Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesinin silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkumiyet kararının temyiz başvurusunu esastan reddederek onamıştır.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet kararının istinaf yoluyla onanması sonrası temyiz edilen dosyada, Yargıtay; yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygunluğunu, delillerin hukuka uygun elde edilişini, iddia ve savunmaların eksiksiz tartışıldığını, vicdani kanaatin kesin ve tutarlı verilere dayandırıldığını, eylemlerin doğru nitelendirilerek suç tipine uyduğunu ve yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirildiğini tespit etmiştir. Bu tespitler doğrultusunda, sanık müdafiinin temyiz nedenlerini yerinde görmeyerek ve tebliğname görüşüne aykırı olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmü esastan reddedip onamıştır.
3. Ceza Dairesi         2023/18086 E.  ,  2026/8819 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/727 E., 2022/345 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/432 E., 2021/155 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : 5237 sayılı TCK’nın 314/2 maddesi, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurusunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki usûli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.