Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin Marka Tescilinde İltibas, Hükümsüzlük ve Kötüniyet İddialarını Değerlendiren Kararı
Özet: Dava, davacının tescilli “...” markaları ile davalının “...” ibareli marka başvurusu arasında, ortak kullanılan “...” teriminin ayırt ediciliği ve kullanım alanları dikkate alındığında karıştırılma ihtimali bulunup bulunmadığı ile yeniden inceleme ve değerlendirme kurulu kararının iptali ve davalı markasının hükümsüzlüğü talebi üzerine kuruludur; davacı markalar arasında görsel ve işitsel benzerlik, aynı mal/hizmet sınıfları ve kötü niyet iddia ederken, davalı “...” ibaresinin biyoteknoloji ve veterinerlikte yaygın bilimsel bir terim olduğunu, markaların bütüncül olarak farklı algılanacağını ve başvurusunun iyi niyetli olduğunu savunmaktadır.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/51 Esas - 2026/224

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA"
ANKARA
4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2025/51
KARAR NO : 2026/224
DAVA : Marka ... Kararı İptali-Hükümsmüzlük
DAVA TARİHİ : 03/02/2025
KARAR TARİHİ : 11/05/2026 Yazım Tarihi: 22/05/2026
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkili şirketin 2016 yılında kurulduğunu, hayvan yem ve ilaçları, tarım, bahçecilik alanlarında faaliyet gösteren, 120’den fazla markasıyla ülkenin en bilinir firmalarından olduğunu, müvekkilinin 01.,05.,31.,35.,44.sınıflarda tescilli “...” ibaresini içeren markaları olduğunu, davalının ...sayılı “...” ibareli başvurusunun müvekkili markaları ile görsel ve işitsel olarak benzer olduğunu, markalarda “...” ibaresinin ortak olduğunu, SMK 6/1 kapsamında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, mal/hiznet sınıflarının aynı olduğunu, davalı başvurusundaki “...” ibaresinin “yukarıda”, “üzerinde” anlamlarına gelen latince bir ibare olduğunu, her sektörde sıkça kullanıldığını, ayırt ediciliği olmadığından yanına geldiği ibareye de bir ayırt edicilik katmadığını, davalı başvurusunun kötüniyetli olduğunu beyan ederek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun ... sayılı kararının iptaline, davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı firma vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Müvekkili şirketin 2021 yılında kurulduğunu, büyükbaş ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinde hayvan sağlığını ve verimliliği artırmak amacıyla vitamin ve mineral premiksleri ürettiğini, ... kararının hukuka uygun olduğunu, markaların görsel ve işitsel olarak farklı olduğunu, “...” ibaresinin biyoteknoloji, gıda ve veterinerlik sektörlerinde yaygın olarak kullanılan ve bilimsel bir kökene dayana bir terim olduğunu, herhangi bir kişinin tek başına sahiplenemeyeceğini, “...” nin doğada yaygın olarak bulunan bir maya türü olduğunu, bu bilimsel terimin kısaltması niteliğinde olan “...” ibaresinin biyoteknoloji ve hayvan besleme sektörlerinde uzun yıllardır kullanıldığını, ticari markalar arasında yaygın şekilde yer aldığını, başvurunun “...” ön ekiyle yeni ve farklı bir anlam kazandığını, tüketicilerin markaları bir bütün olarak algılayacağını, ürünlerin veteriner gözetiminde kullanıldığını, tüketicinin ürünü bilinçsizce satın almayacağını, markalar arasında benzerlik olmadığından SMK 6/9 maddesindeki koşulların oluşmadığını, başvurunun ticari amaçlarla ve dürüst niyetle gerçekleştirildiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı firmanın ...başvuru sayılı markası ile davacı firmanın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği, dava dilekçesinde belirtilen davalının marka başvurusunda kötü niyetli olduğu yönündeki davacı taraf iddiasının yukarıda belirtilen iltibas iddiasına ilaveten davalı markasının tescili halinde hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
... kararının 03/12/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 03/02/2025 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.
... ...'nun ... sayılı kararında; "...başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun .... sayılı " ...", "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
Bu çerçevede yapılan incelemede başvurunun herhangi bir unsur öne çıkarılmaksızın bütünleşik olarak yazılı "..." ibaresinden oluştuğu görülmüş, ilgili tüketicilerin başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği kanaatine varılmış ve başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen marka bütünüyle bıraktıkları izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmamıştır. Bu itibarla, markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Sayılan nedenlerle işbu itirazın reddi gerekmiştir.
KARAR; İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.",
Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır.
SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
Yargıtay’ın yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere, farklı sınıf ve/veya alt gruplarda yer alan mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının tespitinde, bahse konu mal veya hizmetlerin hitap ettiği tüketici kesiminin özellikleri dikkate alınmak suretiyle;
Bu mal veya hizmetlerin benzer ihtiyaçları giderip gidermediği,
Dağıtım kanallarının ve satış yerlerinin aynı olup olmadığı,
İkame imkanlarının bulunup bulunmadığı, birbirlerini tamamlayıcı niteliklerinin bulunup bulunmadığı,
Benzer markaları bu farklı sınıf ve alt gruplardaki mal veya hizmetler üzerinde gören tüketicilerin herhangi bir şekilde markalar arasında veya marka sahibi işletmeler arasında bir bağlantı kurup kurmayacağı
hususları göz önünde tutulan kıstaslar arasındadır.
Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı başvuru Markası Davacı Markaları
... (...) ...
24/03/2026 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ÖZETLE; "1-Davaya konu başvuru ile davacının itiraza mesnet markalarının aynı malları kapsadığı,
2-Markalar arasında SMK 6/1 kapsamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu,
3- ... kararının yerinde olmadığı,
4-Davalının kötü niyetinin ispatlanamadığı,
5-Davalı başvurusunun hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu" şeklinde ifade edilmiştir.
Davalı firma vekilinin yeni bir heyetten rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talep reddedilmiştir.
GEREKÇE:
Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;
Davalının "... " ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "... " ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu;
Diğer yönden bilirkişi raporunda sayfa 3-4-5 deki karşılaştırma tablosu ile taraf markaları arasında emtia benzerliği de oluştuğu;
İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının "..." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının"... " ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı ; diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının "... " ibareli tescilli markalı mallarından satın almak/yararlanmak isterken davalının "... " ibareli başvuru markalı malı satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği ; ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından benzerlik nedeniyle başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşabileceği yai markaları karıştırabileceği bu açılardan SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu kanaati oluştuğu;
Diğer yönden ;
Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı;
Ancak bu durum yukarıda anlatılan iltibası ortadan kaldırmadığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın KABULÜNE,
2-Dava konusu .... sayılı ... kararının dava konusu edilen ...sayılı markanın kapsamında emtialar açısından ... kararının iptaline,
3- Dava konusu ...sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne sicilden terkin edilmesine, karar kesinleştiğinde ... müzekkere yazılmasına,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin düşümü ile bakiye 116,60 TL'nin davalılardan eşit tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
5-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine,
6-Davacının yaptığı; 15.000,00 TL bilirkişi ücreti, 256,00 TL tebligat ücreti, 615,40 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 15.871,40 TL yargılama giderinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine,
7-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.11/05/2026
Katip .... Hakim ....
E-İmzalıdır E-İmzalıdır