Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, eski çalışanın davacı markalarını izinsiz referans göstererek haksız rekabet ve marka tecavüzü iddialarını inceliyor.
Özet: Davacı şirket, eski çalışanı olan davalının, internet adreslerinde davacının marka, logo ve reklamlarını izinsiz referans göstererek, daha önceki ortak projeleri kendi namına sunarak ve davacının marka tanınırlığını kullanarak haksız rekabet ve sınai mülkiyet kanununa aykırı marka tecavüzü oluşturduğunu iddia ederken; davalı ise söz konusu kullanımların taraflar arasındaki geçmiş iş ilişkisine dayalı meşru referans niteliğinde olduğunu, yanıltıcılık unsuru taşımadığını ve marka istismarı olmadığını savunarak davanın reddini talep etmektedir.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/119 Esas - 2026/239
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R ESAS NO : 2025/119 KARAR NO : 2026/239DAVA : Marka Tecavüzü ve Haksız Rekabete bağlı Tespit, Men, ÖnlemeDAVA TARİHİ : 24/03/2025KARAR TARİHİ : 13/05/2026 Yazım Tarihi: 05/06/2026İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Davalının “.... adresinde bulunan “...” isimli işletmenin .... prodüksiyon uzantılı internet adreslerinde davacının referans olarak gösterildiği, davacıya ait marka, logo ve reklamlara yer verildiği, bunun üzerine bu kullanıma son verilmesi gerektiği aksi halde yasal yollara başvurulacağının 02.07.2024 tarihinde .... Noterliği ... nolu ihtarnameyle bildirildiği ancak davalının kullanımlarına devam ettiği, bunun üzerine arabuluculuk yoluna başvurulduğu ancak olumlu sonuç alınamadığı, bu nedenle huzurdaki davanın ikame edildiği, davalının davacı şirketin eski çalışanı olduğu, iş akdi boyunca yaptığı işlerin fikri mülkiyetinin işverene ait olduğu, bu işlerin karşılığında işverenin işçisinin ücretini ödediği, işçinin ilgili ürünü kendi nam ve hesabına kullanmasının ve eski çalıştığı şirketin adını ve markasını referans olarak göstermesinin mümkün olmadığı, davalının davacı şirketle akdetmiş olduğu sözleşmenin özel şartlar kısmında gerek akit süresince gerekse de akdin bitiminden sonra davalının kendi namına iş sahibi ile rekabet edecek bir iş yapmayacağını, aksi halde tazminat ödeyeceğini kabul ve taahhüt etmiş olduğu, davacının lastik sektörünün önde gelen markalarından olduğu, binek, uçak, zirai, iş makinası gibi ürün gruplarında üretim yaptığı, milli takım sponsorluklarının bulunduğu, davacının adının referans olarak kullanılmasının iyi niyetten ari olduğu, davacının davalıyla reklam ve prodüksiyon anlamında akdettiği herhangi bir sözleşmenin bulunmadığı, davalının davacıyı, ünvanını ve reklamlarını kullanmak suretiyle referans göstermesine icazetlerinin olmadığı, 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında marka hakkının münhasıran sahibine ait olduğu, bu hakkın başkaları tarafından ancak marka hakkı sahibinin izni kullanılabileceği, davalının, “...”, “...” ve “...” markaları için davacı şirkette çalıştığı dönemde ekip olarak davacı için gerçekleştirdikleri proje ve reklam filmlerini, davacının izni olmaksızın sanki kendi nam ve hesabına gerçekleştirmiş gibi göstererek hem davacı markalarını referans olarak kullandığı, hem de haksız rekabet hükümlerine aykırı davranışta bulunduğu, davalının ... olarak yürüttüğü faaliyetlerde davacının tescilli marka ve projelerini kullanarak ve davacının marka tanınırlığından yararlandığı, davacının tescilli markalarını kullanarak izinsiz ve kanuna aykırı şekilde dava konusu web sitesinde kamuyu yanıltıcı bilgi verdiği, davacıyı "iş ortağı" gibi lanse ederek ticari faaliyetlerini davacının ismini kullanarak devam ettirmesinin hukuki bir dayanağı bulunmadığı, davacının bu eylemlerine son vermesi ve ilgili internet sitesinden yanıltıcı ve gerçeğe aykırı bilgileri kaldırması gerektiği, ticari örf ve kaidelere de aykırı olan bu davranışın sektörün önde gelen markalarından olan davacının ticari itibarına zarar verdiği, davacının müşterilerini ve üçüncü kişileri yanlış yönlendirmek suretiyle mağduriyet yarattığı belirtilerek öncelikle davacının marka ve logoların kullanımına derhal son verilmesi, davacının unvanının, reklamlarının ve adının referans olarak kullanılmasına yönelik işlemlere son verilmesi, linklerin kaldırılması, buna ilişkin verilen tüm reklamların toplatılması ve bu ibare altında gerçekleşen faaliyetlerin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalıya usulüne uygun tebligatın yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadığı ANCAK dosyaya vekaletname sunulduğu, vekili 04/05/2026 tarihli dilekçesinde " bilirkişi raporunun hükme alınmaması gerektiği, davanın reddi gerektiği, tarafların iştigal alanının farklı olduğu, davacı markasının tanınmışlığından yararlanılmadığı, taraflar arasında geçmişte iş ilişkisi olunduğu, kullanımın hukuka uygun referans olduğunu, yanıltıcılık unsuru olmadığı, marka sömürü ve istismarı olmadığı, internet sitesi bütünsel açıdan değerlendirilmesi gerektiği, müvekkilin mesleki itibarı ve gazeticilik geçmişi dikkate alınması gerektiğini, davacının projelerine müvekkilinin katkı verdiğini, davanın reddi gerektiğini; " ileri sürdüğü görülmüştür. