Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan etkin pişmanlık hükümleri gereği adaletli ceza indirimi yapılmadığından mahkumiyet kararını bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verilen sanığın, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak amacıyla örgütün yapısı, faaliyetleri ve mensupları hakkında ayrıntılı bilgiler vermesine rağmen, ilk derece mahkemesinin bu pişmanlık beyanlarının faydalılık derecesini yeterince değerlendirmeyerek yasalarda öngörülen üçte birden dörtte üçe kadar indirim oranını adalet ve hakkaniyete uygun üst sınırdan uygulamaması ve fazla ceza tayin etmesi hukuka aykırı bulunarak hükmün bozulmasına hükmedilmiştir.
3. Ceza Dairesi         2023/9337 E.  ,  2026/8788 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/747 E., 2021/1152 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kilis Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/186 E., 2020/303 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 3 ve 5/1, 5237 sayılı
TCK’nın 221/4, 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63 maddeleri gereğince ilk
derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf
başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, tanık beyanları ve gerekçe içeriğine göre,
Sanığın etkin pişmanlık anlatımları ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, sanığın ... kullanıcısı olduğunu bildiren ayrıntılı ... tespit ve değerlendirme tutanağının dosyaya gelmesi beklenilmeden karar verilmesi sonuca etkili görülmemiştir.
Silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilen sanığın mahkumiyetine ilişkin yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediğinden reddine ancak;
Oluş, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; soruşturma ve kovuşturma aşamalarında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini beyan ederek, örgüt ile ilk tanıştığı aşamalardan itibaren örgütsel faaliyetleri kapsamında bilgi ve teşhis işleminde bulunan sanık hakkında; örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdikleri bilgilerin faydalılık derecesi gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun üst hadden indirim yapılması gerekirken fazla cezaya hükmedilmesi,
Hukuka aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca Kilis Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.