Bartında bulunan ve askeri kullanımda olan 540 parselin orman vasfıyla tescili talepli tapu iptal davasında, kamulaştırılan kısımların ayrıştırılmaması sebebiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması.
Özet: Orman İdaresinin, bir bölümü askeri amaçla kamulaştırılmış Bartındaki 601.000 m²lik taşınmazın tamamının orman vasfıyla Hazine adına tescilini talep ettiği davada, ilk derece ve istinaf mahkemeleri Orman İdaresi lehine karar vermiş, ancak Yüksek Mahkeme, taşınmazın kamulaştırılan ve askeri tesis olarak kullanılan kısımları ile ormanlık olduğu iddia edilen kısımlarının tam olarak belirlenmeden hüküm kurulmasını eksik bularak kararı bozmuş ve dosya bozma sonrası yeniden incelenmeye alınmıştır.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/947 E., 2025/1041 K.Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar, davacı ... İdaresi vekili ve davalılar Hazine ile ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Kadastro sonucunda, Bartın ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 540 parsel sayılı 601.000,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tutanağın irtifak hakları ve gayrimenkul mükellefiyetleri hanesine, "İntifa-ı Milli Savunma Bakanlığına aittir." şerhi yazılarak, tapu kaydı nedeniyle ... Askeri Üssü Sahası vasfıyla Hazine adına tescil edilmiş ve tapu kaydının beyanlar hanesine "2. Derece Kara Askeri Yasak Bölge İçindedir." şerhi yazılmıştır. 2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; 1957 yılında 362.200 m² olarak ... İtmal Destek Komutanlığı ihtiyacında kullanılmak üzere kamulaştırılıp Hazine adına tescil edilen Bartın ili ... ilçesi ... köyü 540 parsel sayılı taşınmazın daha sonra Hazine tarafından Milli Savunma Bakanlığına tahsis edildiğini, ancak taşınmazın tapulama çalışmaları sırasında 362.200 m²lik kısım dışındaki ormanlık alanın da parsele dahil edilerek intifa-i Milli Savunma Bakanlığına ait olmak üzere 601.000,00 m² yüzölçümü ile Hazine adına tescil edildiğini, dava konusu yerin öncesi ve eylemli durumu itibarıyla orman sayılan yerlerden olduğunu, tahsis isteklerinin kabul edilmediğini ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar Hazine ile ... vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, dava konusu taşınmazın öncesi itibarıyla orman sayılan yerlerden olmadığını, 362.200 m² yüzölçümündeki kısmının kamulaştırıldığını, üzerinde .... Askeri Tesislerinin bulunduğunu, bu nedenle ağaçlandırıldığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 28.11.2017 tarihli ve 2009/917 Esas, 2017/511 Karar sayılı kararı ile, davanın kabulüne, Bartın ili ... ilçesi ... köyü 1 66... parsel (eski 540 parsel) sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, beyanlar hanesinde bulunan 20.06.1995 tarih ve 1270 yevmiye numaralı "2. Derece Kara Askeri Yasak Bölge İçindedir", şerhler hanesinde bulunan 26.06.1967 tarihli ve 695 yevmiye numaralı "İntifa-i ...'na Aittir" belirtmelerinin silinmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 28.11.2017 tarihli kararına karşı davalılar Hazine ile ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 26.10.2018 tarihli kararı ile, yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle, davanın kabulüne, Bartın ili ... ilçesi ... köyü 1 66... (eski 540) parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptaline, orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, beyanlar hanesinde bulunan “2. Derece Askeri Yasak Bölge İçindedir” ve “İntifa-ı Milli Savunma Bakanlığına Aittir” şerhlerinin silinmesine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİBölge Adliye Mahkemesinin 28.11.2017 tarihli kararının davalılar Hazine ile ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 01.03.2022 tarihli ve 2021/10208 Esas, 2022/1742 Karar sayılı ilamıyla, "dava konusu taşınmazın bütün halinde tek bir taşınmaz olmadığı, 1957 yılında kişilere ait taşınmazların da bulunduğu birçok taşınmazdan oluştuğu ve ... tarafından 362.200,00 m²lik alanın kamulaştırılarak kendisine tahsis edildiği, İlk