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)Madde 29 " (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır: a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. ( 7.nci maddede sayılan haller 2.nci FIKRADA ; a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması., b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması. 3.ncü FIKRADA ; a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.) b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek,(2) 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü tecavüz davalarında def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır." hükmü yer aldığı;Hukuka uygunluk sebepleri Hak sahibinin rızası,-izni ya da muvafakati- (29.m.)Temel başvuru eserlerinde jenerik olarak kullanma (8.m.)Dürüst ticari uygulamalarda tanımlayıcı olarak kullanma , aksesuar,yedek parça ve eşdeğer parça üretiminde kullanım amacını belirtilmesi (7/5 m.)Marka Hakkının Tüketilmesi (152.m.)Önceye dayalı kullanım hakkı (6/3 m.)Müktesep hak (6/6 m.)Dürüstlük Kuralı-Sessiz Kalma (M.K. 2.m.) sayılabilecektir.6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU (14.02.2011 tarihli yayınlanan);Madde 54 "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.(2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." Madde 55 "(1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır:a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlarb) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek; c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak;d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek;e) İş şartlarına uymamak;f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak.; "hükmü yer almaktadır.DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davacı firmanın dosyaya sunulan ... , ... tescil sayılı marka ibarelerinin davalı tarafça internet ortamında tanıtım ve reklam işareti olarak kullanıldığı iddiasına bağlı marka hakkı ihlal edilip edilmediği haksız rekabet oluşup oluşmadığı, buna bağlı tespit, men , önleme taleplerinin yerinde ve doğru olup olmadığı noktasında olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafın "..." ibareli markası ... sayı ile tanınmış marka olarak;... sayılı "..." ibareli 06, 07, 12, 17, 20, 22 sınıflarda,... sayılı "..." ibareli 06, 07, 12, 17, 20, 22 sınıflarda, tescilli markaları olduğu ... kayıtları ile tespit edilmiştir.Delil tespiti kararı sonrası sunulan 28/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda ÖZETLE " Davalının davacıya ait tanınmış ve tescilli ... sayılı "..." ve ... sayılı "..." markalarını dava konusu .... /prodüksiyon Uzantılı internet sitesinde ticari tanıtım amacıyla kullanıldığı, davalının .... sayfasında yer alan altı adet reklam filminin tamamının davacının markalarına ait olduğu, bu sayfada başka bir markanın yer almadığı, bu nedenle davacı markasının davalının ticari tanıtım faaliyetinde tek unsur haline geldiği; bu kullanım biçiminin salt bilgilendirme ve referans gösterme amacıyla ve sınırlı bir kullanımdan ibaret olmadığı; davalının sunduğu hizmetleri pazarlamak, tanıtmak ve reklamını yapmak amacıyla davacı markalarının ayırt edici gücü ve tanınmışlığından yararlanması sonucunu doğurduğu ve kanunda tanımlanan dürüst kullanım sınırları içinde bulunmadığı; davacının markalarının tanınmış ve belli bilinirlik seviyesini haiz markalar olduğu ve davalının kullanımlarının davacının markalarının itibarından haksız yarar sağlama niteliği taşıdığı ve bu suretle markanın ayırt edici karakterini zedelediği kanaatine varılmıştır." şeklinde ifade edildiği görülmüştür.GEREKÇE ; Marka tecavüzü açısından;SMK 7.nci madde kapsamında marka tesciline sahip olanların hakları belirtilmiş ve buna aykırı davrananların eylemi ise SMK 29.ncu maddede marka tecavüzü olarak nitelendirilmiştir.Davacı taraf yukarıda belirtilen tescilli markalarına bağlı davalı taraf kullanımlarının marka tecavüzü oluşturduğunu ileri sürmektedir.Delil tespiti kararı sonrası sunulan 28/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda