Silahlı terör örgütüne üyelik ve kamu kurumları zararına dolandırıcılık suçlarında TCK 221/4 etkin pişmanlık indirimi uygulaması üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesi kararı.
Özet: Bu yargı belgesi, sanığın silahlı terör örgütüne üye olma ve kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçlarından mahkûmiyet kararlarına yönelik istinaf başvurularının incelenmesini içermektedir; dolandırıcılık suçuna ilişkin temyizler ve Hazine ve Maliye Bakanlığının terör örgütü üyeliği davasına katılımına dair başvuru usulden reddedilirken, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet hükmü usul ve yasaya uygun bulunarak onanmış, ancak karar, Türk Ceza Kanununun 221/4 maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarını ayrıntılı olarak ele alarak, sanığın yakalandıktan sonra örgüt içindeki konumuyla uyumlu, yeterli ve samimi bilgi vermesi halinde cezasında 1/3 ile 3/4 oranında indirim yapılabilmesinin esaslarını açıklamaktadır.
3. Ceza Dairesi         2023/5805 E.  ,  2026/2986 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1757 E., 2021/1336 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/273 E., 2019/369 K.
SUÇLAR : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık
SUÇ TARİHLERİ : 12.02.2019 (silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden) 06.01.2017 (dolandırıcılık suçu yönünden)
HÜKÜM : 1. TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 221/4, 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri;
2. TCK’nın 158/1-e, 158/3, 43/1, 168/2, 62, 52/2-4 ve 53. maddeleri, uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının reddi ve esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A. Katılan ... vekilinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan; sanık müdafiinin ve katılan ... vekilinin kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemleri
1. Bölge adliye mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan Hazine ve Maliye Bakanlığının istinaf başvurusunun, suçun niteliği itibariyle doğrudan doğruya zarar görmemesi ve bu nedenle de davaya katılma hakkının bulunmaması sebebiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 279. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca reddine karar verildiği, bahse konu kararın; 5271 sayılı Kanun’un 279. maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu (ve itiraz merciince de bu hususta bir karar verildiği) anlaşılmakla katılan ... vekilinin temyiz incelemesine yer olmadığına, dava dosyasının bu talep yönünden tebliğnameye aykırı olarak İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
2. Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu ile ilgili olarak, ilk derece mahkemelerince verilen beş yıldan az hapis ve adli para cezasına mahkumiyet kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının, 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca temyiz edilemez nitelikte olduğu anlaşıldığından, katılan ... vekili ile sanık müdafiinin temyiz taleplerinin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
B. Sanık müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemi,
Silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilen sanığın mahkumiyetine ilişkin yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediğinden reddine, ancak;
Kabul ve uygulamaya göre;
a. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.
TCK’nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığım söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E., 2015/1292 K. 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.).
TCK’nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde,
Hakkında soruşturma başlatılıp yakalandıktan sonra yargılama aşamasında etkin pişmanlık beyanlarını sunduğu, örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla örgütün yapısı, faaliyetleri, örgüt yapılanması ve mensupları ile ilgili verdiği ve kovuşturma sonuna kadar özü itibariyle dönmediği bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunulan aşama da gözetilerek cezasında üst hadden indirim yapılması gerekirken fazla ceza tayin edilmesi,
b. Etkin pişmanlıktan yararlanan sanık hakkında TCK’nın 221/5. maddesi uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.