İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davasında bilirkişi ücretinin yatırılmaması sebebiyle verilen ret kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bir menfi tespit davasında davacı, davalıya avans olarak verdiği ancak karşılığında mal teslim edilmeyen 410.000 TL bedelli bir çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve çekin iptali talebinde bulunurken, davalı malların teslim edildiğini ve davanın borçtan kaçınma amaçlı olduğunu iddia etmiştir; ilk derece mahkemesi, davacının bilirkişi ücretini süresinde yatırmaması üzerine ispat külfetini yerine getirmediği gerekçesiyle davayı reddetmiş, davacı ise eksik inceleme, bilirkişi ücreti yatırmamanın ret sebebi olamayacağı ve hukuka aykırı karar verildiği iddialarıyla kararı istinaf etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1424
KARAR NO : 2026/1676
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: (KAPATILAN)KÜÇÜKÇEKMECE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/05/2026
NUMARASI : 2025/442 Esas - 2026/256 Karar
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/09/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, ... ... A.Ş. İkitelli ...Şubesine ait, ... seri numaralı, 410.000,00 TL bedelli, 03/06/2025 vade tarihli çek nedeniyle davalıya karşı borçlu olmadığının tespiti amacıyla arabuluculuğa başvurulduğunu, davalı taraf ile anlaşmaya varılamadığını, müvekkilinin, davalı ile arasında bir ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin, davalıdan alacağı mallara yönelik olarak avans olması adına ... ... A.Ş. İkitelli ...Şubesine ait ... seri numaralı, 410.000,00 TL bedelli 03/06/2025 vade tarihli çeki verdiğini, davalının, çeki aldıktan sonra vermesi gereken malları müvekkiline teslim etmediğini, davalı tarafın yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bedelsiz kalan çeki, bankaya ibraz ettiğini, davanın kabulüne, davaya konu ... ... A.Ş. İkitelli ...Şubesine ait ... seri numaralı, 410.000,00 TL bedelli 03/06/2025 vade tarihli çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine ve çekin iptaline, davalının kötü niyetli olması sebebiyle %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesinde müvekkili şirket tarafından hangi malın, hangi tarihte ve hangi taahhüt edilen sürede teslim edilmediğini somut şekilde ortaya koymadığını, iddialarını destekleyen herhangi bir fatura, ihtarname, yazılı bildirim veya delil sunulmadığını, müvekkili şirketin, dava konusu ticari ilişkiye ilişkin faturaları düzenlediğini, malları davacının bildirdiği adrese teslim ettiğini, teslimata ilişkin irsaliye ile nakliye evraklarını dosyaya sunduklarını, teslim sonrası nakliye ücretlerinin ödenmesine ilişkin davacı şirket yetkilileri ve çalışanlarıyla yapılan yazışmalarda teslimatın gerçekleştiğini gösterdiğini, müvekkilinin tüm edimlerini eksiksiz yerine getirdiğiri, davacının ise teslimat yapılmadığı yönündeki iddiasını destekleyen hiçbir somut delil ibraz edemediğini, davacının iddialarının borçtan kurtulma amacı taşıdığını, dosyada çeklerin avans çeki olduğunu gösterir herhangi bir yazılı belge bulunmadığını, teslimat yapılmadığına ilişkin de hiçbir delilin mevcut olmadığını, davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davanın esastan reddine, İİK m.72/4 uyarınca davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...davacı tarafça bilirkişi ücretinin verilen ihtaratlı kesin süre içinde yatırılmadığı,bu nedenle dosyanın bilirkişiye tevdi edilemediği anlaşılmıştır. Mahkememizin ön inceleme duruşmasında bilirkişi ücretini yatırmak için davacıya kesin süre verilmiş ve bunun yasal sonuçları da ihtar edilmiştir. Davacı tarafından buna karşın bilirkişi ücretini yatırmadığından bilirkişi incelemesi yapılamamıştır. Davacı bilirkişi ücretini yatırmamasına ilişkin haklı veya geçerli bir mazeret ileri sürmemiş, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) ait olduğu dikkate alınarak davacının ispatlanamayan davasının reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından uyuşmazlığın esasına girilmeden karar tesis edildiğini, mahkeme tarafından ek süre taleplerinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi ücretinin yatırılmamasının, davanın esasını doğrudan reddettirecek nitelikte olmadığını, mahkeme kararının eksik incelemeye dayandığını, menfi tespit davasında ispat yükü ve delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığını, gerekçeli kararın denetime elverişli olmadığını, dosyada taraf delillerinin gerektiği şekilde incelenmesi, bilirkişi incelemesi yapılamadıysa dahi mevcut belgeler üzerinden uyuşmazlığın çözülmesi gerekirken, doğrudan ret kararı verilmesinin isabetsiz olduğunu, istinaf başvurularının kabulü ile Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 07/05/2026 tarihli, 2025/442 E., 2026/256 K. sayılı kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne, aksi kanaatte dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE:Dava, takibe konu çekin bedelsiz olduğundan bahisle borçlu olmadığının tespiti(menfi tespit) davasıdır.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, dava konusu çekin avans olarak verilip verilmediği ve karşılığında mal tesliminin yapılıp yapılmadığı noktasındadır.
