Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat davasında ilk derece mahkemesince koşulların oluşmadığı gerekçesiyle verilen ret hükmünün istinaf incelemesine ilişkin kararı.
Özet: Trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat davasında, kırmızı ışık ihlali yapan sürücü tarafından yaralandığını iddia eden davacının kendi kusurunu reddederek tazminat talep ettiği; ilk derece mahkemesinin başlangıçta arabuluculuk şartı nedeniyle reddettiği manevi tazminat talebinin, Bölge Adliye Mahkemesince ticari dava niteliğinde görülmeyip esastan incelenmesi gerektiği yönündeki bozma kararı üzerine, yeniden yapılan yargılamada davacının kalıcı maluliyetinin bulunmadığı, her iki tarafın kusurlu olduğu, yaralanmanın hafif olduğu ve manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçeleriyle talebin reddedildiği, davacı vekilinin bu ret kararına istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmaktadır.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ: 30/04/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 13/01/2022
DAVANIN KONUSU: Manevi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan)
GEREKÇE TARİHİ: 30/05/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı 2005 model Hyundai Elantra marka araç ile 19/10/2019 tarihinde Denizli ilii ... ilçesi, ... mahallesi, ... caddesi üzerinden ... caddesi istikametine doğru kendi şeridinde normal hızında seyir halindeyken maliki ve sürücüsü ... olan ... plakalı aracın ... caddesi kavşağına geldiğinde kendisine trafik sinyalizasyon ışıklılarının kırmızı fasılalı ışık yandığı halde durmayarak yada hızını azaltmayarak yola devam etmesi neticesinde müvekkilinin aracına çarparak tam kusurlu ve yaralanmalı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, trafik polislerince tutulan bu kaza tespit tutanağına göre ... plakalı araç sürcüsü ...’in kavşaklarda geçiş önceliğine uymama maddesini ihlal ettiğinin, müvekkilinin ise kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmamak kuralını ihlal ettiğinin anlaşıldığını, müvekkiline atfedilen kusuru kabul etmediklerini, oluşan kazanın özelliğine ve kaza mahallinin resimlerine bakıldığında karşı araç sürücüsünün kusurunun çok açıkça görüleceğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kazada yaralanan müvekkili için 3.400,00 TL manevi tazminatın ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50,00 TL geçici, 50,00 TL kalıcı iş göremezlik zararı ile 50,00 TL tedavi bedelinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline izafe edilen kusuru kabul etmediklerini, davacının hayatını idame etmede güçlük çektiği iddialarının asılsız olduğunu, bildikleri kadarıyla dava tarihi itibariyle davacının 67 yaşında olduğunu ve emekli olduğunu, herhangi bir iş gücü kaybının söz konusu olmadığını beyan ederek hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderleri taleplerinin 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğunda olduğunu, arabuluculuk süreçlerinde etkin müzakere yapma hakları elinden alındığından davanın usulden reddini, KTK'nın 97. maddesi gereği eksik evrakla başvuru yapıldığından davanın usulden reddini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderleri talepleri teminat dışı olduğundan davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda ... esas, ... karar sayılı 18/03/2021 tarihli karar ile dava şartı olan arabuluculuk oturumunda davalı ... bulunmadığından manevi tazminat talebine ilişkin davanın reddine, maddi tazminat talepleri yönünden ise sulh nedeniyle dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İstinaf incelemesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi ... esas, ... karar sayılı, 17/11/2021 tarihli karar ile davacı ile davalı ... arasında görülen manevi tazminat davasının sırf ticaret mahkemesinde açılmasının eldeki davayı ticari dava yapmayacağı, bu nedenle davacı ile davalı ... arasındaki manevi tazminat davasının Türk Ticaret Kanununun 5/a maddesindeki zorunlu dava şartı niteliğinde olmadığı gerekçesi ile mahkemece dosyadaki delil durumu dikkate alınarak davacının açtığı manevi tazminat istemleri yönünden işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın kaldırılmasına karar verilerek dosya mahkemesine iade edilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; “… davacıda kalıcı maluliyet oluşmamış olması, hem davacının hem davalı sürücünün kusurlu olduğu görülmekle, 29.12.2020 tarihli ATK raporunda tetkik ve tedavi sonrası aynı gün taburcu olduğu, 9-10 km yürüyebildiği ve vücudunda olaya ilişkin lezyon bulunmadığı ifade edilmiştir. 1954 doğumlu davacının manevi tazminat şartlarını sağlamadığı…” gerekçeleri ile; "A) Maddi tazminat talepleri yönünden karar verilmesine yer olmadığına, B)Manevi tazminat talebinin koşulları oluşmadığından reddine," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin kaza sonrası sevk edildiği hastanede müvekkilinin kaza sebebiyle göğsünde çeşitli kırıklar ve lezyonlar meydana geldiğinin gözlemlendiğini, tedavisi tamamlanarak taburcu edilen müvekkiline üç ay istirahat raporu verildiğini, davacının iki ay boyunca nefes darlığı çektiğini, adli tıp raporunda müvekkilinin 9-10 km nefes darlığı çekmeden yürüdüğünün beyan edildiğini fakat bu mesafenin müvekkili için çok kısa bir mesafe olduğunu, kazadan önce çok daha uzun mesafeleri herhangi bir sıkıntı çekmeden yürüdüğünün yakınları tarafından bilindiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber kazada davacının kusurlu olduğu düşünülse dahi bu durumun manevi tazminata hak kazanamaması için sebep olamayacağını, bunun ancak hükmedilecek tazminat miktarında indirim nedeni olabileceğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak manevi tazminat davasının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu ise manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Somut olayda 19/10/2019 tarihinde yaralamalı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kaza nedeniyle davacının hastaneye sevk edildiği, bir takım tedavi evraklarının düzenlendiği, mahkemece maluliyete ilişkin Pamukkale Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’ından alınan rapor ile davacının kaza nedeniyle sürekli maluliyetinin olmadığı, iyileşme süresinin 45 güne kadar uzayabileceği yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
6098 sayılı TBK'nın 56. maddesi gereğince; hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir düzenlemesine yer verilmiştir.
Şu halde, davacının bu yaralanma nedeniyle ruh ve vücut bütünlüğünün bozulduğu, bu yüzden de davanın yasal dayanağı olan TBK'nın 56. maddesinde öngörülen koşulların gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Mahkemece, davacıya yaralanması nedeniyle uygun bir miktar manevi tazminat takdiri gerekirken, yazılı şekilde istemin tümden reddi doğru bulunmamıştır.
Öte yandan 6100 sayılı HMK'nın 266 ve devamı maddelerinde ise; çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verileceği hususu düzenlenmiştir. Dosya kapsamından mahkemece dava konusu kaza ile ilgili tarafların kusurlarının tespiti yönünde herhangi bir araştırma yapılmadığı da anlaşılmıştır.
Hakim, olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile adalete uygun bir miktar paranın hak sahibine verilmesine karar verebilecektir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bu tazminat, bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde; takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
O halde, ilk derece mahkemesince öncelikle davaya konu kaza ile ilgili konusunda uzman bilirkişiden veya Adli Tıp Kurumu’ndan kusur raporu alınarak ve dosyada toplanan diğer deliller dikkate alınarak davacı lehine uygun bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/01/2022 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE,
8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.
...