Sanığın terör örgütü üyeliği davasında TCK 221/4 etkin pişmanlık hükümlerinin yeterince tartışılmaması nedeniyle Yargıtay 3. Ceza Dairesi yerel mahkeme kararını bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkûm edilen sanık hakkında verilen kararın temyiz incelemesinde, sanığın soruşturma evresinden itibaren örgüt ve kendi faaliyetleri hakkında bilgiler vermesine karşın, Türk Ceza Kanunu’nun 221/4-2. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının ve bu bilgilerin stratejik önemi ile suçtan pişmanlık duyanların topluma kazandırılması amacının yeterince değerlendirilmeden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu tespit edilmiştir; bu bağlamda, verilen bilginin niteliği, elverişlilik derecesi ve verildiği aşama dikkate alınarak uygulanacak ceza indirimi oranının belirlenmesi gerekliliğinin tartışılmaması eksiklik olarak görülüp, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/797 E., 2022/1225 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/211 E., 2020/37 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9. ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadale bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. TCK'nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 esas, 2015/1292 karar, 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 karar). TCK'nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3'ten 3/4'e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; soruşturma aşamasından itibaren kişisel faaliyetleri ve örgüt üyeleri ile ilgili bir takım bilgiler veren sanık hakkında TCK'nın 221/4-2. cümlesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması; Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, tebliğnâmeye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.