardan bir kısmını ayırmaya teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet kararını; sanığa isnat edilen vahim eylemlerin hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde araştırılmaması, olay tutanaklarının dosyaya getirtilmemesi, tanıkların usulüne uygun dinlenip teşhis işleminin yaptırılmaması gibi eksiklikler nedeniyle bozarak, sanığın söz konusu eylemlere katılımının tespit edilememesi halinde eylemlerin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturacağını ve bu suçtan üst sınıra yakın ceza verilmesi gerektiğini belirtmiş, infazın durdurulması ve adli kontrolle tahliye kararı vermiştir.

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/279 E., 2024/120 K.SUÇ : Devletin hakimiyeti altındaki topraklardan bir kısımın devlet idaresinden ayırmaya çalışmak HÜKÜM : Yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüyle gerçekleştirilen yargılama neticesinde Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.01.20 18... /384 esas, 2018/43 karar sayılı dosyasında 765 sayılı TCK'nın 125, 59, 31, 33... . maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararının CMK'nın 323/1. maddesi gereğince onaylanmasına ilişkin kararTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk derece mahkemesince yargılamanın yenilenmesi üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre duruşmalı olarak yapılan incelemede, gereği düşünüldü; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Dosya içerisinde yapılan incelemede iddianameye konu eylemlerin vahim eylem niteliğinde olup olmadığının hiç bir şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespiti açısından öncelikle iddianamede belirtilen tüm eylemlere ilişkin olay tutanaklarının Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde dosya içerisine getirtilerek incelenmesi, sanığın söz konusu eylemlerde yer alıp almadığının tespiti açısından dosya içerisinde yer alan ve sanık hakkında beyanları bulunan ... T., ... A., ... A., ... Ç ve ... A.'nın aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenerek, söz konusu eylemlerde yer alan ''...'' kod isimiyle belirtilen kişinin sanık olup olmadığının tespiti bakımından teşhis yaptırılması, tüm bu deliller toplandıktan sonra sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi, sanığın iddianamede belirtilen vahim nitelikteki eylemlerde yer aldığının tespit edilememesi halinde ise tüm dosya kapsamı ve sanık ikrarından da anlaşıldığı üzere eylemlerinin bir bütün halinde silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun sabit olması karşısında, sanığın bu suçtan üst sınıra yakın şekilde teşdit uygulanmak suretiyle cezalandırılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Kabul ve uygulmaya göre; Suç tarihinin sanığa isnat edilen eylemin gerçekleştiği tarihi olan “01.11.1993” tarihi yerine gerekçeli karar başlığında “2012” olarak gösterilmesi, Kanuna aykırı olduğundan hükmün bu sebepten dolayı tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni ve ceza infaz kurumunda geçirdiği süre dikkate alınarak İNFAZIN DURDURULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca “yurt dışına çıkamamak” adli kontrol tedbiri uygulanmak suretiyle TAHLİYESİNE, başka suçtan hükümlü veya tutuklu değilse DERHAL SALIVERİLMESİNİN sağlanması için ilgili Cumhuriyet başsavcılığına müzekkere yazılmasına, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.TEFHİM ŞERHİ29.04.2026 tarihinde verilen iş bu karar, Yargıtay Cumhuriyet savcısı ...'ın huzurunda, duruşmada savunma yapmış bulunan hükümlü ... müdafii Av. ...’ın yokluğunda, 13.05.2026 tarihinde usulen ve açık olarak tefhim olundu.