ÖZETLE " Davalının davacıya ait tanınmış ve tescilli ... sayılı "..." ve ... sayılı "..." markalarını dava konusu .... prodüksiyon Uzantılı internet sitesinde ticari tanıtım amacıyla kullanıldığı, davalının .... sayfasında yer alan altı adet reklam filminin tamamının davacının markalarına ait olduğu, bu sayfada başka bir markanın yer almadığı, bu nedenle davacı markasının davalının ticari tanıtım faaliyetinde tek unsur haline geldiği; bu kullanım biçiminin salt bilgilendirme ve referans gösterme amacıyla ve sınırlı bir kullanımdan ibaret olmadığı; davalının sunduğu hizmetleri pazarlamak, tanıtmak ve reklamını yapmak amacıyla davacı markalarının ayırt edici gücü ve tanınmışlığından yararlanması sonucunu doğurduğu ve kanunda tanımlanan dürüst kullanım sınırları içinde bulunmadığı; davacının markalarının tanınmış ve belli bilinirlik seviyesini haiz markalar olduğu ve davalının kullanımlarının davacının markalarının itibarından haksız yarar sağlama niteliği taşıdığı ve bu suretle markanın ayırt edici karakterini zedelediği kanaatine varılmıştır." şeklinde tespit ve değerlendirmelere mahkemece aynen iştirak edilerek davalı tarafın davacıya ait tescilli ... ve ... ibareli markalarını ondan izin almadan kendisine ait .... Uzantılı internet sitesinde reklam ve tanıtım amaçlı kullanıldığı ve bu kullanımın da bilirkişi raporunda geçtiği üzere " salt bilgilendirme ve referans gösterme amacıyla ve sınırlı bir kullanımdan ibaret olmadığı; davalının sunduğu hizmetleri pazarlamak, tanıtmak ve reklamını yapmak amacıyla davacı markalarının ayırt edici gücü ve tanınmışlığından yararlanması sonucunu doğurduğu" dolayısıyla davalı tarafın bu tarz eyleminin SMK 29 .ncu maddesindeki marka ihlali oluşturduğundan marka tecavüzü davası kabul edilmiştir.Haksız rekabet açısından ise;TTK Madde 54 " (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." haksız rekabet sayılmıştır.Diğer yönden davacı taraf, davalı taraf kullanımlarının aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürmektedir..... sayılı emsal kararında ise "Davacının ihlal edildiğini iddia ettiği marka hakkı ... nezdinde tescilli olup SMK ile getirilen özel hükümlerle haksız rekabet hukukunu da kapsayacak şekilde ve haksız rekabete göre daha üstün koruma getirerek düzenlenmiştir. Davacı bu özel hükümlere de dayanmış olduğundan markanın koruma alanları ile haksız rekabetin koruma alanının kesişmiş olduğu dava konusu olayda yalnızca özel hükümler uygulama alanı bulacak olup, özel hükmün yanında haksız rekabetin uygulanmasını gerektirir herhangi bir kanun hükmü olmadığından, özel kanunla birlikte eş zamanlı olarak haksız rekabet hükümlerinin de uygulanmasının hukuki dayanağı bulunmamaktadır.Hal böyle olunca, Dairemizin daha önceki bazı kararlarında da benimsediği üzere (..... Hukuk Dairesinin 14.03.2022 gün ve .... sayılı, yine 22.04.2021 gün ve .... sayılı kararları) somut olay bakımından, SMK ile haksız rekabet hükümlerinin birlikte uygulanmasını gerektiren kümülatif korumanın uygulama alanı kalmadığı gözetilerek talebin, haksız rekabetin tespiti ve men'ine dair kısmı yönünden ret kararı verilmesi gerekirken," şeklinde geçtiği üzere davacı taraf özel düzenleme olan marka ihlaline dayandığı durumda artık haksız rekabete de dayanamayacağından haksız rekabete bağlı açılan davanın reddi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1- Marka ihlaline bağlı açılan davanın KABULÜNE, 2-Davalı taraf eyleminin davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüz oluşturduğunun TESPİTİNE, MEN'İNE 3-Haksız rekabet istemli açılan davanın REDDİNE 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin düşümü ile bakiye 116,60 TL'nin davalıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,5-Haksız rekabet istemli açılan dava yönünden; AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 6-Marka Tecavüzü istemli açılan dava yönünden; AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,7-Davacının yaptığı; 7.000,00 TL bilirkişi ücreti, 2.830,00 TL tebligat ücreti, 615,40 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 10.445,40 TL. yargılama giderinin YARISININ 5.222,7 TL davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, geriye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/A-13 ve Arabuluculuk Asgari Ücreti Tarifesi m. 7/3 hükmü uyarınca 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,9-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesineDair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 13/05/2026 Katip .... Hakim .... E- imzalıdır E- imzalıdır