Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, tapulu taşınmazın orman sınırları içinde kalması sebebiyle tapu iptali ve hazine adına orman vasfıyla tescil kararını onadı.
Özet: Bir idarenin açtığı tapu iptali ve tescil davasında, dava konusu taşınmazın belirli bir kısmının kesinleşmiş orman sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle, bu kısmın tapu kaydının iptali ve orman vasfıyla hazine adına tescili talep edilmiş; ilk derece mahkemesinin davayı kabul ederek taşınmazın bir bölümünü orman vasfıyla hazine adına tescil etmesi ve istinaf mahkemesinin bu kararı onaması üzerine, davalıların temyiz başvurularını inceleyen yüksek mahkeme, uyuşmazlığın taşınmazın orman sınırları içinde kalıp kalmadığına ilişkin olduğunu belirterek, temyiz edilen bölge adliye mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğunu tespit edip onanmasına karar vermiştir.
8. Hukuk Dairesi         2025/1395 E.  ,  2026/4393 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/3017 E., 2025/35 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 41. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/142 E., 2023/148 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar ..., ..., ... ve ... tarafından ve duruşma istemli olarak davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçeleri ve duruşma isteminin kabulüne karar verildikten sonra 14.04.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Duruşma için tayin edilen günde ... ve ... vekili Avukat ... ile karşı taraftan ... vekili Avukat... ve ... vekili Avukat ...'ın katılımları ile katılanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 16.06.2026 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; İstanbul ili ... ilçesi ... köyü mahallesi 21 parsel sayılı taşınmazın tapuda davalılar adına kayıtlı olduğunu ve taşınmazın kısmen kesinleşen orman sınırları içinde bulunduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescilini ve taşınmaz üzerindeki şerhlerin terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın kabulüne ve dava konusu İstanbul ili ... ilçesi ... mahallesi 21 parsel sayılı taşınmazın 10.11.2022 tarihli bilirkişi ek raporunda (A) harfi ile gösterilen 8.743,81 m²lik kısmının tapu kaydının iptali ile son parsel numarasından sonra oluşturulacak parsel numarası altında orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, oluşturulacak yeni parselin tapu kaydının beyanlar hanesinde yer alan tüm ayni haklar, şerhler ve beyanların kaldırılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden kanuna aykırı bir durum bulunmadığı" gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekillerinin ayrı ayrı sunmuş oldukları temyiz dilekçelerinde; taşınmazın tapulu olduğunu ve orman sınırları dışında bulunduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmişlerdir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kesinleşmiş orman sınırları içinde kalıp kalmadığı noktasında toplanmaktadır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, istek halinde peşin harcın temyiz eden davalılara ayrı ayrı iadesine,
Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 40.000,00 TL avukatlık ücretinin davalılar ... ve ...'den alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davacı ... İdaresine verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.