İstanbul BAM 4. Hukuk Dairesi, komşu taşınmazdaki yangından kaynaklanan tazminat davasında haksız fiil ve kusursuz sorumluluk iddialarını inceliyor.
Özet: Bir fabrika sahibi, komşu kağıt deposunda çıkan yangının kendi tesislerine yayılarak duvarlar, soğutma sistemi ve makinelerinde 246.350 TL maddi hasara yol açtığını ileri sürerek, tehlikeli madde depolayan ve taşınmaz maliki olan davalı şirketin kusursuz sorumluluğu ile kusurlu olduğunu iddia ederek tazminat talebinde bulunmuş; davalı şirket ise yangının dışarıdaki elektrik direğinden kaynaklandığını, kendi kusuru olmadığını ve davacının zarar miktarını abarttığını savunarak davanın reddini istemiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ4. HUKUK DAİRESİDOSYA NO:2026/1770 KARAR NO:2026/3870T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ :(KAPATILAN)BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ:02/07/2025NUMARASI:2018/751 Esas - 2025/741 KararDAVANIN KONUSU:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ:16/09/2026Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; 18 Ağustos 2017 tarihinde davalıya ait kağıt deposunda yangın çıktığını ve yangının ertesi güne kadar devam ettiğini, tonlarca sıkışmış kağıt uzun süre yandığından, yüksek ısının çevreye zarar verdiğini, müvekkili davacıya ait fabrika binasının iki duvarının hasar gördüğünü, bu duvarlardan birinde bulunan soğutma sisteminin kulesinin kullanılamaz hale geldiğini, fabrika bahçesinde muhafazalı durumda bulunan... marka 850 tonluk plastik ... makinesinin kullanılamaz hale geldiğini ve yine fabrika önünde bulunan ... 650 tonluk sıvama transfer presinin de tekrar kullanılıp kullanılamayacağını bilmedikleri şekilde hasar gördüğünü, hasar bedeli olan 246.350,00 TL'nin müvekkiline bir türlü ödenmediğini,müvekkilinin gördüğü zarardan tartışmasız şekilde bina maliki ve işleteni davalının sorumlu olduğunu, davalı şirketin taşınmazın mülkiyetinden dolayı zaten kusursuz sorumluluğu bulunduğu gibi taşınmazda yanıcı kağıt maddelerini depolaması sebebi ile de kusursuz sorumluğu bulunduğunu; aksi yönde görüş bulunmayan yasa, içtihat ve ilmi görüşlere göre taşınmazında kağıt, kereste, bidon vs. her tür yanıcı madde bulunduranın da zarardan kusursuz olarak sorumlu olduğunu, olay sonrasında delillerin kaybolmaması için Küçükçekmece 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nden delil tespiti talep edildiğini ve Mahkemenin 2017/79 Değişik İş sayılı dosyasından bilirkişi raporu düzenlendiğini, rapora göre dava değeri kadar zarar miktarının tespit edildiğini, davalının hem işleten şirket olarak kusuru sebebiyle ve hem de taşınmaz maliki olarak kusursuz sorumluluğu sebebiyle hasardan sorumlu olduğunu, davalıya Bakırköy ... Noterliği'nin 19.06.2018 tarihli ihtarnamesi gönderilmesine rağmen davalının zararı gidermediğini, zararı gidermek için bir uzlaşma veya görüşmeye dahi girişmediğini, zararın davalı tarafından bu güne kadar yok sayıldığını, davalı şirketin komşusu tacirin zararını gidermek için görüşmek yerine, inkar ve herşeye itiraz yoluna gittiğini iddia ederek; öncelikle davalı şirket taşınmaz maliki olmakla kusursuz sorumluluğu bulunduğundan başkaca teminat veya şarta gerek olmaksızın, tarafların tapu ve çap kayıtları ile tespit dosyasının getirtilerek, davalı şirketin yangının sirayetine sebep olan, İstanbul ili,Küçükçekmece ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii 1 pafta 4375 parsel sayılı taşınmazına ihtiyati tedbir şerhi işlenmesine, yine davalı şirketin kusursuz sorumluluğu sebebiyle, açılan davanın tapuya sadece şerh olarak işlenmesine, davanın kabulü ile fazlaya dair hakkı saklı kalmak kaydıyla 246.350,00 TL zarar bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bu bedele olay tarihi itibarıyla reeskont faizi işletilmesine, dava masrafı, tespit masrafı, dava vekalet ücreti, tespit vekalet ücretinin de davalı şirketten alınarak taraflarına verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde;Yangının 18/08/2017 tarihinde müvekkili işletmenin açık depolama alanı önündeki elektrik direğinde şerarelenme olmasından kaynaklandığının yangın raporu ile sabit olduğunu, müvekkili işletmeye ait bizzat bina içindeki bir elektrik kontağı veya benzeri bir arızadan