10. Ceza Dairesi, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen mahkûmiyetin, kamu davası açılmasının ertelenmesi kararındaki itiraz yolu bildirim eksikliği nedeniyle hukuka aykırı olduğunu belirten kanun yararına bozma talebini inceliyor.
Özet: Adalet Bakanlığının talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilen sanığın, erteleme kararında itiraz süresi ve merciinin usulüne uygun bildirilmemesi nedeniyle kararın kesinleşmediğini, bu yüzden denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamadığını ve dolayısıyla yükümlülük ihlalinin geçerli sayılamayacağını, kovuşturma şartının oluşmaması nedeniyle mahkemece verilen mahkûmiyet kararının kanun yararına bozulmasını ve durma kararı verilmesini istemiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/57 E., 2015/701 K.SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmaİNCELEME KONUSU KARAR: MahkûmiyetKANUN YARARINA BOZMAYOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulmasıKars 3. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, temyiz edilmeksizin 15.09.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 21.08.2025 tarihli ve 2024/34158 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.10.2025 tarihli ve KYB-2025/105411 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.10.2025 tarihli ve KYB-2025/105411 sayılı kanun yararına bozma isteminin;“Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 27.02.2023 tarihli ve 2022/7639 esas, 2023/1456 karar sayılı ilâmında yer alan "...şüpheli hakkında verilen Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 171 inci, 172 nci ve 173 üncü maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerektiği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararda kanun yolu başvuru süresinin şüpheliyi yanıltacak biçimde "7 gün" olarak gösterilmesinde kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usulsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu nedenle ihlal kabul edilen eylemin erteleme süresi içerisinde işlendiğinden söz edilemeyeceği, kovuşturma şartının gerçekleşmediği, mahkemesince verilen "durma" kararının kanuna uygun olduğu ..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında;Kars Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 24.11.2014 tarihli kamu dava açılmasının ertelenmesi kararında itiraz süresinin ve mercinin gösterilmediği, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı için karar sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve kovuşturma şartının da gerçekleşmediği cihetle, mahkemesince durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. GEREKÇEA. Şüpheli hakkında, 24.10.2014 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Kars Cumhuriyet Başsavcılığının 24.11.2014 tarihli ve 2014/5535 Soruşturma, 2014/17 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, kararın kesin olarak verildiğinin belirtildiği tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,B. Şüphelinin, kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere çağrıya uymayarak uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Kars Cumhuriyet Başsavcılığının 07.01.2015 tarihli ve 2015/34 Soruşturma, 2015/43 Esas, 2015/40 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,C. Kars 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 07.07.2015 tarihli ve 2015/57 Esas, 2015/701 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, temyiz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır.D. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye ve varsa müdafiine tebliğ edilmesi gerektiği, karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve erteleme kararı şüpheliye ve varsa müdafiine usûlüne uygun tebliğ edilmeden tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Sanık hakkında Kars Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 24.11.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar karar içeriğinde, sadece suçtan zarar görenin itiraz hakkı bulunduğu gerekçesi ile kararın kesin olarak verildiğinin belirtildiği, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2. ve 5271 sayılı CMK'nın 171., 172. ve 173. maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararda başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının usûlüne uygun şekilde gösterilmemesi nedeniyle, erteleme kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlüne uygun kesinleşmeyen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı nedeniyle de tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, kararın kesinleşmemesi nedeniyle beş yıllık erteleme süresi işlemeye başlamadığından yükümlülük ihlâlinden söz edilemeyeceği anlaşıldığından; Mahkemesince; dava zamanaşımı süresi de gözetilmek suretiyle açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı ise de;Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) ve adli sicilde yapılan incelemede, şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığınca 02.10.2024 tarihli ve 2024/4314 Soruşturma sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve incelemeye konu suç tarihi olan 24.10.2014 tarihinden önce ve sonra sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan birden fazla açık ve kapalı kaydın bulunduğu anlaşılmakla,Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği düzenlendiğinden, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden, Cumhuriyet başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınıp, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, dosyaların derdest ise incelemeye konu dava dosyası ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, incelemeye konu eylem nedeniyle yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip verilmeyeceği ya da incelemeye konu eylemin ihlâl niteliğinde eylem olup olmadığı veya eylemlerin tek suç, ayrı suç veya zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra hukukî durumun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.III. KARARA. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,B. Kars 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.07.2015 tarihli ve 2015/57 Esas, 2015/701 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,21.04.2026 tarihinde karar verildi.