İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenen, paslanmaz çelik ticari satışında eksik teslimat ve iade faturası kaynaklı itirazın iptali davasına ilişkin ilk derece mahkemesinin ret kararının istinaf incelemesi.
Özet: Davacı, ticari ilişki kapsamında ödemesini yaptığı paslanmaz çelik malzemelerin bir kısmının teslim edilmediği iddiasıyla düzenlediği iade faturasına davalının süresinde itiraz etmediğini belirterek, icra takibine yapılan itirazın iptali ve takibin devamı talebiyle dava açmış; ancak ilk derece mahkemesi, taraflar arasındaki ticari defterler, vergi bildirimleri ve yazılı delil başlangıcı niteliğindeki WhatsApp yazışmalarını değerlendirerek ve davalının fatura bedellerini ödediğini kabul etmesine rağmen, davanın reddine karar vermiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: 2026/1596 KARAR NO : 2026/1675T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: (KAPATILAN)BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: 09/06/2026NUMARASI : 2025/396 Esas - 2026/629 KararDAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/09/2026Taraflar arasındaki İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili ile davalı şirket arasında paslanmaz çelik malzeme alım-satımı konusunda ticari ilişki kurulmuş; bu kapsamda davalı tarafça 31.10.2024 tarihli ve ... numaralı fatura düzenlenmiş, fatura bedelinin müvekkili tarafından ödenmiş olduğunu, ancak faturaya konu malların belirli bir kısmının müvekkiline hiçbir zaman teslim edilmemiş, kısmi ifa gerçekleşmiş olduğunu, Mal teslim edilmemesine rağmen bedel ödendiği için, müvekkilinin 18.12.2024 tarihli ve ... numaralı iade faturası düzenlemiş olduğunu, İade sebebi "gelmeyen ürün" olarak belirtilmiş olduğu, Müvekkili şirket, faturaya konu bedel ile ilgili davalı şirketin muhasebe yetkilileriyle defalarca iletişime geçmiş, ödeme hususunda hatırlatma ve taleplerini iletmiş; ancak bu çağrılara herhangi bir dönüş alamamış olduğunu, Davalının ödeme yönünde hiçbir irade ortaya koymaması karşısında müvekkilinin, hukuki yolları tüketerek alacağını tahsil etmek amacıyla Bakırköy 14. İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız genel haciz yoluyla icra takibi başlatmak zorunda kalmış, ancak davalı taraf, açık ve muaccel nitelikteki borcunu ödememekle yetinmeyip, kötü niyetli şekilde bu takibe itiraz etmiş ve icra takibinin durmasına sebebiyet vermiş olduğunu, Somut olayda, davalı şirketin, söz konusu iade faturasına süresi içinde herhangi bir itirazda bulunmamış, Müvekkilince düzenlenen 18.12.2024 tarihli iade faturası ise, alacağın hukuken varlığını teyit eden ve müvekkili lehine yeni bir hak doğuran belge niteliğinde olduğunu, Bakırköy 14. İcra Dairesi ... Esas Sayılı İcra Dosyasındaki Davalının itirazının iptali ile icra takibinin devamına, Davalının haksız itirazı nedeniyle alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere İcra İnkâr Tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacının iddia ettiği gibi ödemesini yaptığı fakat siparişe göre eksik ürün gönderildiği iddiası gerçeği yansıtmamakta olduğunu, davacı tarafın, müvekkili şirketin kestiği faturaya itiraz etmemiş olduğunu, faturanın tanımı verilmiş olup faturanın tebliğinden itibaren 8 günlük itiraz süresi ve süresinde itiraz edilmediği takdirde ilgili fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılacağı hüküm altına alınmış olduğunu, yapılan ödeme karşılığında tam ve eksiksiz olarak ürünler teslim edilmiş ve teslimi yapılan ürünlerin bedeli davacı tarafından ödenmiş, davacıya ödediği miktarın karşılığında davacının da kabulünde olan ürünlerin teslim edilmiş olduğunu, davacının delil olarak ibraz ettiği whatsapp yazışmalarını kabul etmiyor olduklarını, müvekkili şirketin veya yetkilisinin veya