8. Hukuk Dairesi, Hazinenin uygulama kadastrosunda belirlenen taşınmaz sınırlarının tesis kadastrosu sınırlarıyla uyumsuzluğu iddiasıyla açtığı düzeltme davasında temyiz incelemesi kararı.
Özet: Bu hukuki uyuşmazlık, Balıkesirdeki bazı parsellerin 2022 uygulama kadastrosunda belirlenen sınırlarının, eski tesis kadastrosundaki sınırlarla uyumsuzluğu ve bundan kaynaklı yüzölçümü değişiklikleri üzerine yoğunlaşmaktadır; davacı Hazine, kendi parselinin yüzölçümünde azalma, komşu parsellerde ise artış olduğunu iddia ederek hatalı tespitin düzeltilmesini talep etmiş, ancak ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, yenileme kadastrosunda belirlenen sınırların mevzuata ve hava fotoğraflarına uygun olduğunu, tesis kadastrosunda hata bulunduğunu belirterek davanın reddine karar vermiş ve davacı Hazine bu kararı temyiz etmiştir.
8. Hukuk Dairesi         2024/6749 E.  ,  2026/4407 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/758 E., 2024/1726 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Burhaniye (Kapatılan) Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2022/17 E., 2023/14 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Balıkesir ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 2022 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında; davacı ... adına kayıtlı 1 36... parsel sayılı 13.865 m² yüzölçümündeki taşınmaz 2 11... parsel numarasıyla 13.387 m² yüzölçümlü olarak; davalılar ... ve ... adına kayıtlı bulunan 1 36... parsel sayılı 15.575 m² yüzölçümündeki taşınmaz 2 11... parsel numarasıyla 15.790 m² yüzölçümlü olarak; davalı ... adına kayıtlı bulunan 1 36... parsel sayılı 2.905 m² yüzölçümündeki taşınmaz 2 11... parsel numarasıyla 3.098,85 m² yüzölçümlü olarak; davalı ... adına kayıtlı 1 36... parsel sayılı 6.280 m² yüzölçümündeki taşınmaz 2 11... parsel numarasıyla 6.483,5 m² yüzölçümlü olarak; davalılar ..., ..., ... adına kayıtlı bulunan 1 36... parsel sayılı 5.255 m² yüzölçümündeki taşınmaz 2 11... parsel numarasıyla 5.256,41 m² yüzölçümlü olarak; davalı ... adına kayıtlı bulunan (dava açıldıktan sonra satılmış) 1 36... parsel sayılı 4.265 m² yüzölçümündeki taşınmaz 2 11... parsel numarasıyla 4.230,68 m² yüzölçümlü olarak; davalılar ..., ..., ... ve ... adına kayıtlı bulunan 1 36... parsel sayılı 8.960 m² yüzölçümündeki taşınmaz 2 11... parsel numarasıyla 9.040,09 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... Mahallesinde yapılan uygulama kadastrosu çalışmaları sonucunda 1 36... nolu parselde Hazine adına çamlık ve taşlık vasfıyla kayıtlı taşınmazın miktarında azalma olduğunu, komşu taşınmazlar olan 1 36... , 34, 40, 76, 77... parsel sayılı taşınmazlarda ise artma meydana geldiğini, taşınmazların sınırlarının ilk tesis kadastrosundaki sınırları ile çakışmadığını, hatalı tespit yapıldığını, parsellerin sınırlarının yanlış birleştirilmesi nedeniyle Hazinenin zararının doğduğunu ileri sürerek, 1 36... parselin yüzölçümünün düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılardan ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların müşterek sınırlarının yenileme çalışmalarında doğru tespit edildiği ve bu tespitin mevzuata uygun olduğu gerekçesiyle davacı Hazinenin davasının reddine, eski 1 36... parsel (yeni 2 11... parsel), eski 1 36... parsel (yeni 2 11... parsel), eski 1 36... parsel (yeni 2 11... parsel), eski 1 36... parsel (yeni 2 11... parsel), eski 1 36... parsel (yeni 2 11... parsel), eski 1 36... parsel (yeni 2 11... parsel), eski 1 36... parsel (yeni 2 11... parsel) parsel sayılı taşınmazların uygulama tutanağı gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "keşif sırasında dinlenilen yerel ve tutanak bilirkişi ile hükme esas alınan teknik bilirkişilerce "tesis kadastro tespit tarihi olan 1994 yılına en yakın 1995 tarihli hava fotoğrafında davacı ... adına kayıtlı taşınmaz ile davaya konu diğer taşınmazlar arasındaki ara sınırın belirgin olup yenileme kadastrosu ile belirlenen sınırların hava fotoğrafındaki sınırlar ile uyumlu olduğu, ayrıca tesis kadastrosu sırasında kırık nokta geçirilmeyip düz hatla oluşturulan tesis kadastrosu paftasında sınırlandırma hatası olduğunun" bildirildiği, sonuç olarak yerel ve tutanak bilirkişi beyanları ile belirlenip gerçeğin bir resmi olan hava fotoğrafı ile doğrulanan sınırların sabit sınır olarak belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; yanlış ölçümlerin düzeltilmediğini, alınan bilirkişi raporunun hüküm vermek için yeterli olmadığını, bu nedenle verilen kararın usûl ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılıp, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazlar hakkında uygulama kadastrosunda belirlenen sınırların, tesis kadastrosunda saptanan sınırlarla aynı olup olmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usûl ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.