Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üye olma suçunda temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan hukuka aykırı uzaklaşma nedeniyle mahkumiyet kararını bozdu.
Özet: Yargıtay, sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararında, yargılama sürecindeki usuli işlemler ve delillerin hukuka uygun olduğunu tespit etmesine rağmen, temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak kabul edilerek alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle cezanın bireyselleştirilmesi ilkesinin ihlal edilmesi nedeniyle hükmü bozmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/577 E., 2022/662 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 18. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2019/19 E., 2021/3 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 221/4-2. c., 62, 53, 58/9, 221/5 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurusunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;Silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilen sanığın mahkumiyetine ilişkin yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla; sanık müdafinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediğinden reddine, ancak;Anayasa'nın 138. maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 61. maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması,Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İzmir 18. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2026 tarihinde sanık hakkında TCK'nın 61 inci maddesi gereğince indirim uygulaması yönünden oy birliğiyle, TCK'nın 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince üst hadden indirim yapılmaması yönünden oy çokluğuyla karar verildi.KARŞI OYYapılan yargılama sonucunda silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkumiyet hükmünün incelenmesi neticesinde mevcut delil durumu itibari ile örgüt üyesi olduğunda kuşku bulunmayan sanık hakkında uygulanan etkin pişmanlık indirim oranının dosya kapsamı ile uyumlu ve yeterli miktarda olup olmadığına ilişkin sayın heyet ile aramızda ihtilaf oluşmuştur.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 20.03.2019 tarih ve 2019/1811 esas sayılı iddianamesiyle sanık hakkında “silahlı terör örgütüne üye olma” suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda İzmir 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.01.2021 tarih ve 2019/19 esas, 2021/3 karar sayılı ilamıyla sanık hakkında “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan mahkumiyetine karar verildiği, bu karara karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 07.04.2022 tarih ve 2021/577 esas, 2022/662 sayılı kararıyla “ istinaf başvurusunun esastan reddine” dair karar verildiği, sanık müdafiinin yasal süresi içerisinde anılan kararı temyiz ettiği anlaşılmaktadır.Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 esas, 2015/12 92... .10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.).5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.Bu açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde;Soruşturma aşamasında ve yapılan yargılama sırasında alınan savunmalarında açıkça .../PDY silahlı terör örgütü içerisinde bulunmaktan pişmanlık duyduğunu, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini beyan ederek, örgütle hangi tarihte ve nasıl tanıştığını, hangi tarihler arasında örgüt içerisinde ne tür faaliyetlerde bulunduğunu askerliğe girdikten sonraki dönemlere ilişkin her üç mahrem sorumlusunu beyan etmesi ve ilgili şahısları teşhis etmesi ve bildiklerini anlattığı kabul edilen sanık hakkında, sanığın beyanlarının niteliği ve yaptığı teşhisler ile ve dosya kapsamı ile de uyuşmayacak şekilde üst hadden de indirim yapılması yerine yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini nedeniyle hükmün bu yönden de bozulması düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşlerine iştirak edilmemiştir.