Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliğinden verilen hükümde HTS kayıtları, bilirkişi incelemesi ve tanık dinlemeleri yönünden eksik araştırma olduğuna hükmetti.
Özet: Sanık hakkında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkumiyet kararının istinaf mahkemesince onanmasının ardından temyiz incelemesi yapan yüksek mahkeme, sanığın ByLock kullanımına dair savunmaları ve örgütsel bağlantılarını netleştirmek amacıyla, sanığın ByLocka bağlanıldığı kabul edilen gsm hattına ait HTS kayıtlarının getirtilmesi, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağındaki ilgili kişilerin HTS irtibatlarının ve baz istasyonu sinyallerinin uzman bilirkişi tarafından raporlanması, bu kişilere dair ceza soruşturmalarının araştırılması ve ifadelerinin alınması, ayrıca sanıkla aynı sohbet grubunda olduğu iddia edilen tanıkların ve başka bir dosyada sanık hakkında beyanda bulunan tanığın mahkeme huzurunda dinlenmesi gibi önemli delil toplama ve değerlendirme eksiklikleri bulunduğunu tespit ederek, yetersiz araştırma ile hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna kanaat getirmiş ve bu nedenle kararı bozmuştur.
3. Ceza Dairesi         2023/2160 E.  ,  2026/8732 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/71 E., 2021/1532 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/511 E., 2019/397 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, 5237 sayılı TCK'nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63. maddeleri gereğince mahkumiyetine ilişkin karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ... iletişim sisteminin .../PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ... kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; sanığın ... programına bağlanılırken kullanıldığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının getirtilmesi, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, temyiz aşamasında dosyaya gelen ... tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının, yine aynı baz istasyonundan sinyal alıp almadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, ... tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerekliliği,
2. Tanık ... Ç.'nin soruşturma aşamasında 12.02.2017 tarihinde alınan şüpheli ifadesinde "... 2015 yılı Aralık Ayı içerisinde ... bölgesi eğitim sorumlusu olan ... Y. isimli şahıs toplantı yaptığımız bir gün ... isimli .../PDY Silahlı Terör Örgütünün kullandığı haberleşme programını GOOGLE PLAY Sitesinden indirerek telefonlarımıza yüklememizi söyledi. 05...08 nolu hattıma yükledim. Ben programı yükledikten sonra 3 kişi daha beni kendi ... grubuna ekledi. Bu grupta aynı işyerinde çalıştığım ve benimle birlikte şuan gözaltında olan ..., ...., ... Kurumundan emekli ... P. vardı. Ara sıra beni ... da grupta bulunanların evine sohbet amaçlı götürürlerdi. Bu toplantılara ..., ... Y., ... Kurumundan Emekli ... P. ... Kurumunda çalıştığını bildiğim ... Ö. ve isimin şuan hatırlayamadığım bir —iki kişi daha katılırdı. Toplantılar her seferinde farklı bir grup üyesinin evinde yapılırdı...." şeklinde beyanda bulunduğu görülmekle, sanıkla aynı sohbet grubunda olduğu iddia olunan ve beyanlarına başvurulmayan ... P., ... Y. ve ... Ö. isimli şahısların açık kimlik bilgilerinin tespit edilerek doğrudan aleni duruşmada sanık ve müdafinin huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle tanık olarak dinlenmesi ile 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine diyeceklerinin sorulduktan sonra sonucuna göre sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3. Kovuşturma aşamasında dosyaya gönderilen ... A. isimli şahsın yargılandığı dosyada sanık hakkında beyanda bulunması sebebi ile ... A.'nın doğrudan aleni duruşmada sanık ve müdafiinin huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle tanık olarak dinlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
4. UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak silahlı terör örgütü .../PDY'nin kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonra örgütsel herhangi bir faaliyetinin olup olmadığının tespit edilebilmesi açısından, sanık hakkında herhangi bir bilgi, beyan veya ifade bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa söz konusu kişilerin aşama beyanları dosyaya getirtilmesi ve adı geçen şahısların tanık sıfatıyla usulüne uygun olarak dinlenmesinden sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerekliliği,
5. Kabul ve uygulamaya göre de;
Anayasa'nın 138. maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 61. maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması,
Hukuka aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.