Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, Sakaryadaki taşınmazın orman vasfı, sınırları ve zilyetlikle kazanım koşullarının eksik araştırıldığı gerekçesiyle yerel mahkeme kararını bozarak yeni bir bilirkişi keşfi yapılmasını emretti.
Özet: Tapu iptali ve tescil davasında, başlangıçta süresiz ret kararı verilip ardından bozma sonrası taşınmazın tapu kapsamında kaldığı gerekçesiyle kısmen kabul edilen karar, Yargıtay tarafından tekrar bozulmuştur; zira taşınmazın 1976 yılındaki orman kadastrosu kayıtları, eski memleket haritaları ve hava fotoğraflarıyla tam olarak denetlenerek orman sınırları kesin olarak belirlenmemiş, mevcut orman vasfıyla kayıtlı parsel içindeki bölümlere dair hükümde bu hususa riayet edilmemiş ve eksik inceleme yapıldığı tespit edildiğinden, uzman orman ve fen bilirkişileriyle yeniden keşif yapılarak hukuka uygun karar verilmesi gerekmektedir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/288 E., 2021/459 K.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar, davalılar Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili, Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Kadastro sonucunda, Sakarya ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 10... parsel sayılı 19.175 m² yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliğiyle Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; Sakarya ili ... ilçesi ... köyü 1 10... sayılı parselin içinde kalan 15.000 m²lik bölümün, arazi kadastrosu sırasında adına tespit edilen 1 10... sayılı parsel sayılı 517,50 m² yüzölçümündeki taşınmazla birlikte bir bütün olarak kullanıldığını ileri sürerek, bu kısmın 1 10... sayılı orman parselinden ifrazen adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 10.09.2015 tarihli ve 2011/87 Esas, 2015/421 Karar sayılı kararı ile, "6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 11. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açıldığı" gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 10.09.2015 tarihli ve 2011/87 Esas, 2015/421 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20 Hukuk Dairesinin 19.02.2018 tarihli ve 2016/6954 Esas, 2018/1148 Karar sayılı ilamıyla, "taşınmazın en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarındaki durumu incelenmemiş, taşınmazın kesinleşen orman tahdidine göre konumunun net olarak belirlenmediği" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "taşınmazın tapu kaydı kapsamında kaldığı" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu taşınmazın 01.02.2021 havale tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 1.197,94 m²lik kısmın, (30/B) harfi le gösterilen 38,06 m²lik kısmın, (30/C) harfi ile gösterilen 11,51 m²lik kısmın, (D) harfi ile gösterilen 3.621,74 m²lik kısmın tapu kaydının iptali ile davacılar adına veraset ilamındaki payları doğrultusunda adlarına tapuya tesciline, kalan kısmın orman vasfıyla Hazine adına tesciline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davalılar Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili, Hazine vekili ve ... vekili temyiz dilekçelerinde; dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu ve mahkeme kararının hatalı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmişlerdir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı, orman sınırları içinde kalıp kalmadığı ve davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.İlk Derece Mahkemesince, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yörede 1976 yılında yapılan orman kadastrosuna ilişkin tüm tutanaklar getirtilerek 1976 tarihine en yakın hava fotoğrafları ile denetlenmek suretiyle orman sınırları duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmemiş, yalnızca orman vasfıyla tapuda kayıtlı olan 1 10... parsel sayılı taşınmazın çapı içinde kalan bölümler yönünden hüküm kurulması gerekirken bu hususa riayet edilmemiş ve bu suretle eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulmuştur.Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği dosyaya getirtilerek; önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişisi ve bir fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte, orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, dava konusu taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli; çelişki bulunmakta ise dava konusu parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, davacının dava konusu ettiği ve 1 10... parsel sayılı taşınmazın çapı içerisinde kalan taşınmaz bölümlerinin kesinleşen orman sınırları içerisinde kalıp kalmadığı açıkça belirlenerek, 1 10... parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalıp da orman sınırları dışında kalan taşınmaz bölümleri var ise yalnızca bu bölümler yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gözetilerek ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözden kaçırılarak, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi; kabule göre de, tapuda orman vasfıyla kayıtlı olan 1 10... parsele yönelik açılan eldeki davada, davalı sıfatının ... ve Hazineye ait olduğunun ve diğer davalıların davada taraf sıfatlarının bulunmadığının gözetilmemesi de usul ve yasaya aykırı olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.VI. KARARYukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,Peşin harcın istek halinde temyiz eden Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığına iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.