yetkilendirdiği kişilerin böyle bir yazışması ve iletişimi söz konusu olmadığını, davacı tarafından kesilen iade faturasının kabul edilmemiş olduğu, söz konusu faturanın kabul edilmediği kendilerine şirket çalışanları tarafından bildirilmiş olduğunu, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddi ile kötü niyetli davacının % 20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "... açılan dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında faturaya dayalı malların bir kısmının teslim edilmemesi nedeniyle düzenlenen iade faturasından kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Tarafların incelenen ticari defter ve kayıtları, Vergi müdürlüklerine yapılan BA/BS bildirimleri ve yazılı delil başlangıcı niteliğinde olan Whatsaap uygulama yazışmaları birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında paslanmaz çelik malzeme alım-satımı konusunda ticari ilişki bulunduğu, Davalı tarafından Davacı yana ürün satışına ilişkin 2024 yılında Tutarı 762.034,-TL olan 2 Adet E-Fatura düzenlenmiş olduğu, Davacı tarafından Toplam Tutarı 762.034,-TL olan 2 Adet Fatura tutarının Davacı şirket yetkilisi ...’e ait Kredi Kartı ile 24.10.2024 tarihinde ön avans niteliğinde ödenmiş olduğu, zaten fatura bedellerinin ödenmiş olduğu hususunun Davalı tarafından da kabul edilmiş olduğu, Davalı taraf ödemeyi kabul etmekle birlikte malların Davacıya tam ve eksiksiz teslim edildiğini iddia etmekte ise de bu iddiasını ispatlayacak somut bir delil sunamamıştır. Taraflar arasındaki yazışmalar incelendiğinde Ticari defterlerde de kayıtlı olduğu gibi Davacı tarafın malların teslim edilmemesi nedeniyle iade faturası düzenlemek istediği, iki kez Davacı tarafından düzenlenen iade faturalarının Davalının sistemindeki hata ve sonra da faturanın yanlış kesilmesinden dolayı iptal edilmesinin istendiği, bunun Davacı tarafından yerine getirildiği bu faturaların 06.12.2024 tarihli ... no'lu ve “31.10.2024 tarihli ... numaralı 426.375,79 tutarlı faturaya istinaden düzenlenen iade faturasıdır.” açıklamalı 212.200,13 TL Tutarlı İade Faturası ile 11.12.2024 tarihli 222.304,90 TL Tutarlı ... numaralı iade faturaları olduğu, en son düzenlenen iade faturası nedeniyle Davacı tarafın davalıdan 222.304,90 TL alacaklı olduğu, bilirkişi tarafından ticari defterler doğru şekilde incelenmiş ise de taraflar arasındaki hukuki ilişki ve mal teslimi hususu anlaşılamamış olup hukuki niteleme mahkememize ait olduğundan yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmamış ve yukarıda açıklanan gerekçeler doğrultusunda 222.304,90 TL asıl alacak talebinin kabulüne karar vermek gerektiği fakat takipten önceki işlemiş faiz talebi yönünden takip tarihinden önce Davalının usulüne uygun olarak temerrüde düşürülmediği ve ayrıca TTK 1530,maddenin sadece mal tedarik sözleşmelerinde uygulama alanı olması nedenleriyle takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine karar vermek gerekmiş, neticeten açılan davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, ayrıca dava konusu alacak likit yani belirlenebilir olup davacı tarafın talebi ve davalının haksız olduğu anlaşılmakla kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmekle davanın kısmen kabulüne" ; 23.06.2026 tarihli ek karar ile "...HMK 305/A md. Gereğince dava dilekçesinde talep kısmında HMK 329 md'ye göre akdi vekalet ücreti de talep edilmiş ise de yargılamanın sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği davalının kötü niyetle hareket ettiğinin kanıtlanamadığı bu nedenle HMK 329. md uyarınca akdi vekalet ücreti talebinin reddine karar verilerek hükmün 305/A md. Uyarınca bu şekilde tamamlanmasına yönelik talebinin koşulları oluşmadığından reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, davalı