Derece Mahkemesince kamulaştırılan ve tahsis edilen bölümlerin dava konusu taşınmazın hangi bölümüne denk geldiği, hangi bölümlerin ağaçlandırıldığı yönünde araştırma yapılmadan Milli Savunma Bakanlığınca kamulaştırılan ve Bakanlığa tahsis edilen alan belirlenmeden hüküm kurulmasının doğru görülmediği" gerekçesiyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20/A maddesine göre kayıt ve belgeler harita, plan ve krokiye dayanmakta ve bunların yerine uygulanması mümkün ise, harita, plan ve krokideki sınırlara itibar edileceği, dava konusu taşınmaza tesis kadastrosu sırasında ihdasen oluşan 26.06.1967 tarihli ve 48 sıra numaralı tapu kaydı ile kamulaştırma ve birleştirme yoluyla oluşan 20.02.1957 tarihli ve 76 sıra numaralı tapu kaydının uygulandığı, her iki tapu kaydının da 1/5000 ölçekli haritalarının bulunduğu, ağaçlandırma krokisinin ölçekli olduğu, kırık noktaları bulunduğu, krokilerde sınırların yazılı olduğu, Bartın 1. Asliye Hukuk Mahkemesine iki kez talimat yazıldığı halde anılan tapu kayıtları ve krokilerin bilirkişilerce uygulanamadığı, bu nedenle Ankara bilirkişi kurulu listesinden seçilen bir harita yüksek mühendisi ve bir fen bilirkişisinden rapor alındığı, bilirkişilerce düzenlenen 31.01.2025 tarihli kök rapor ve ek raporlarda kamulaştırma, ihdas ve ağaçlandırma haritaları ile dava konusu taşınmazın kadastro paftası ölçekleri eşitlenerek kamulaştırma, ihdas ve ağaçlandırma haritalarının kapsadığı alanların kadastro paftasında, 1944, 19 55... tarihli hava fotoğraflarında, yine dava konusu taşınmazın anılan hava fotoğraflarında açık ve koyu alanda kalan kesimleriyle, eğim durumlarının X ve Y değerli ve koordinatlı olarak gösterildiği, 30.04.2025 tarihli krokili bilirkişi ek raporunda, 1 66... parsel sayılı taşınmazın (A) harfiyle işaretlenen 320.584,2 43... yüzölçümlü bölümünün 20.02.1957 tarihli ve 76 sıra numaralı tapu kaydının dayanağı olan haritanın kapsamı içinde kaldığı, geriye kalan 281.501,874 m² yüzölçümlü bölümünün ise (B) harfiyle gösterildiği, taraf vekilleri tarafından sunulan bilirkişi raporlarına itiraz dilekçelerinde tespite dayanak tapu kayıtlarına ait haritaların kapsamının yanlış belirlendiği yönünde iddia ve itirazda bulunulmadığı, yine bilirkişilerce düzenlenen 14.03.2025 tarihli ek rapor ekindeki (16) ve (17) numaralı krokiler incelendiğinde, ihdasen oluşan 26.06.1967 tarihli ve 48 sıra numaralı tapu kaydına ait ihdas haritasının kapsadığı alanın tamamının 19 55... yıllarına ait hava fotoğraflarında koyu renkli, boylu orman ağaçları bulunan orman sayılan alanda kaldığı, bu durumda ihdas tapusunun kapsadığı alanın, ihdas tapusunun oluşturulduğu tarihte 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1. maddesi uyarınca orman sayılan yerlerden olduğu, yine ağaçlandırma haritasının kapsamının gösterildiği 14.03.2025 tarihli ek rapor ekindeki (4) numaralı krokide, 1944, 19 55... yıllarına ait hava fotoğraflarında aplikelerin yapıldığı, (16) ve (17) numaralı krokiler incelendiğinde dava konusu taşınmazın 20.02.1957 tarihli ve 76 sıra numaralı tapu kaydının dayanağı olan haritanın kapsamı içinde kalan kesiminin büyük bölümünün, aynı tapu kaydının dayanağı olan haritanın kapsamı dışında kalan güney doğusundaki kesiminin ve kuzeydeki bir bölümünün ağaçlandırma krokisinin kapsamı içinde kaldığı, ancak ağaçlandırma haritası içinde kalan kuzeydeki ve güney doğudaki kesimlerin tamamının 1944, 19 55... yıllarına ait hava fotoğraflarında koyu renkli, boylu orman ağaçlarının yer aldığı orman sayılan alanda göründüğü, ihdas tapusunun kapsadığı alanın ağaçlandırma haritasının kapsamı dışında kaldığı, ihdas haritasının kapsadığı alanda kendiliğinden yetişen orman ağaçlarının bulunduğunun tespit edildiği, buna göre dava konusu taşınmazın 1944, 19 55... tarihli hava fotoğraflarında ve 1945 tarihli memleket harikasında orman sayılan alanda gözüken kesimlerinin ağaçlandırma haritasının kapsamı içinde kalmasının o yerin öncesi itibarıyla orman sayılan yer niteliğini değiştirmeyeceği, öncesi itibarıyla