Hırsızlık suçundan istinaf başvurusunun düzeltilerek reddedilmesi kararının, sanık müdafiinin temyiz iddialarının reddiyle hukuka uygun bulunarak Yargıtayca onanması.
Özet: Hırsızlık suçundan sanık hakkında ilk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin, istinaf mahkemesince düzeltilerek verilen esastan red kararına yönelik temyiz incelemesinde; sanık müdafiinin kuvvetli suç şüphesinin bulunmadığı, şüpheden sanık yararlanması ilkesinin uygulanması gerektiği, dosya kapsamında yeterli delil olmadığı ve zincirleme suç hükümlerinin hatalı uygulandığı yönündeki temyiz nedenleri yerinde görülmeyerek, ilk derece mahkemesi kararında ve istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararında hukuka aykırılık tespit edilmediğinden, sanık müdafiinin temyiz istemi esastan reddedilerek hüküm onanmıştır.
2. Ceza Dairesi         2024/4678 E.  ,  2026/7658 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/3357 E., 2023/3986 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz nedenlerinin, sanık hakkında kuvvetli suç şüphesinin bulunmadığı, şüpheden sanık yarar ilkesinin uygulanması gerektiği, dosya kapsamında yeterli delil bulunmadığı ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Kayseri 17. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin de Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.