Hırsızlık, konut dokunulmazlığı ihlali ve mala zarar verme suçlarında, Bölge Adliye Mahkemesinin sorgu usulü ihlali nedeniyle duruşma açmadan bozma kararının temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki metin, hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet hükümlerinin istinaf incelemesinde, bölge adliye mahkemesince sanıkların sorgusundaki usul eksiklikleri (kimlik tespiti, yasal hakların hatırlatılması ve iddianame okunmaması) gerekçesiyle duruşma açılmaksızın bozma kararı verilmesini konu almaktadır. Yüksek mahkeme, söz konusu usul aykırılıklarının (savunma hakkının kısıtlanması) Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca bölge adliye mahkemesince dosya üzerinden bozma yerine duruşma açılarak giderilmesi gerektiğini belirterek, bu şekilde verilen bozma kararının yasal dayanağının bulunmadığını ve usule aykırı olduğunu tespit etmektedir.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/970 E. 2021/1427 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onamaİlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 11.03.2020 tarihli ve 2020/607 Esas, 2020/577 Karar sayılı kararı ile yapılan istinaf incelemesi neticesinde mahkûmiyet hükümlerinin bozulmasına karar verildiği, ancak Bölge Adliye Mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin yasal dayanağı bulunmadığı böylece sanıklar hakkında mala zarar verme ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlerin de temyizi kabil olduğu anlaşılmakla, Tebliğnamede bu yöndeki ret düşüncesine iştirak edilmemiştir. 5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanığın işlediği suçun sabit olmaması nedeni ile hakkında verilen hapis cezasının usul ve yasaya aykırı olduğu, sanığın başkaca bir sabıkası olmamasının dikkate alınmadığına yönelik olduğu, sanık ... müdafiinin temyiz talebinin toplanan deliller dikkate alındığında mahkûmiyetin çok ağır bir karar olduğu, suç mahallinde elde edilen DNA örneklerinin diğer sanığa ait olduğu, sanık ...'nın eyleminin ancak yardım etme niteliğinde olduğu, hırsızlığa konu koyunların müştekiye teslim edildiği, şüphenin sanık lehine yorumlanması gerektiği, mağdurun şikâyetinden vazgeçtiği, faile bir fiilden dolayı hem hırsızlık hem konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından iki defa ceza verilmesi durumunun ortaya çıktığı, TCK'nın 39... -2-4 gereğince indirim uygulanması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Sarayönü Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.01.2020 tarih, 2019/164 (E) ve 2020/19 (K) sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanık ... ve sanık ... müdafiinin istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 11.03.2020 tarih, 2020/607 Esas, 2020/577 Karar sayılı kararı ile “Sanıkların, CMK.nun 1 91... . madde ve fıkraları hükümleri gereğince kimlik tespiti yapılıp, yasal hakları hatırlatılarak ve iddianame okunarak sorgusunun yapılması gerektiği gözetilmeden, kimlik tespiti yapılarak yasal haklarının hatırlatılmasına rağmen CMK'nın 191/3-b maddesine aykırı olarak iddianame veya iddianame yerine geçen belgede yer alan suçlamanın dayanağını oluşturan eylemler ve deliller ile suçlamanın hukuki nitelendirmesi anlatılmadan sorgularının yapılması ve bu surette hukuka aykırı olarak tespit edilen sorgunun hükme esas alınarak hüküm tesisi,” nedeniyle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, hukuka kesin aykırılık hâllerini düzenleyen yine aynı Kanun’un 289. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde yer alan “hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı,Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 11.03.2020 tarihli ve 2020/6 07... /577 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Sarayönü Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.12.2020 tarihli ve 2020/ 84... /273 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.