8. Hukuk Dairesi, orman parseli ile karışık olduğu iddia edilen taşınmazın eksik tespit ve tapu iptali ile tescili davasında, sabit sınırlı tapu ve zilyetlik koşullarının yeterince incelenmediğini belirterek bozma kararı verdi.
Özet: Davacı, babası adına tespit edilen taşınmazın bir bölümünün eksik tespit edilerek orman vasfında bırakıldığını, bu kısmın 50-60 yıldır zilyetliğinde olduğunu ve eski bir tapuya dayandığını iddia ederek tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır. İlk derece mahkemesinin davayı reddetmesi üzerine karar eksik araştırma nedeniyle bozulmuş; ancak bozma sonrası yine davayı reddeden mahkeme kararında, yüksek mahkeme dayanak tapu kaydının sabit veya gayri sabit sınırlı olup olmadığı ile dava konusu alanı kapsayıp kapsamadığını yeterince araştırmadığını, ayrıca davacının elli yılı aşkın süredir devam eden zilyetlikle iktisap iddiasını gereği gibi incelemediğini tespit etmiştir. Bu sebeple, dayanak tapu kaydının tüm tedavüllerinin ve haritasının getirtilip yerinde keşif yapılarak uygulanması, hukuki geçerliliğinin ve zilyetlik iddiasının titizlikle değerlendirilmesi için karar yeniden bozulmuştur.

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/41 E., 2024/697 K.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı ... dava dilekçesinde; Sivas ili ... ilçesi ... köyü 3 66... parsel sayılı taşınmazın babası ... adına tespit edildiğini, ancak taşınmazın yaklaşık 7.000 m² eksik tespit edildiğini, eksik tespit edilen bu kısmın 1 01... numaralı orman parseli içinde bırakıldığını, taşınmazın ormanla ilgisi olmadığını, 50 - 60 yıldır zilyetliklerinde bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptaliyle adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP1. Davalı ... İdaresi vekili cevabında; davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı Hazine cevabında; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 03.02.2012 tarihli ve 2008/337 Esas, 2012/40 Karar sayılı kararı ile, "dava konusu taşınmazın orman vasfında bulunduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 03.02.2012 tarihli ve 2008/337 Esas, 2012/40 Karar sayılı kararına karşı davacı ... tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 27.10.2022 tarihli ve 2021/9154 Esas, 2022/8551 Karar sayılı ilamıyla, "yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli olmadığı" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "davacının, duruşmada alınan imzalı beyanında 15.000,00 m² miktarlı 1978 tarihli tapuya dayandığını bildirdiği, davacının murisi adına kayıtlı olan 3 66... parsel sayılı taşınmazın tespitinde, 08.03.1978 tarihli tapu kaydının uygulandığı, uygulanan dayanak tapu kaydının davacının iddia ettiği gibi 15.000,00 m² değil 7.000,00 m² olduğu, ilk tesis kadastro çalışmalarında bu kayıt uygulanarak 3 66... parsel sayılı taşınmazın 671,88 m² fazla olmak üzere toplamda 7.671,88 m² şeklinde tescil edildiği, davacının iddia ettiği (A) ve (B) harflerinden müteşekkil toplam alanın ise 7.182,81 m² olduğu, davacının iddia ettiği gibi dayanak tapu kaydından daha az bir yüzölçümü ile yeni kaydın oluşması durumunun aksine kadastro sonucu yeni parselde daha fazla yüzölçümü ile tespit yapıldığı, dayanak eski tapunun iddia ettiği yerleri kapsamadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı ... temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın elli yıldan fazla süredir zilyetliklerinde bulunduğunu, eski tapu kaydı dava konusu alanı kapsamasa bile zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının dayandığı tapu kaydının dava konusu taşınmaz bölümünü kapsayıp kapsamadığı ve dava konusu taşınmaz bölümü üzerinde davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. İlk Derece Mahkemesince, davacının dayandığı tapu kaydının dava konusu taşınmazı kapsamadığı, kaldı ki tapu kaydının 3 66... parsele revizyon gördüğü ve miktarından fazla olarak tespit yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dayanılan tapu kaydının sabit sınırlı mı yoksa gayri sabit sınırlı mı olduğu üzerinde durulmamış ve sabit sınırlı olması halinde sınırları itibariyle geçerli olacak dikkate alınmamış, ayrıca davacı taraf dava dilekçesinin deliller kısmında ve aşamalarda tapu kaydına dayanmakla birlikte, dava konusu taşınmazın 50 - 60 yıldır tasarruflarında olduğunu açıklayarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine de dayanmıştır. Davacının 26.12.2024 tarihli duruşmada alınan imzalı beyanı, davada zilyetlik yoluyla kazanma iddiasından vazgeçtiği şeklinde yorumlanamaz. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince doğru sonuca ulaşılabilmesi için, davacı tarafından dayanılan tapu kaydı ilk oluşumundan itibaren tüm tedavülleri ile birlikte dosya arasına getirtilmeli, haritasının / krokisinin bulunup bulunmadığı sorulmalı, mahallinde yapılacak keşifte, davacının dayandığı tapu kaydı ve varsa haritası yöntemince uygulanıp dava konusu taşınmazın tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı ve hukuki kıymetini halen koruyup korumadığı tespit edilmeli, dayanılan tapu kaydının sınırları itibariyle sabit sınırlı mı yoksa gayri sabit sınırlı mı olduğu üzerinde durulmalı, sabit sınırlı olması halinde sınırları itibariyle geçerli olacağı dikkate alınmalı, dava konusu taşınmazın tapu kaydı kapsamında kalmadığının ya da tapu kaydının hukuki kıymetini yitirmiş olduğunun anlaşılması halinde ise, bu kez davacı tarafın zilyetlik yoluyla kazanma iddiası üzerinde durulmalı, bu kapsamda dosyada toplanmış olan delillerin yanında, dava konusu taşınmazın sınırında dere bulunduğundan, jeolog bilirkişisinden yoğun yağışların olması durumunda taşınmazın dereden etkilenip etkilenmeyeceği, su altında kalıp kalmayacağı, yani aktif dere yatağında ya da derenin etki alanında bulunup bulunmadığı hususlarını açıklığa kavuşturur içerikte rapor alınmalı ve bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeya dayalı olarak, yerinde olmayan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARARYukarıda açıklanan nedenlerle;Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davacıya iadesine,1086 sayılı Kanun'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,16.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.