kaynaklanmadığını, elektrik direğinin bakım ve onarım sorumluluğunun bölgenin elektrik hizmetinin sağlayıcısı olan ... idaresinin sorumluluğunda olduğunu, yangının çıkış sebebi ile ilgili olarak müvekkili şirket yetkilileri ve/veya çalışanlarına ihmale bağlı olarak dahi TCK gereği herhangi bir isnat olmadığını, soruşturmaya tabi tutulmadıklarını, yangın ile ilgili ceza davası olmadığını, yangının çıkış sebebinin ... Müdürlüğü tarafından yapılan tetkik ile 24/08/2017 onay tarihli raporunda güvenlik kamera görüntülerinden net olarak tespit edildiğini, davacının zararının tespiti için Küçükçekmece 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/79 Değişik İş dosyası altında delil tespiti yaptırdığını, buradaki 21.08.2017 tarihli tespit başvuru dilekçesinde aciliyetin “enkazın kaldırılması” olarak gösterildiğini, bu sebeple ileride tespit imkanı kalmayacağının beyan edildiğini, öncelikle davacının, makinalarının atıl durumda dışarıda çürümeye başlamış halde bulunmasından ötürü yanan makinaları apar topar kaldırıp zararın sanki yeni kullanılabilir makinalar yanmış gibi gösterilmesi suretiyle yüksek bir bedel talebi için çaba harcadığını, ancak müvekkili firmanın da 23.08.2018 tarihli tespit talebi ile Küçükçekmece 3.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/80 Değişik İş dosyası altında yaptırmış olduğu tespit ile makinaların hasar tespitlerinin raporlandığını, davacı yanın tespitine itiraz ettiklerini, sonuç ve istemdeki taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak inşaat yönünden adı altında tespit yapılmış olmasının kabul edilemeyeceğini, makinelere ait piyasa rayiç değerleri ile ilgili olarak hiçbir emsal gösterilmediğini, değerleme, fatura, ikinci el bedeli gibi hiçbir somut dayanak bulunmadığını, makinelerin yangın sebebiyle hurdaya çıktığı belirtilmiş ise de gerçekte yangın öncesinde de çalışır durumda olmadıkları ve paslanmış halde bahçede duran makinelere Kg / 1-TL hurda değeri üzerinden dayanağı olamayan bedellerden mahsubu ile çıkartılan zarar meblağını kabul etmenin mümkün olmadığını, yangının bir fırsat gibi kullanılarak makinelerin yanmadan önceki değerlerinden çok daha yüksek şekilde adeta yenilemeye yönelik olarak talepte bulunulduğunu, olay tarihi ile dava tarihi arasındaki zaman nazara alındığında davacı yanın makine alımında vereceği farkı gündeme getirmesinin abesle iştigal olduğunu, ortada halen alınmış bir makine olmamasının dahi aslında davacının bu makinelere bağlı bir beklentisinin olmadığını, makinelerin üretimde kullanılmadığını ve atıl durumda bulunan makineler için yangının fırsat bilinerek işbu dava yoluyla rayicinin üzerinde maddi kazanca çevirmeye çalışıldığını gösterdiğini savunarak; ilk itirazlarının nazara alınarak öncelikle davacının tedbir talebinin reddine, davacının haksız ve fahiş tüm taleplerinin reddini talep etmiştir.Feri Müdahil ... A.Ş. vekili dilekçesinde; Davalı aleyhine açılmış olan işbu dava sonucunda verilecek hükmün müvekkili sigorta şirketinin hukuki durumunu dolaylı olarak etkileyeceğinden, müvekkili sigorta şirketinin derdest davaya müdahale etmekte hukuki yararı bulunduğunu, dava konusu yangının depo binasının dışındaki şebeke elektrik direğinden başladığı ve direğe bağlı kablolar üzerinden geliştiği dikkate alındığında sigortalı davalının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını,sorumluluk sigortalarında sigorta ettirenin kusurundan kaynaklanan zararların güvence altına alındığını, huzurdaki davanın davalı bina malikinin kusura ve kusursuz sorumluluğuna dayanılarak ikame edildiğini, davanın müvekkili şirkete 16.09.2016-16.09.2017 vadeli ... nolu ... Poliçesine ekli ... teminatına dayalı olarak ihbar edildiğini, ancak davacıya karşı ihbar eden davalı/sigortalı bina malikinin ve onun sigortacısı müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, yapılan incelemelerde davalı tarafından kullanılmakta olan ... sokağın kuzeyinde yaklaşık 1000 m² açık 1000 m² ise üstü trapez sacla kaplı rulo kağıt depolama alanının sokağın güneyinde, zemin üzeri 2 katlı binanın bitişiğinde yaklaşık 500 m² açık alana istiflenmiş rulo kağıtların olduğu alan ve bina giriş katında yaklaşık 1000 m² kapalı depolama alanında bulunan rulo kağıtların tamamının alevli