Miktar kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle davalının temyiz dilekçesinin reddi ile asıl temyizin reddine bağlı olarak davacının katılma yoluyla temyizinin de reddine dair karar.
Özet: Miktar itibarıyla yasal kesinlik sınırının altında kalan bir davada, davalının hüküm altına alınan alacağa ilişkin temyiz talebi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili maddeleri uyarınca bu sınıra takıldığı için reddedilmiştir; davacının ise, karşı tarafın temyiz dilekçesine bağlı olarak kullandığı katılma yoluyla temyiz hakkı, asıl temyizin miktar nedeniyle reddedilmesiyle geçerliliğini yitirdiğinden, onun da temyiz başvurusu reddedilmiştir ve böylece, her iki tarafın da temyiz başvuruları, hukuki usul ve miktar sınırlamaları nedeniyle esastan incelenemeden sonuçsuz kalmıştır.
3. Hukuk Dairesi         2026/6086 E.  ,  2026/4340 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/2753 E., 2026/619 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 21. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/74 E., 2022/221 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
1-Davalı vekilinin temyiz dilekçesi yönünden yapılan değerlendirmede;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre, hüküm altına alınan ve davalı tarafça temyize konu edilen miktar 23.685,33 TL olup, bu miktar (7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'nun 20. maddesi ile değişik 6100 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin 2. fıkrası gereğince) dava tarihi itibari ile (temyiz) kesinlik sınırı olan 58.800,00 TL'nin altında kaldığından davalı vekilinin temyiz dilekçesinin (miktar itibariyle) reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz dilekçesi yönünden yapılan değerlendirmede;
Davacı vekili kararı, karşı tarafın temyiz dilekçesine verdiği cevapla birlikte (katılma yoluyla) temyiz etmiştir.
Katılma yoluyla temyiz hakkı, asıl temyiz talebine sıkı sıkıya bağlı bir hak olup, karşı tarafın asıl temyiz dilekçesinin normal temyiz süresi içerisinde ve kendisi yönünden temyizi kabil bir karara karşı verilmiş olması koşulu ile sınırlandırılmıştır.
Karşı tarafın (davalı vekilinin) temyiz istemi, yukarıda belirtildiği üzere (miktar itibariyle) reddedilmiş olmakla, davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz dilekçesinin de karşı tarafın temyizine bağlı olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin ise karşı tarafın temyiz istemine bağlı olması nedeni ile REDDİNE,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.