3. Ceza Dairesinin, silahlı terör örgütü üyeliği davasında sanığın öğrenme üzerine temyiz süresi kabulü, temel cezanın tespiti ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına dair kararı.
Özet: Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkûmiyet kararının temyiz incelemesinde, sanığın kararı şahsen öğrenme üzerine yaptığı temyiz başvurusunun süresinde olduğu kabul edilmiştir. Yüksek mahkeme, ilk derece mahkemesinin temel cezayı belirlerken suçun unsurlarını hatalı şekilde ağırlaştırıcı sebep sayarak alt sınırdan uzaklaşmasını ve sanığın etkin pişmanlık şartlarını taşımasına rağmen, örgütün yapısı, faaliyetleri ve mensuplarıyla ilgili verdiği bilgilerin yeterliliği ile faydalılık derecesini hukuka uygun şekilde değerlendirerek TCK 221/4 uyarınca gerekli indirimi yapmamasını bozma nedeni olarak görmüştür.
3. Ceza Dairesi         2024/2081 E.  ,  2026/14830 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/1324 E., 2022/1081 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/381 E., 2021/247 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 221/4, 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince sanık ve müdafiinin yokluğunda verilip, sanık müdafiine usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.10.2022 tarihli ve 2021/1324 esas, 2022/1081 sayılı kararına ilişkin tebligatın sanık müdafiine ait UETS hesabına 10.10.2022 tarihinde iletildiği, 15.10.2022 tarihinde kanunen tebliğ edilmiş sayıldığı, sanık müdafiinin 5271 sayılı CMK'nın 295/1 maddesinde öngörülen on beş günlük yasal süre içerisinde bir temyiz dilekçesi sunmadığı, kararın sanığa 30.11.2022 tarihinde iletildiği, sanığın 06.12.2022 tarihinde temyiz dilekçesi sunduğu görülmekle; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarihli 2019/16-5 73... /119 sayılı kararında belirtildiği üzere; bölge adliye adliye mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının, içeriği hakkında bilgi sahibi olma hakkı ve müdafiinin kusurlu davranışı ile kanun yolu başvuru süresini geçirmiş olması hâlinde eski hâle getirme imkânı olan sanığa Tebligat Kanunu'nun 11 inci maddesinin son cümlesi uyarınca tebliğ edildiği de göz önüne alınmakla, öğrenme üzerine sanık tarafından verilen temyiz dilekçesinin süresinde olduğu, tebliğnameye uygun olarak oy birliği ile kabul edilmekle;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sair temyiz itirazlarının reddine, ancak,
a. Anayasa'nın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması,
b. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/14 26... /12 92... .10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.).
5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi ve faydalılık gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Bu açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde;
Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdikleri bilgilerin faydalılık derecesi, ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun,makul oranda indirim yapılması gerekirken fazla cezaya hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.