tarafın haksız itirazının iptali ile asıl alacak ve icra inkar tazminatı taleplerinin kabulüne karar verilmiş ise de takip öncesi işlemiş faiz taleplerinin reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, aynı şekilde dava dilekçelerinde açıkça talep etmiş oldukları HMK m. 329 kapsamındaki akdi vekalet ücreti taleplerinin değerlendirilmemesi ve bu husustaki hükmün tamamlanması taleplerinin reddinin yerinde olmadığını, borcun kaynağı salt iade faturası olmayıp taraflar arasındaki satış sözleşmesine uygun olarak davalının eksik ifası olduğunu, davalının temerrüdünün faturadaki vadeye uygun 18.12.2024 olduğu iddiaları baki kalmak kaydıyla bir an için TTK m.1530 uygulandığında dahi 30 günlük ödeme süresi sonunda mütemerrit olması gerektiğini, HMK m. 329 kapsamında akdi vekalet ücretinin yargılama gideri olarak karşı yana yükletilmesi gerektiğini, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/396 Esas - 2026/629 Karar sayılı ilamının reddolunan kısım yönünden istinaf incelemesi sonucunda kaldırılarak, davanın tam kabulüne, HMK m. 329 kapsamındaki taleplerinin kabulü ile yargılama gideri olarak aleyhine akdi vekalet ücreti ile yaptırıma hükmedilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE:Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili talebine ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne, davacı vekilinin hükmün tamamlanması talebi üzerine 23.06.2026 tarihli ek karar ile HMK 305/A maddesi kapsamında hükmün tamamlanması talebinin kabulü ile davacı vekilinin HMK 329.maddeye göre akdi vekalet ücreti talebinin reddine karar verilmiş, gerekçeli karar ve ek karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur . Davacı tarafından davalı aleyhine 222.304,90 TL asıl alacak, 25.854,36 TL işlemiş faiz olmak üzere 248.159,26 TL üzerinden icra takibi başlatılmış ve bu miktar üzerinden eldeki itirazın iptali davası açılmış, yargılama neticesinde davanın 222.304,90 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı tarafça Mahkemece reddedilen 25.854,36 TL işlemiş faiz kalemi yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de HMK'nun 341/2 maddesi gereğince dava tarihi olan 2025 yılı itibariyle miktar veya değeri 50.000 TL'yi geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesin olup, somut olayda davanın reddine karar verilen miktar yönünden ilk derece mahkemesinin kararı, kararı istinaf eden davacı yönünden kesin niteliktedir. Diğer yandan davacı tarafça HMK'nın 329.maddesi kapsamında akdi vekalet ücreti ve yaptırım talebi hakkında ilk derece mahkemesince verilen 23.06.2026 tarihli ek karara karşı da istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.HMK'nın 329. maddesinde: "(1) Kötüniyetli davalı veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan taraf, yargılama giderlerinden başka, diğer tarafın vekiliyle aralarında kararlaştırılan vekâlet ücretinin tamamı veya bir kısmını ödemeye mahkûm edilebilir. Vekâlet ücretinin miktarı hakkında uyuşmazlık çıkması veya mahkemece miktarının fahiş bulunması hâlinde, bu miktar doğrudan mahkemece takdir olunur. (2) Kötüniyet sahibi davalı veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan taraf, bundan başka beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar disiplin para cezası ile mahkûm edilebilir. Bu hâllere vekil sebebiyet vermiş ise disiplin para cezası vekil hakkında uygulanır." hükmü düzenlenmiştir.Eldeki davada dosya kapsamına göre davalının kötü niyetli olduğunun ispatlanmadığı ve HMK'nın 329. maddesinin koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla mahkemece bu maddeye dayanan taleplerin ek karar ile reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yokturHMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 17/09/2026