Yargıtay 4. Ceza Dairesi, hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararını onarken, görevi yaptırmamak için direnme suçunda silah niteliğindeki araç kullanımının değerlendirilmemesi nedeniyle hükmü bozdu.
Özet: İncelenen hukuki belgede, Bölge Adliye Mahkemesinin hakaret suçundan verilen mahkûmiyet hükmü ile görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün temyiz edildiği, Yargıtayın kanun yolu başvuru süresine ilişkin usul hatasına rağmen katılanın temyizini süresinde kabul ettiği görülmüştür; hakaret suçuna dair mahkûmiyet hükmünün hukuka uygun bulunarak onanmasına karar verilirken, görevi yaptırmamak için direnme suçunda, sanığın arabayı polis memurlarının üzerine sürmesi fiilinin 5237 sayılı Kanunun 265/4. maddesi kapsamında "silahla işlenmiş" olarak değerlendirilmesi gerektiği ve bu maddenin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğu tespitiyle, adı geçen suçtan kurulan hükmün bozulmasına oy birliğiyle hükmedilmiştir.
4. Ceza Dairesi         2024/6355 E.  ,  2026/7908 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/3409 E., 2024/649 K.
SUÇLAR: Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi, mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama
Yapılan ön inceleme neticesinde;
28.04.2022 tarihli duruşmada davaya katılmak istediğini bildiren şikayetçi ...'ın talebi hakkında karar verilmemiş ise de, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören ve 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenen şikayetçinin aynı Kanun'un 237/2. maddesi uyarınca davaya katılan, vekilinin de katılan vekili olarak kabulüne karar verildi.
Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı Kanun'un 34/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca, hüküm ve kararlarda, başvurulacak kanun yolu, başvuru yapılacak mercii, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin ne zaman başlayacağının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup katılan vekilinin yüzüne karşı verilen hükümde kanun yoluna başvurunun tefhimden itibaren başlayacağı açıkça belirtilmeyerek yanıltıcı olacak biçimde "kararın tebliğinden itibaren" şeklinde yazılması suretiyle yanıltılması nedeniyle katılan vekilinin temyiz isteminin süresinde olduğu,
Temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı,
Tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bölge Adliye Mahkemesince, görevi yaptırmamak için direnme suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmü kaldırılıp sanığın mahkûmiyetine ve İlk Derece Mahkemesince hakaret suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik olarak istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; tarafsız bilirkişi incelemesi yerine kamera kaydı incelenerek karar verilmesinin adil yargılanma ve silahların eşitliği ilkelerine aykırı olduğuna, müvekkilinin doğrudan polis memurlarını hedef alan ve hakaret suçunu oluşturan söz ve davranışlarının bulunmadığına, haksız tahrik hükümlerinin değerlendirilmediğine, görevi yaptırmamak için direnme suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına,
Katılan vekilinin temyiz istemi özetle; her iki suçtan tayin edilen hapis cezalarının alt sınırdan belirlenmesinin yerinde olmadığına,
Resen gözetilecek nedenlerle hükümlerin bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A.Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Savunma ve tüm dosya kapsamından Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunduğundan temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
B.Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın görevi yaptırmamak için direnme suçunu silah niteliğindeki arabayı polis memurlarının üzerine sürmek suretiyle işlemesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 265/4. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A.Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda isabetsizlik bulunmadığından, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B.Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.04.2026 tarihinde karar verildi.