İzmir Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hırsızlık suçundan beraat kararı kaldırılarak mahkûmiyet hükmü verilen suça sürüklenen çocuk hakkında temyiz incelemesi sonrası kararın Yargıtayca onanması.
Özet: Suça sürüklenen çocuğun müdafiinin, hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet kararının çelişkili ve yetersiz delillere dayandığı, bilirkişi raporunun yetersiz olduğu, "şüpheden sanık yararlanır" ilkesine uyulmadığı ve suç vasfında hata yapıldığı yönündeki temyiz itirazları incelenmiş; ancak Bölge Adliye Mahkemesinin mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunu esastan reddeden kararında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle temyiz istemi reddedilerek hüküm onanmıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/1030 E., 2025/3149 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararı kaldırılarak, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onamaİlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin ''Çelişkili ve yetersiz delillerle mahkûmiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, bilirkişi raporunda yeterli kanaat bildirilmediği halde mahkûmiyet kararı verilemeyeceğine, "şüpheden sanık yararlanır" ilkesine göre beraat kararı verilmesi gerektiğine, suç vasfının tayininde hata yapıldığına, beraat kararı verilen suça sürüklenen çocuk yönünden vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine '' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN Tebliğname’ye uygun olarak, ONANMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 60. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin de İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.