MERNİS tebligat usulsüzlüğü sonrası temyiz incelemesinde Yargıtay 2. Ceza Dairesi, mala zarar vermeyi zamanaşımından düşürürken, hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığı ihlali mahkûmiyetlerini suç vasfı hatasına rağmen onadı.
Özet: Sanığın mernis adresine yapılan tebligatın usulsüzlüğü nedeniyle temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edildikten sonra, sanık hakkında mala zarar verme suçundan verilen mahkumiyet hükmü, suçun 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolması sebebiyle bozularak bu suçtan açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilirken; hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümler, sanıkların eylemlerinin aslında ağırlaştırılmış hırsızlık niteliğinde olup ilk kararda eksik ceza tayini yapıldığı tespit edilse de, aleyhe temyiz bulunmadığından onanmıştır.
2. Ceza Dairesi         2023/18022 E.  ,  2026/7686 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2014/35 E., 2014/64 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın yokluğunda verilen kararın MERNİS adresine 7201 sayılı Kanun'un 21. maddesinin ikinci fıkrası gereğince “MERNİS adresi” ibaresi ile çıkarılan tebligatın usûlsüz olması nedeniyle sanığın 20.09.2022 tarihinde yapılan temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
I- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin yapılan incelemesinde
Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1. maddesinde öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66/1-e maddesine göre hesaplanan 8 yıllık zamanaşımının mahkûmiyet karar tarihi olan 16.04.2014 ile inceleme tarihi arasında geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
II- Sanık hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümlerin yapılan incelemesinde
Cezaları kesinleşen diğer sanıkların beyanları ve CD izleme tutanağına göre, inceleme dışı sanık ...’ın kar maskesi giyip, inceleme dışı sanık ...’ın bere ve atkı ile yüzünü kapatmak suretiyle tanınmamak için tedbir alarak işledikleri eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 142/2-f maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfının belirlenmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde aynı Kanun'un 142/1-b maddesi uyarınca hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.