Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, adi ortaklıkta yönetim yetkisinin kaldırılması ve kayyım atanması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin, davanın esasını çözmesi nedeniyle istinaf başvurusunu esastan reddetti.
Özet: Davacı vekilinin, adi ortaklık sözleşmesinden doğan sadakat ve özen borcuna aykırılık iddialarıyla davalı ortaklığın yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılması ile ortaklığa kayyım atanması talebiyle başvurduğu ihtiyati tedbir talebinin ilk derece mahkemesince reddedilmesi üzerine, bu karara karşı yaptığı istinaf başvurusu; ihtiyati tedbirin davanın esasını çözemeyeceği ve mevcut delil durumunda ilk derece mahkemesinin kararında herhangi bir hata bulunmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/810 - 2026/1187
T.C.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2026/810 KARAR NO : 2026/1187T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 17/06/2026NUMARASI : 2026/409 E.DAVANIN KONUSU : İhtiyati tedbir- Adi OrtaklıkİSTİNAF TALEBİNDEBULUNAN : İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili KARAR TARİHİ : 10/09/2026KARAR YAZMA TARİHİ : 10/09/2026 Mahkemece verilen karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü: TALEP: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, taraflar arasında adi ortaklık sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme ile davalı derneğe ortaklığı yönetim ve temsil konusunda tam yetki verildiğini, ancak davalının bu yetkisini gereği gibi kullanmayarak kiralanan taşınmazın kullanımına ilişkin gerekli idari izinleri almadığını, ortaklığın vergisel ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan yükümlülüklerinin yerine getirilmesini ve banka hesabı açılmasını engellediğini, kendilerine gerekli bilgi ve belgeleri sunmadığını, böylece ortaklığın faaliyetlerini aksatarak sözleşmeden kaynaklanan sadakat ve özen borcuna aykırı davrandığını belirterek, TBK'nın 629.maddesi kapsamında haklı nedenlerin oluştuğundan bahisle davalının adi ortaklığı yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılmasına ve dava sonuçlanıncaya kadar adi ortaklığa yönetim kayyımı atanmasına karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEME KARARI: Mahkemece; ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin tedbir talebinin reddine karar verilmiş, ara karara karşı süresinde ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvrulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf talebinde, dosyaya sunulan sözleşme, ihtarname, kurum yazışmaları ve diğer belgelerle ihtiyati tedbir yönünden yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini, davalının (pilot ortak) olarak üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemesi nedeniyle adi ortaklığın faaliyetlerinin fiilen durduğunu ve bu durumun devamı hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğacağını ileri sürererek, ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılmasını ve yargılama süresince adi ortaklığa, faaliyetlerin yürütülmesi için gerekli işlemlerle sınırlı yetkiye sahip kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, öncelikle taraflar arasındaki adi ortaklığa dava sonuçlanıncaya kadar kayyım atanması, sonrasında davalının adi ortaklığı temsil ve yönetim yetkisinin kaldırılması istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, 17/06/2026 tarihli ara kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 6100 sayılı HMK'nun 389. maddesinde mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği bildirilmiştir.Bu düzenlemeye göre, mahkemece; davanın esasını çözümleyecek veya böyle bir sonuç doğuracak biçimde (nitelikte) ihtiyati tedbir kararı verilemez. Mahkeme, ancak gecikmesi halinde doğabilecek tehlikeyi önleme veya ciddi zararı dava süresince (geçici olarak) önlemek için yalnız bu amaçla sınırlı olmak üzere gereken tedbirlerin alınması için ihtiyati tedbir kararı verebilir.Belirtilen nedenlerle, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemece; kurulan hükümde isabetsizlik görülmediğinden ihtiyati tedbire talep eden davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE karar vermek gerekmiştir. İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nun 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf talebinin HMK.'nun 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken harçlar peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,3-İstinaf yargılama giderlerinin başvuran üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f. maddesi gereğince KESİN olmak üzere 10/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üyee-imzalıdır Katip e-imzalıdır