şekilde yandığının anlaşıldığını, yangının sokağın kuzeyinde bulunan depolama alanı dışındaki şebeke elektrik direğindeki bobinde şerarelenme ile başladığını, oluşan alevlerin direğe bağlı kablolar üzerinden etrafa yayıldığını, sigortalı davalı bina malikinin sorumluluk alanı dışında başlayarak yayılan ve binadan kaynaklanmayan yangında sigortalı davalının kusur ve sorumluluğu bulunmadığından haksız davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yangından önce atıl ve kullanılamaz halde olan makinelerde yangına bağlı oluştuğu iddia edilen hasarın davacı tarafından ispat edilemediğini, poliçenin koasürans usulü tanzim edilmiş olup müvekkili şirketin sorumluluğunun %20 hissesi oranında olduğunu belirterek; davaya konu yangının sigortalı davalıya ait sorumluluk alanı dışında başlayarak geliştiği gözetildiğinde, ayrıca dava konusu yangının yayılmasının önlenemez olması sebebiyle sigortalı davalıya hiçbir kusur izafe edilemeyeceğinden haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince; "...Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, tanık beyanları,Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/55765 soruşturma sayılı dosyası, bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamına göre; 18/08/2017 tarihinde müflis şirkete ait kağıt deposunda yangın çıktığı, rüzgarın etkisiyle yangının hızla etrafına sirayet ettiği ve davacıya ait fabrika duvarı, fabrika bahçesinde bulunan ... makinesi ve sıvama transfer presinin yangın sebebiyle zarar gördüğü, dosya içesinde mevcut bilirkişi raporlarında yangının işletmeye ait elektrik direğinde oluşan ark sonucu çıkan kıvılcımların direğin altına depolanan kağıt ruloların tutuşmasıyla başladığı ve buradan etrafına sirayet ettiği, yangının seyrine bakıldığında, yanmaya elverişli olan kağıtların aşırı yangın yükü oluşturduğu, mevsimsel olarak sıcaklık değerinin en yüksek olduğu saatlerde yangının meydana gelmesi ve yangın riski yüksek olmasına rağmen açık alanda depolanan kağıt ruloların elektrik direğinin altında depolanması, yangına karşı alınması gereken önlem ve tedbirlerin alınmaması neticesinde rüzgarın da etkisiyle hızla büyüdüğü, davalı müflis iş yerinin kusurlu olduğu, davacının meydana gelen yangın olayında herhangi bir kusuru olmadığı hususlarının tespit edildiği; D.İş dosyalarında alınan bilirkişi raporları ile benzer tespitler içeren bilirkişi raporlarında davacıya ait fabrikadaki duvarların tadilat ve tamir masraflarının 10.850,00-TL, soğutma kulesinin 900,00-TL olduğu, ancak dava konusu ... press makinesi ile ... Sıvama Transfer Pres makinesi yönünden bilirkişi raporlarında çelişki olduğu, 11/01/2023 tarihli kök ve 01/10/2024 tarihli İ.T.Ü. Öğretim görevlilerinden oluşan 3 kişilik makine mühendisi bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan ve 17/10/2023 tarihli servis raporu, ... presi ve sıvama transfer presinin faturaları ile şirketin kapasite raporu incelenerek düzenlenen ve yukarıda özetlenen dosyada alınan diğer bilirkişi raporundaki çelişkileri ve taraf vekillerinin itirazlarını yeterli gerekçe ile cevaplayan bilirkişi raporunda... plastik ... makinesinin olay tarihindeki ikinci el piyasa rayiç bedelinin 53.000,00-TL, sovtaj değerinin 46.444,21 TL olacağı, ... sıvama makinesinin olay tarihindeki ikinci el piyasa rayiç bedelinin 112.640,00-TL, sovtaj değerinin 41.286,52 TL olacağı tespit ve değerlendirmelerine Mahkememizce de itibar edilerek haksız fiilden kaynaklı tazminat isteklerinde, zarar haksız fiilin vuku bulduğu ve zararın ortaya çıktığı tarihte meydana gelmiş kabul edildiğinden davacının davasının kısmen kabulüne (71.353,48-TL ... sıvama makinesi + 6.555,79-TL ... plastik ... makinesi + 900,00-TL soğutma kulesi + 10.850,00-TL tadilat ve tamir masrafı =89.659,27-TL) karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.Davanın kısmen kabulü ile,89.659,27-TL'nin 18/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Fazlaya ilişkin istemin reddine, ..." karar verilmiştir.Verilen karara karşı davacı vekili, davalı vekili ve feri müdahil vekili istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Çelişkili bilirkişi raporuna göre hüküm tesis edildiğini, zararın daha fazla olduğunu, makinelerin çalışır durumda olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Müvekkili şirketin kusuru olmadığını, ...'