Yargıtay 3. Ceza Dairesi, asker şahsın ankesörlü hatla mahrem imamla irtibatı gerekçesiyle silahlı terör örgütü üyeliği suçundan eksik soruşturma nedeniyle verilen mahkûmiyet kararını bozarak tanık dinlenmesini emretti.
Özet: Yargıtay, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkûmiyet kararını, sanığın sabit/ankesörlü hat aramalarındaki bağlantılarının ve örgütlü suçlar bilgi bankasındaki beyanların yeterince araştırılmaması, ayrıca etkin pişmanlık hükümleri hakkında usulüne uygun bilgi verilip detaylı ifadesinin alınmaması gibi eksik incelemeler nedeniyle maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya konulamadığı gerekçesiyle bozarak, davanın yeniden incelenmesi için ilk derece mahkemesine geri göndermiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1145 E., 2022/470 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/65 E., 2020/280 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 esas, 2019/6842 karar sayılı ilamında ve dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere; asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı" hususu gözetilerek; sanığın örgütle organik bağ kurarak hiyerarşik yapısına dahil olmak suretiyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren faaliyetlerde bulunup bulunmadığına ilişkin maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasını teminen, sabit/ankesörlü hat inceleme raporununda sanıkla birlikte arandığı tespit edilen ve kovuşturma aşamasında dinlenmeyen şahıslar ile UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında araştırma yapılarak beyanda bulunan kişilerin tespiti halinde bu kişilerin usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmeleri ve ayrıca soruşturma ve kovuşturma aşamasında kişisel faaliyetleri ile ilgili bir takım bilgiler veren sanığa etkin pişmanlık kurumunun mahiyet ve şartları da anlatılıp ayrıntılı ifadesi alındıktan sonra gerekirse teşhis işlemi yaptırılıp verdiği bilgilerin doğruluğu ve faydalılılığı ilgili kurumlardan da sorularak hasıl olan sonuca göre sanığın hukuki durumunun tayin ve taktiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.