Makine mühendisi davacının eksik bildirilen fiili ücret ve sigorta primlerinin tespiti talebiyle açtığı, Yargıtay bozma ilamına uyularak iş mahkemesinde delillerin yeniden değerlendirildiği dava.
Özet: Davacı, davalı işyerinde maaş+prim sistemiyle beyan edilenden çok daha yüksek fiili kazançla çalıştığını, eksik bildirilen primlerin düzeltilerek emekli maaşının gerçek kazancı üzerinden hesaplanmasını talep etmiş; davalı ise resmi kayıtların doğru olduğunu, iddiaların yazılı delille kanıtlanması gerektiğini savunmuştur; Yargıtay, davacının ileri sürdüğü belgenin yazılı delil başlangıcı niteliğinde olmaması, imzalı bordroların varlığı ile banka ödemeleri ve bildirilen kazançlar arasındaki uyumu dikkate alarak, prime esas kazancın hatalı tespit edildiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararını usul ve yasaya aykırı bularak bozmuştur.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/249 E., 2025/174 K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ..’da eğitimini yapmış makine mühendisi olduğunu, davalıya ait işyerinde 02.12.2005 tarihinde adı ... iken davalı firmada çalışmaya başladığını, hizmet dökümünden de görüleceği üzere Haziran 2006’da sigortalı gösterildiğini, 20.02.2012 tarihinde emekli olduğunu, 29.12.2016 tarihine kadar davalı işyerinde çalıştığını, davacının davalı firma sahiplerinin ..’daki şirketleri için de makine imalatları yaptığını, maaş+prim sistemiyle çalıştığını, davacının en son 5.400 TL maaş aldığını, aslında bu hesaplamanın aylık Euro bazında ortalama 1650 Euro karşılığı TL olarak maaş+imal ettiği makine başına da 1.000 Euro prim kazancı bulunduğunu, fiili kazancının ...’ya beyan edilmediğini, 2005 yılında 2500 TL, 2006 yılında 2700 TL, 2007 yılında 3000 TL, 2008 yılında 3200 TL, 2009 yılında 3400 TL, 2010 yılında 3700 TL, 2011 ydında 3900 TL, 2012 yılında 4200 TL, 2013 yılında 4400 TL, 2014 yılında 4800 TL, 2015 yılında 5100 TL ve 2016 yılında 5400 TL aylık net maaşla çalıştığını, maaşın bir kısmının elden ödendiğini, eksik bildirilen ve yatırılan sigorta primlerinin sigorta kaydına işlenmesi, davacının emekli maaşının çalıştığı dönemler itibarıyla aldığı net fiili ücret ve prim üzerinden tespit edilmesi gerektiğini talep ve dava etmiştir.II.CEVAP1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesi özetle; davacının Kasım 2015 tarihinden 29.12.2016 tarihine kadar müvekkili işyerinde çalıştığını, davacının aldığını iddia ettiği ücret miktarlarınnı 1086 sayılı HUMK 2 88... sayılı HMK 200. maddedeki yasal sınırların üzerinde olduğunu ve bu hususların tanık delili ile ispatının mümkün olmadığını, yazılı delil ile ispatı gerektiğini, davacının gerçek ücretinin ... kayıtlarında gösterilen tutarlar kadar olduğunu, davacı imzalı kıdem tazminatı bordrosunun da bu durumu ispatlar nitelikte olduğunu, davacı tarafından ibraz edilen kim tarafından ve nasıl hazırlandığı belli olmayan fotokopilerin hiçbir yasal delil niteliği olmadığını, davacının mühendis olduğu hatta makine imalatı yaptığı iddialarının doğru olmadığını, davacının teknik eleman olarak çalıştığını, makinelerin imalatlarının başka yerde yapıldığını, müvekkili firmanın imalat ile ilgili bu bağlamda bir işi olmadığını, bu nedenle davacının imalat yapmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesi özetle; davacının çalışmaları bakımından Kurum kayıtlarının esas olduğunu, prime esas kazancın yazılı delil ile ispatlı gerektiğini, bordroların celbi gerektiğini, imzaların incelenmesi gerektiğini, Kurum kayıtlarının değerlendirilmesini gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARIİlk Derece Mahkemesi tarafından 07.06.2021 tarih ve 2020/191 E. 2021/172 K. sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV.İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili ve feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 26.10.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı şirket vekili ve feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Eldeki davada, ... tarafından ilgili makama hitaben yazılarak imzalanmış 01.12.2016 tarihli belgenin yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belge olmadığı, belgeyi düzenleyenin işveren vekili sıfatı bulunmadığı, davacı adına 2012 yılında Kuruma bildirilen prime esas kazanç miktarının asgari ücretin 3 katına yakın olduğunun hizmet cetvelinden görüldüğü, 2006/Haziran ile 2008/Kasım arasına ait ücret bordrolarının davacı tarafından imzalanmış olduğu, 2008 sonrası dönemde ise Kuruma bildirilen prime esas kazanç tutarları ile bankaya maaş ödemesi açıklaması ile işveren tarafından yatırılan tutarların uyumlu olduğu anlaşıldığından, yazılı şekilde prime esas kazanç tespitine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen KararBozma sonrası İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamında; ... tarafından ilgili makama hitaben yazılarak imzalanmış 01.12.2016 tarihli belgenin yazılı delil başlangıcı niteliğinde olmadığı, belgeyi düzenleyenin işveren vekili sıfatının bulunmadığı, davacı adına 2012 yılında Kuruma bildirilen prime esas kazanç miktarının asgari ücretin üç katına yakın olduğunun hizmet cetvelinden görüldüğü, 2006/Haziran ile 2008/Kasım arasına ait ücret bordrolarının davacı tarafından imzalanmış olduğu, 2008 sonrası dönemde ise Kuruma bildirilen prime esas kazanç tutarları ile bankaya 'maaş ödemesi' açıklaması ile işveren tarafından yatırılan tutarların uyumlu olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.V.TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının, 23.06.2006 - 31.01.2012 tarihlerinde davalı işyerinde sigortalılık bildiriminin yapıldığını, davalı şirketin muhasebecisi olan yetkili kişi tarafından elden ve bankadan yapılan ödemeler ile imzalı yazılı belgeye göre 5.400 TL maaş aldığının sübuta erdiğini, 19.12.2017 tarihli kurum denetmen raporunda da bu belgenin yer aldığını, 2008 Aralık - 2016 Ocak ayları sigorta primleri hesabına esas tutulması gereken kazançların o ayın dahil bulunduğu hesap dönemine ait defterlere işlenmiş olması nedeniyle ilgili aylara ait davalı şirket kayıtlarının geçersiz sayılması gerektiğini ileri sürdüğünü, şirket muhasebecisi imzalı belgeler, tanık ve bordro tanıklarının beyanları, ücret araştırma yazıları ile denetmen raporuna göre işyerinde kayıt dışı ödeme yapıldığının ve kuruma bildirilenden daha yüksek ücret alındığının tüm açıklığıyla sübuta ermesine rağmen, aksi ve soyut yorumla davanın reddine hükmedilen ilamın bozulmasını isteyerek temyiz isteminde bulunmuştur.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, sigorta prime esas kazanç tespiti istemine ilişkindir.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.