Silahlı terör örgütüne üyelik mahkumiyetinin; tanık dinleme haklarının ihlali, veri analiz raporu ve ilgili kişilerin araştırılmaması gibi eksiklikler nedeniyle Yargıtay tarafından bozulması.
Özet: Yüksek mahkeme, sanığın silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkumiyet kararını; suçun sübutu açısından belirleyici delil olan tanıkların sanık huzurunda doğrudan dinlenerek çapraz sorgu imkanı tanınmaması, dosyaya gelen veri analiz raporu ve UYAPtaki bilgilerin sanık ve müdafiine okunup beyanlarının alınmaması, tanıklarca ismi geçen veya örgütle iltisaklı olabileceği belirtilen kişilerin kimliklerinin tespit edilerek haklarında soruşturma olup olmadığının araştırılması ve mahkeme huzurunda usulüne uygun dinlenmeleri gibi eksik araştırmalar ile savunma haklarının kısıtlanması nedenleriyle bozmuştur.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1548 E., 2022/1378 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 28. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2020/166 E., 2021/323 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM : TCK'nın 314/2, TMK'nın 5/1, TCK'nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63. maddeleri uyarınca hükmedilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;1. Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen ... Ç.'nin doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek hüküm verilmesi, 2. Temyiz aşamasında dosyaya gelen, veri analiz raporunun, 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması, raporda sanığın öğretmeni ile zümre başkanı olarak belirtilen kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile haklarında .../PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı soruşturma yürütülüp yürütülmediğinin araştırılarak, soruşturma yürütüldüğünün tespit edilmesi durumunda söz konusu dosyaların getirtilip incelenmesi ve mahkeme huzurunda yahut SEGBİS yoluyla sanık ve müdafiine soru sorma hakkı da tanınmak suretiyle tanık sıfatıyla dinlenilmesi lüzumu,3. Mahkemece beyanları hükme esas alınan tanık ... Ç.'nin ifadesinde, sanıkla aynı örgüt evinde kaldığını söylediği ... U. adlı kişinin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile hakkında .../PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı soruşturma yürütülüp yürütülmediğinin araştırılarak, soruşturma yürütüldüğünün tespit edilmesi durumunda söz konusu dosyaların getirtilip incelenmesi ve mahkeme huzurunda yahut SEGBİS yoluyla sanık ve müdafiine soru sorma hakkı da tanınmak suretiyle tanık sıfatıyla ifadesine başvurulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,4. UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut bilgi olup olmadığının araştırılması, tespit edilmesi halinde bu şahısların usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmeleri sağlanarak 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine diyeceklerinin sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,5. Kabul ve uygulamaya göre;Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup, yakalanma ile temadi kesileceğinden, ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesinin karar başlıklarında suç tarihinin sanığın yakalanma tarihi olan "27.04.2017" yerine "19.09.2017" olarak yazılması, Hukuka aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz istemeri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.