Silahlı terör örgütü üyeliği mahkumiyetinin, iletişim sistemi delili ve tanık beyanlarının usulüne uygun araştırılmaması sebebiyle Yargıtay tarafından bozulması.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi kararının temyiz incelemesinde, sanığın kullandığı iddia edilen özel iletişim uygulamasının teknik verilerle şüpheden uzak bir şekilde tespit edilmemesi, örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında bilgi olup olmadığının araştırılmaması ve sanığın mahkumiyetine esas teşkil eden beyanları olan tanıkların kanun maddeleri uyarınca sanık huzurunda veya istinabe yoluyla doğrudan dinlenmeden hüküm kurulması nedeniyle eksik araştırma yapıldığı tespit edilerek, yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
3. Ceza Dairesi         2023/17736 E.  ,  2026/8772 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/687 E., 2022/292 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/333 E., 2020/144 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında; "... iletişim sisteminin .../PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetilmekle,
... kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ... uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, buna dair delilin atılı suçun sübutu/vasfının tayini açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ayrıntılı ... tespit ve değerlendirme raporlarının ilgili birimden yeniden istenmesi, UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut bilgi olup olmadığı araştırılıp bulunması halinde temin edilmesi, temyiz kanun yolu aşamasında geldiği anlaşılan ve sanık hakkında beyanda bulunan .... ve....'nin teşhis ve ifade tutanaklarının CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılması, bu kişi ve tespit edilmesi halinde diğer şahıslar ile beyanları sanığın mahkumiyetine esas alınan fakat başka mahkemede haberdar edilmediği celsede ve kollukta alınan beyanlarının okunması ile yetinilen tanıkların doğrudan aleni duruşmada sanık huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık sıfatıyla dinlenmelerinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve taktiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.