2. Ceza Dairesi hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve kamu malına zarar verme suçlarına ilişkin temyiz incelemesinde, hırsızlıkta lehe kanun uygulanmamasıyla fazla ceza tayini, kamu malına zarar vermede zamanaşımı nedeniyle düşme ve iş yeri ihlalinde onama kararı verdi.
Özet: Sanıklar hakkında verilen mahkumiyet kararlarının temyiz incelemesinde, iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümlerin, yazım hatalarına ve aleyhe temyiz olmaması nedeniyle uygulanmayan artırım nedenlerine rağmen onandığı; kamu malına zarar verme suçundan verilen hükümlerin, suçun işlendiği tarihten itibaren sekiz yıllık asli zamanaşımı süresinin dolması sebebiyle bozulduğu ve bu konuda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davanın düşürülmesine karar verildiği; hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin ise, suç tarihi itibarıyla sanıklar lehine olan eski kanun maddesi yerine, sonradan yürürlüğe giren ve daha ağır ceza öngören yeni kanun maddesinin uygulanması sonucu fazla ceza tayin edilmesi nedeniyle bozulduğu, ayrıca tekerrür hükümlerinin eksik uygulanmasının aleyhe temyiz olmaması sebebiyle bozma nedeni yapılmadığı tespit edilmiştir.

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/80 E., 2015/13 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, kamu malına zarar vermeHÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozmaSanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I- Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümlere yönelik; sanık ... müdafii ile sanıklar ..., ... ve ...'in temyiz istemleri yönünden yapılan incelemedeSomut olayda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/4 ve 119/1-c maddelerinin uygulanma şartları oluştuğundan zamanaşımı süresinin dolmadığı belirlenerek yapılan incelemede;Gerekçeli karar başlığında ve hüküm fıkrasında suç isminin "iş yeri dokunulmazlığının ihlâli" yerine "konut dokunulmazlığını ihlâl etme" olarak yanlış yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak görülmüş ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesine rağmen, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c maddesinin uygulanmaması ise aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile aynı Kanun'un 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz istemleri yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, II- Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik; sanık ... müdafii ile sanıklar ..., ... ve ...'in temyiz istemleri yönünden yapılan incelemede5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi gözetilerek, 28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 65. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 152/1-a maddesindeki kamu malına zarar verme suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/2-d maddelerinde öngörülen 8 yıllık asli zamanaşımının, karar tarihi olan 06.01.2015 tarihinden, Dairemizin inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ile sanıklar ..., ... ve ...'in temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hâlen yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞÜRÜLMESİNE, III-Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik; sanık ... ve ... müdafiileri, sanıklar ..., ... ve ... ile üst Cumhuriyet savcısı ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yönünden yapılan incelemedeSanıklardan ...'nın, tekerrüre esas alınan Çiçekdağı Asliye Ceza Mahkemesinin 21.12.2011 tarihli, 2011/113 Esas ve 2011/182 Karar sayılı ilâmında da sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesinin uygulanmış olması karşısında, sanığın ikinci kez mükerrir olduğunun gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;1- Suç tarihinin 6545 sayılı Kanun’un yürürlük tarihi olan 28.06.2014 tarihinden önceki bir tarih olan 24.04.2012 tarihi olduğu ve suç tarihi itibarıyla sanıkların daha lehine olan 6545 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile değişiklik yapılmadan önceki haline göre 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasını düzenleyen 5237 sayılı TCK'nın 142/1-a maddesinin uygulanması gerekirken, (temel ceza alt sınırdan tayin edilmesine rağmen) 3 yıldan 7 yıla kadar hapis cezasını öngören 6545 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile değişik TCK'nın 142/1-a maddesi uyarınca temel cezanın 3 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle sanıklar hakkında fazla ceza tayini,2- Suç tarihi itibarıyla sanıkların daha lehine olan 6545 sayılı Kanun’un 63. maddesi ile değişiklik yapılmadan önceki haline göre 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesindeki artırım oranı en fazla 1/3 olduğu halde, bu oranın da üstünde bir oran olan 1/2 oranında artırım yapılarak fazla ceza tayini,3- 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile aynı Kanun'un 53. maddesinde yapılan değişikliğin dikkate alınmaksızın, yazılı şekilde karar verilmesi,4- Sanıklardan ...'nın, tekerrüre esas alınan Çiçekdağı Asliye Ceza Mahkemesinin 21.12.2011 tarihli, 2011/113 Esas ve 2011/182 Karar sayılı ilâmında hükümlülüğün birden fazla suçtan verilen cezalardan oluşması karşısında, en ağır cezayı içeren hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemiş olması,5- Soruşturma aşamasında 24.04.2012 tarihinde ... Polis Merkezi Amirliği tarafından elektrik mühendisi bilirkişiye yaptırılan değer tespitine göre, trafikte sanık ... adına kayıtlı araçta ele geçirilen suça konu malzemelerin tamamının toplam değerinin 13.000 TL olduğunun belirtildiği; katılan kurum tarafından gönderilen 19.06.2012 tarihli yazıda suça konu bir kısım eşyaların toplam değerinin 3.623 TL olduğunun bildirildiği; kovuşturma aşamasında bilirkişiden alınan raporda suça konu akülerin toplam değerinin 340 TL olduğunun belirtildiğinin anlaşılması karşısında; 24.04.2012 tarihli muhafaza altına alma tutanağı uyarınca sanığın aracında ele geçirilen suça konu malzemelerin toplam değerinin ne kadar olduğunun alanında uzman bilirkişiye gerektiğinde yeniden hesaplattırılarak, suç konusu değerin çelişki arz etmeyecek şekilde netleştirilmesinden sonra, suçta kullanılması nedeniyle müsaderesine karar verilen ve sanığa ait 1998 model, Volkswagen marka kapalı kasa kamyonetin müsadere edilip edilemeyeceğinin belirlenmesi amacıyla, suçta kullanılan araç ile suça konu eşyaların değeri göz önüne alınarak aracın müsadere edilmesinin TCK'nın 54/3. maddesi uyarınca işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurup doğurmayacağı ve hakkaniyete uygun düşüp düşmeyeceğinin tayini bakımından, suça konu eşyalar ile suçta kullanılan aracın suç tarihindeki değerlerinin karşılaştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu ve müsadereye ilişkin herhangi bir gerekçe gösterilmeden aracın müsaderesine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve ... müdafiileri, sanıklar ..., ... ve ... ile üst Cumhuriyet savcısı ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.