orman sayılan yerde ağaçlandırma çalışma yapılmasının o yerde önceden var olan orman ağaçlarının tahrip edildiği, bu sebeple de ağaçlandırıldığı anlamı taşımaktan öteye gitmeyeceği, açıklanan nedenle öncesi itibarıyla orman sayılan yere ilişkin oluşturulan ihdas tapusu, tahsis kararı ve ağaçlandırma haritasına değer verilemeyeceği; dava konusu taşınmaza kadastro sırasında revizyon gören 20.02.1957 tarihli ve 76 sıra numaralı tapu kaydına gelince, anılan tapuya ait haritanın, dava konusu 1 66... parsel sayılı taşınmazın 30.04.2025 tarihli ek rapor ve ekindeki krokide (A) harfiyle gösterilen 320.584,243 m²lik bölümü ve dava dışı yeri kapsadığı, (A) harfiyle işaretlenen bölümün 1944, 19 55... tarihli hava fotoğraflarında ve 1945 tarihli memleket haritasında kısmen çalılık rumuzlu, düşük eğimli, yeşil renkli alanda, kısmen açık alanda kaldığı, (B) harfiyle işaretlenen 281.501,874 m²lik kısmının ise 1944, 19 55... tarihli hava fotoğraflarına göre ve eylemli biçimde orman sayılan yerlerden olduğunun belirlendiği, 20.02.1957 tarihli ve 76 sıra numaralı tapu kaydının iktisap sütununda 41 parça sahipli yerlerin kamulaştırıldığı, sahipli yerlerin dördünün tapu ile diğerlerine de ecdatlarından intikal suretiyle senetsiz tasarruf edildiği, sahipli yerler dışında kalan ve kamulaştırılan sahanın dörtte üçünü teşkil eden kısmın esasen Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki hali arazilerden bulunduğu, gerek sahipli gerekse Devlete ait kısımların birleştirilerek kül halinde ve cebri istimlak suretiyle 362.200 m² olarak Pelikan Askeri Üssü Sahası niteliği ile Hazine adına tescilinin yapıldığı, diğer taraftan 6831 sayılı Kanun'un 1/J maddesinde "funda ve makilerle örtülü orman ve toprak muhafaza karakteri taşımayan yerlerin orman sayılmayacağı" hükmüne yer verildiği, bu durumda dava konusu taşınmazın fen bilirkişileri tarafından düzenlenen 30.04.2025 tarihli ek rapor ekindeki krokide (A) harfiyle gösterilen 320.584,243 m²lik bölümünün 20.02.1957 tarihli ve 76 sıra numaralı tapunun haritasının kapsamı içinde kaldığı, yöreye ait en eski tarihli hava fotoğraflarında ve memleket haritasında kısmen açık alanda kısmen de eğimi düşük çalılık rumuzlu yeşil alanda gözüktüğü, 6831 sayılı Kanun’un 1/J maddesi, yine ... tarafından düzenlenen 25.01.2007 tarihli teknik rapor ve 08.05.2009 tarihli dava dilekçesinde "... İtmal Destek Komutanlığı ihtiyacında kullanılmak üzere kamulaştırılan 362.200 m² yüzölçümlü alan dışında kalan kısmın orman sayılan yerlerden olduğunun belirtildiği" gerekçeleriyle, davacının davasının kısmen kabul kısmen reddine, Bartın ili ... ilçesi ... köyü 1 66... (eski 540) parsel sayılı taşınmazın harita yüksek mühendisi ve fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 30.04.2025 tarihli rapor ve ekindeki krokide (B) harfiyle gösterilen 281.501,874 m² yüzölçümündeki bölümünün tapu kaydının iptali ile şerhsiz olarak orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın tamamının dava konusu edildiğini, orman bilirkişisi raporunda taşınmazın tamamının orman sayılan yerlerden olduğunun belirlendiğini, taşınmazın evveliyatı ve eylemli durumu itibarıyla orman olduğunu, kısmen ret kararı nedeniyle orman bütünlüğünün zarar göreceğini, ayrıca eğiminin %12'den fazla olup toprak muhafaza karakteri taşıdığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalılar Hazine ile ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın kamulaştırma tarihinde tarım arazisi olduğunu, üzerindeki ağaçların askeriye tarafından dikildiğini, talep olmadığı halde tapu kaydının beyanlar hanesindeki şerhlerin silinmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, orman kadastro çalışmasında taşınmazın orman sınırları dışında kaldığını, bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu, bozma ilamı gereklerinin yerine getirilmediğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekili ve davalılar Hazine ile ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazine ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.