ın sorumluluğunda olduğunu, illiyet bağı olmadığını, atıl durumda bulunan makineler için fahiş bedelin hesaplandığını, inşaat zararının fazla hesaplandığını, davacının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Feri müdahil istinaf dilekçesinde; Karar başlığında ihbar olunan olarak yer almasının hatalı olduğunu, şirketin kusuru olmadığını, ...'ın kusurlu olduğunu, maddi zararın fahiş hesaplandığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava;Haksız eylemden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.Davacı vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesinde;Dava dosyasının incelenmesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunun zarar gören makinelerin ikinci el rayiç bedelleri ve sovtaj bedellerinin belirlendiği, söz konusu belirlenen bedeller doğrultusunda ikinci el rayiç bedellerinden sovtaj bedelleri düşürüldüğü, inşaat zararının hesaplandığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun tarafların itirazlarını karşılar nitelikte gerçek zararı belirlemeye uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Davalı vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesinde;TBK.m. 49 gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Madde 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur.Yine ispat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.Dava dosyasının incelenmesinde; alınan bilirkişi raporlarına göre yangının işletmeye ait elektrik direğinde oluşan ark sonucu çıkan kıvılcımların direğin altına depolanan kağıt ruloların tutuşmasıyla başladığı ve buradan etrafına sirayet ettiği, yanmaya elverişli olan kağıtların aşırı yangın yükü oluşturduğu, mevsimsel olarak sıcaklık değerinin en yüksek olduğu saatlerde yangının meydana gelmesi ve yangın riski yüksek olmasına rağmen açık alanda depolanan kağıt ruloların elektrik direğinin altında depolanması, yangına karşı alınması gereken önlem ve tedbirlerin alınmaması neticesinde rüzgarın da etkisiyle hızla büyüdüğü, davalının kusurlu olduğu, davacının meydana gelen yangın olayında herhangi bir kusuru olmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf sebebi yerinde değildir.Feri müdahil ... vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesinde;Feri müdahile talebi kabul edilen Feri müdahil ...'nın HMK 66. maddesi gereğince davalı ile birlikte istinaf talebinde bulunabileceği, davalı istinaf isteminde bulunduğundan feri müdahilinde de istinaf isteminde bulunabileceği, davalı tarafın kusurlu olduğu bilirkişi raporları ile sabit olduğu anlaşıldığından feri müdahil vekilinin bu yöne ilişen istinaf sebebinin reddi gerekmiştir.İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararının hüküm başlığında 24.11.2021 tarihli celsede feri müdahile talebi kabul edildiğinden feri müdahil olarak yer alması gerekirken İhbar olunan olarak yer alan ...'nın bu yöne ilişen istinaf sebebi yerinde olmakla birlikte söz konusu hususun maddi hata niteliğinde olduğu ve mahallinde her zaman düzeltilecek nitelikte bulunduğu değerlendirildiğinden bu husus eleştiri sebebi yapılmakla yetinilmiştir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekili, davalı vekili ve feri müdahil ... vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun (kapatılan)bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/751 Esas 2025/741 Karar sayılı 02/07/2025 günlü kararına yönelik davacı vekili, davalı vekili ve feri müdahil ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.124,62 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 4.700,00 TL'nin mahsubuyla bakiye 1.424,62 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.124,62 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 1.531,16 TL'nin mahsubuyla bakiye 4.593,46 TL harcın feri müdahil ... tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine5-İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,6-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,8-Karar tebliği ve harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi Dairemizce yapılmasına, harç ve avans iadesi işlemleri ile 6100 Sayılı HMK'nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.16/09/2026