Davacı tarafından davalı lehine 03.06.2025 keşide tarihli 410.000 TL bedelli ... Bankasına ait çek keşide edilmiş ve bu çek, 12.06.2025 tarihinde muhatap bankaya ibraz edildiğinde karşılıksız işlemi yapılmıştır.
Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 72. maddesi uyarınca çek nedeniyle borçlu olmadığını tespitine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.
Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, başka bir deyişle bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer [6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 6]. Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı, Ankara 2013, s. 370 ilâ 372).
Kambiyo senetleri ve dolayısıyla çek illetten mücerret olup, davalı hamilin çekleri edinme sebebini açıklama yükümlülüğü yoktur. Kural olarak çek, ödeme aracı olup, çekin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verildiği yolunda yasal karine mevcuttur. Yasal karinenin aksini yani çekin borç ödenmesinden başka bir amaçla verildiğini, bedelsiz bir avans çeki olduğunu iddia eden davacı tarafın, bu iddiasını kesin delillerle ispatlaması gerekir. Davacının kendi ticari defterlerinde alacaklı gözükmesi veya davalı ticari defterlerinde mal teslimine ilişkin bir kayıt bulunmaması tek başına ispata yeterli değildir. Davalının dava konusu ödemeler karşılığı mal teslim edildiğini ya da başka bir ticari ilişki kapsamında çekin alındığını savunması da ispat yükünü değiştirir nitelikte değildir.
Somut olayda, davacı taraf çekin davalıya mal teslimi karşılığında avans olarak verildiği ancak mal tesliminin yapılmadığı, bu suretle çekin bedelsiz kaldığını ileri sürmektedir. Davalı ise çekin avans olarak verildiğini kabul etmemiş ve davacıya mal tesliminin yapıldığını savunmuştur. Bu kapsamdaki davalı savunması, ispat yükünü değiştirecek nitelikte değildir.
İlk derece mahkemesince 05.02.2026 tarihli celsede, tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesine karar verildiği, davacı vekilinin de bulunduğu celsede, usûlüne uygun olarak kesin süreye uymamanın sonuçlarının ihtar edildiği ancak delil avansının eksik olması sebebiyle dosyanın bilirkişiye tevdi edilemediği, davacı tarafça ticari defterlerin de sunulmadığı anlaşılmaktadır. İspat yükü kendisinde olmayan tarafın ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabileceği ancak bu halde karşı ispat faaliyeti için delil sunan tarafın, ispat yükünü üzerine almış sayılmayacağı ve davalı tarafından teslimin ispat edilmesine gerek olmadığı
gözetildiğinde (HMK 191) davalı tarafça cevap dilekçesi ekinde fatura,sevk irsaliyesi gibi belgelerin sunulmuş olması bu sonucu değiştirmez.Dosya kapsamına göre davaya konu çekin avans olarak verildiğinin davacı tarafça yazılı delillerle ispatlanmadığı anlaşılmakla mahkemece davanın reddine karar verilmesi doğru olmuştur.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 17/09/2026