Danıştay 5. Daire, Ohal KHKsı ile kamu görevinden çıkarılan personelin göreve iade talebinin reddi kararına karşı yapılan temyiz başvurusunu onadı.
Özet: 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacının, göreve iade başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali talebiyle açtığı davanın ilk derece ve istinaf mahkemelerince reddedilmesi üzerine; davacının ceza yargılamasındaki beraat kararlarının göz ardı edilmesi, savunma hakkının kısıtlanması, isnat edilen eylemin somutlaştırılmaması, OHAL KHKları ile kalıcı işlem tesis edilemeyeceği ve kanuna aykırı delil kullanımı gibi pek çok hukuka aykırılık iddiasıyla yaptığı temyiz başvurusu, alt mahkeme kararının usul ve yasaya uygun bulunarak onanmasıyla kesin olarak reddedilmiştir.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2025/14812 E.  ,  2025/10856 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/14812
Karar No : 2025/10856
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
-E Tebligat-
İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Ceza yargılamasındaki beraat kararının idari mahkemeler tarafından dikkate alınmaması nedeniyle masumiyet karinesinin ihlal edildiği, hiç kimsenin kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamayacağı, savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği, tesis edilen işleme dayanak eylemin somut biçimde ne olduğu, yeri, zamanı ve kime karşı yapılmış olduğunun hiçbir surette bildirilmediği, herkesin kendisine yönelik isnadın nedeni ve niteliğinden en kısa zamanda anladığı bir dilde ayrıntılı olarak haberdar edilme hakkına sahip olduğu, olayı, isnadın nedenini hukuki niteliğini bilmeyen insanın kendisini yeterince savunamayacağı, bu hususun savunma hakkının temelini oluşturduğu, silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması gerektiği, idarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza ihdas edilemeyeceği, kimsenin işlendiği zaman suç oluşturmayan bir eylemden dolayı suçlanıp cezalandırılamayacağı, OHAL Kanun Hükmünde Kararnamesi ile kalıcı nitelikte kamu görevinden çıkarma işlemi tesis edilemeyeceği, Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL KHK’ları ile sadece durumun gerektirdiği ölçüde OHAL’in neden olduğu konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, OHAL Kanun Hükmünde Kararnamelerinin yürürlükten kalktığı ve dava konusu işlemin yasal dayanağının kalmadığı, Bakanlar Kurulu'nun Anayasa ve yasaların kendisine vermediği bir yetkiyi kullanmak suretiyle işlem tesis ettiği, kanuna aykırı elde edilmiş bulguların delil olarak kabul edilemeyeceği, İstinaf incelemesinde dosyaya giren evraklarda aleyhine bir hususun bulunmadığı, dava konusu işlem ile çelişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkeleri, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi, çalışma hürriyeti, eğitim hakkı gibi haklarının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca davacının adli yardım isteminin kabulüne karar verilerek ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 15/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.