Silahlı terör örgütüne üye olma suçunda etkin pişmanlık gösteren sanık hakkında TCK 221/4-2 uyarınca ceza indirim oranının üst sınırdan belirlenmesi gerektiği ve bu sebeple verilen hükmün bozulması.
Özet: Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkumiyet kararını inceleyen yüksek mahkeme, yargılama sürecinin usulüne uygun olduğunu ve mahkumiyetin esasının yerinde olduğunu tespit etmesine karşın, sanığın etkin pişmanlık hükümleri (TCK 221/4-2) kapsamında örgüt yapısı ve faaliyetleri hakkında verdiği bilgilerin faydalılık derecesi göz önüne alındığında, cezada öngörülen indirim oranının daha yüksek olması gerektiği kanaatine vararak hükmü bozmuş ve dosyanın yeniden değerlendirilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine hükmetmiştir.
3. Ceza Dairesi         2024/125 E.  ,  2026/11798 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/1333 E., 2022/1136 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ:...29. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/156 E., 2021/323 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 221/4-2, 62, 53, 58/9, 221/5 ve 63/1. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilen sanığın mahkumiyetine ilişkin yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla; sanık ve müdafinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediğinden reddine ancak;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.
5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/14 26... /12 92... .10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.).
5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Bu açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde;
Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdiği bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince üst hadden indirim yapılması gerekirken fazla cezaya hükmedilmesi;
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca...29. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise...Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2026 tarihinde oy çokluğu ile üye ...'ın karşı oyu ile karar verildi.
KARŞI OY
Silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yapılan yargılama sonucunda sanık ...'in üzerine atılı suçtan mahkumiyetine ilişkin hükmün temyiz edilmesi üzerine sayın çoğunluğun sanığın etkin pişmanlık kapsamındaki beyanlarına göre hakkında TCK'nın 221/4-2. cümlesi kapsamında cezasından yapılacak indirim oranının üst sınırdan yapılması gerektiğinden bahisle bozma kararı verilmiştir.
İncelenen dosya kapsamında, sayın çoğunluk ile aramızdaki ihtilaf "sanığın dosya kapsamına yansıyan etkin pişmanlık içeren beyanlarının TCK'nın 221/4-2. cümlesi kapsamında yapılacak indirim oranına" ilişkindir.
...emniyet imamı olan ve halen ... ülkesinde kaçak olarak bulunan ...'ın Türkiye'de bulunan örgüt mensuplarına maddi destek sağladığının anlaşılması üzerine bu kişinin eşi ...ve örgütün bölge muhasebecisi ...hakkında CMK'nın 140 ve devamı maddelerine göre yapılan teknik takip çalışmasında ...il emniyet imamı ...'ın eşi...in ... Nehrinden ... ülkesine kaçtığı, bu kaçıştan önce...'ın sanık ile...ilinde 03.09.2019 günü yüz yüze ve telefon görüşmelerinin bulunduğu, yine aynı gün kendi kullandığı ve başkası adına kiralanan araç ile...i ... üzerinden İpsala'ya götürdüğü,...'ın ise İpsala kırsalından ... Nehrini geçerek ...'a ulaştığı, sanığın baz bilgilerinin de buna paralel mevkilerden baz verdiği, en son...'ın "geçtik" diye mesaj atması üzerine sanığın...iline dönüş yaptığı, teknik takip ve tape ve baz bilgilerinine ilişkin kayıtların dosya içeriğinde mevcut olduğu,
Sanığın yakalanması üzerine etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulanacağını bildirerek örgüte müzahir okuldan mezun olduktan sonra üniversite eğitimi sırasında örgüte ait evlerde kaldığını, bu esnada örgütün talimatı ile (... kod ...) lise öğrencilerine örgüt evinde dersler verdiğini, 4. sınıfta okurken evden ayrıldığını, ancak Yıldırım kod Burhan isimli kişinin kendisi ile irtibata geçerek hukuk ve İİBF'de okuyan öğrencilerin kendileri için önemli olduğunu, önemli iyi yerlere gelmesi açısından örgüt evlerinde kalmaya devam etmesi gerektiğini söylemesi üzerine yeniden örgüt evinde kalmaya başladığını söylemiş ise de;
...Bağ'ın yurt dışına kaçırılması eylemi ile ilgili teknik takip sonucu elde edilen görüşme içerikleri ve baz kayıtlarına rağmen sanık; ...ile bir adli dosya ile ilgili görüştüğünü, bu kapsamda arkadaşı adına kiralanmış araç ile...i de alarak ... iline gittiğini, adliyede bu dosyaya baktığını, sonrasında...in "benim biraz işim var sen git" demesi üzerine ... ilinden ayrıldığını savunmuş ise de sanık savunmasının dosya kapsamı ile örtüşmediği, baz kayıtlarından sanığın hiç ... iline gitmediği, baz silsilesinden bu durumun şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlendiği, sanığın örgütsel saikle gerçekleştirdiği ...ili emniyet imamının yurt dışına kaçışına aktif olarak katıldığı halde etkin pişmanlık beyanlarında bu hususlara ilişkin dosya kapsamına aykırı bir savunma yaptığının anlaşılması nedeniyle;
İlk derece mahkemesinin gerekçe içeriğinde de açıklandığı üzere; sanığın TCK'nın 221/4-2. cümlesi kapsamındaki indirim oranının dosya içeriğine uygun olduğu ve hükmün onanması gerektiği vicdani kanaati ile sayın çoğunluğun bozma yönündeki düşüncesine iştirak edilmemiştir.