Bilişim sistemleri kullanılarak işlenen hırsızlık suçunda, sanık müdafiinin delil yetersizliği ve şüpheden sanık yararlanır ilkesine dayalı temyiz itirazlarının reddedilerek mahkumiyet hükmünün onanması.
Özet: Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçundan hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne karşı, sanık müdafiinin suçun işlenmediği, delil yetersizliği ve şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırılık iddialarıyla yaptığı istinaf başvurusunun esastan reddedilerek mahkumiyetin onanması kararına yönelik temyiz incelemesinde; kararda hukuka aykırılık tespit edilmediğinden sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz isteminin reddiyle, mahkumiyet hükmünün hukuka uygun olduğuna karar verilmiştir.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1939 E., 2023/2641 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlıkHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onamaİlk Derece Mahkemesince sanık hakkında bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, atılı suçun sanık tarafından işlenmediğine, ATM'den para çeken şahsın sanık olmadığına, bilirkişi raporunda imzanın sanığa ait olmadığının tespit edildiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırı davranıldığına, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, bu nedenle beraatine karar verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz isteminin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, usûl ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.