Yargıtay 3. Ceza Dairesinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararının temyiz incelemesi sonucu onanması ile temel ceza belirlenmesi ve etkin pişmanlık hükümleri hakkında oy çokluğuyla verilen karara muhalefet şerhi.
Özet: Yüksek mahkeme, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararını, yargılama sürecindeki usuli işlemlerin ve elde edilen delillerin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle esastan reddederek onamış, ancak muhalif üye, temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan hatalı uzaklaşılması ile yakalanma sonrası örgütle ilgili samimi beyanlarda bulunarak etkin pişmanlık gösteren sanığın cezasında indirim yapılmaması gerektiğini savunarak karara şerh düşmüştür.
3. Ceza Dairesi         2023/12081 E.  ,  2026/11459 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/949 E., 2022/327 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/139 E., 2021/88 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2, 3713 Terörle Mücadele Kanun'un 5/1, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki usûli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafii ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
1-Anayasanın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykın olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması,
2-Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/14 26... /12 92... .10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.).
5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Bu açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde;
Hakkında soruşturma başlatılıp yakalandıktan sonra soruşturma ve kovuşturma aşamalarında etkin pişmanlık kapsamında beyanlarını sunan sanığın, tanık beyanlarında yer almayan polis eşlerine sohbet verme eylemini dahi ikrar ettiği, ... isimli gizli tanıktan elde edilen veri inceleme raporuna göre polis eşlerine sohbet veren öğretmen konumunda olduğu belirtilen sanık hakkında gizli tanıktan elde edilen bu veriyi destekleyen somut bir bilgi, belge ve beyan olmadığı halde sanığın ikrarlarıyla bu hususun ortaya konulduğu tüm dosya kapsamından anlaşılmakla sanığın örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla örgütün yapısı, faaliyetleri, örgüt yapılanması ve mensupları ile ilgili verdiği ve kovuşturma sonuna kadar özü itibariyle dönmediği bilgiler ve etkin pişmanlıkta bulunulan aşama da gözetilerek cezasında üst hadden indirim yapılması gerektiği halde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 1/2 oranında indirim yapılmasının kanuna aykırı olduğu düşüncesiyle sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne katılmıyorum.