Uygulama kadastrosu sonucu taşınmaz yüzölçümünün hatalı azalması nedeniyle açılan tapu iptali ve tescil davasında bilirkişi raporuyla yapılan sınır düzeltmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının, kadastro güncelleme çalışmaları sonucunda taşınmazının yüzölçümünün komşu parsel lehine hatalı ölçüm ve yol sınırı belirlemesi nedeniyle azaldığı iddiasıyla açtığı tapu tescil davasını konu almaktadır. İlk derece mahkemesi, bilirkişi raporları ve tarihi verileri inceleyerek, davacının parselinin kuzey ve kuzeydoğu sınırlarında uyumsuzluklar tespit etmiş; yolun sabit sınır olarak hatalı alınması ve parsel ölçümlerindeki yanlışlıklar nedeniyle, davacının parseline tescil harici yoldan 118,29 m² ve komşu parselden 36,89 m² alanın eklenmesine, böylece kadastro güncelleme komisyonu tespitinin iptali ile parsel alanının düzeltilmesine karar vermiştir.
8. Hukuk Dairesi         2025/5685 E.  ,  2026/4333 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1523 E., 2025/1451 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2022/76 E., 2023/91 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, dahili davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Sakarya ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu' nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı adına paylı olarak kayıtlı bulunan eski 1203 parsel sayılı 4.346,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 23 23... sayılı parsel numarasıyla komisyon kararı uyarınca 4.204,85 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 1204 parsel sayılı 899,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, yeni 23 23... sayılı parsel numarasıyla komisyon kararı uyarınca 1.026,13 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2. Davacı ... dava dilekçesinde; yörede yapılan güncelleme çalışmalarında babasından kendisine miras kalan Sakarya ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 23 23... parsel sayılı taşınmazın tapuda 4.346,00 metrekare olan yüzölçümünün komşu (...) parsel lehine kaydırma ve fazla ölçüm sebebiyle azaldığını, bu parselin ada parsel numarasını bilmediğini ileri sürerek, yapılan tespitin iptali ile taşınmazının tapuda gösterildiği alanıyla tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın husumet ve görevsizlik nedeniyle reddini, esasa girildiği takdirde, davanın esastan reddini savunmuştur.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın husumetten dolayı reddinin gerektiğini, talebin idari yoldan 41. madde kapsamında çözümlenmesi gerektiğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini, uygulama kadastro çalışmalarının doğru olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ''davacı tarafın dava konusu taşınmazın maliklerinden olduğu, davada aktif husumet ehliyetinin mevcut olduğu, askı ilan cetveline göre süresinde açıldığından Mahkemenin görevli olduğu, bilirkişi raporunda ilk tesis kadastrosuna ait pafta ile güncelleme sonrası sınırların parsel ve ada bazında düzenlenen kroki ile değerlendirildiği, ilk tesis tapulama tarihine yakın 19 40... tarihli hava fotoğrafları ve 2011 yılı güncel uydu fotoğrafı üzerinde kroki düzenlenmek suretiyle inceleme yapıldığı, rapor içeriği ve düzenlenen krokiler değerlendirildiğinde dava konusu taşınmazın ilk tesis tapulama çalışmalarında tespit edilen sınırlar ile güncelleme çalışmalarında tespit edilen sınırlarından kuzeyinde bulunan yol, kuzey doğu sınırında uyumsuzluk bulunduğu, diğer sınırlarında uyumsuzluk bulunmadığı, keşifte dinlenilen mahalli ve tutanak bilirkişilerinin yola bakan sınıra dair beyanları değişiklik olmadığı yönünde ise de, 19 40... tarihli hava fotoğrafında yolun sınırlarının belirgin iken, 2011 tarihli hava fotoğrafında yolda bilirkişi raporunda (A) harfi ile belirtilen alan kadar 23 23... parsel aleyhine değişim olduğunun görüldüğü, mahalli ve tutanak bilirkişi beyanlarının 5 parsel ile 4 parsel arasında her hangi bir değişim olmadığına yönelik olup, raporla örtüştüğü, ilk tesis kadastro paftası ve uygulama çalışması sonrasındaki oluşan farklılığın, uygulama çalışmasında taşınmazın kuzeyinde bulunan yol ile sınırın geçerli sınır olarak alınması gerekirken sabit sınır olarak alındığı, 4 ve 5 parsel ile arasındaki zemin ölçümünün hatalı yapılmasından kaynaklı olduğu, davanın davalılar Hazine, ... ve ... yönünden kabulüne, tescil harici yolda kalan ve (A) harfi ile gösterilen 118,29 metrekarenin davacıya ait Sakarya ili ... ilçesi ... Mahallesi 23 23... parsele kadastro güncelleme komisyon tutanağına eklenilmesine, (B) harfi ile gösterilen 36,89 metrekare yüzölçümlü alanın 23 23... parselden çıkartılarak 23 23... parsele eklenilmesine dair karar verildiği, bilirkişi raporunda (C) harfi ile belirtilen alanla ilgili talep ve dava olmadığından bu alanla ilgili olarak her hangi bir karar verilmediği, davalı ... yönünden husumet yokluğundan reddine karar verildiği '' gerekçesiyle, davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne, 23 23... parsele ilişkin kadastro güncelleme komisyon tutanağındaki tespitin iptali ile bilirkişi harita mühendisi tarafından düzenlenen 30.01.2023 tarihli bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 36,89 metrekare ile tescil harici yolda kalan ve (A) harfi ile gösterilen 118,29 metrekarenin 23 23... parsele kadastro güncelleme komisyon tutanağına eklenmek suretiyle 23 23... parselin 4.360,03 metrekare olarak tapuya kayıt ve tesciline, 23 23... parsel sayılı taşınmazın kadastro güncelleme komisyon tutanağından 36,89 metrekare çıkarılması sonucunda 989,29 metrekare olarak tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, '' taşınmazın sınırlarının tesis kadastrosu ve uygulama kadastrosu ile oluşan sınırlarıyla çakıştırılması suretiyle çevresindeki parsellerle karşılaştırmalı olarak yöntemine uygun yapılan incelemesi sonucunda, uygulama kadastrosunun 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi ile Kadastro Haritalarının Yeniden Düzenlenmesi ve Tapu Sicilindeki Gerekli Düzeltmelerin Yapılmasında Uygulanacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik hükümlerine uygun olarak yapıldığı, İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı'' gerekçesiyle, davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin kazandırıcı zamanaşımı, zilyetlik veya başkaca bir sebeple kazanılmasının mümkün olmadığını, dava konusu taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, zilyetlikle iktisap şartlarının oluşmadığını, davacı tarafından imar-ihya yapılmadığını, davanın süresinde açılmadığını, zamanaşımı ve hak düşürücü süreler geçtikten sonra açılan davanın reddini, raporların hüküm kurmaya elverişli olmadığını, hava fotoğrafları, memleket haritaları ve amenajman planlarının toplanıp, incelenmediğini, davanın niteliği gereği yargılama giderlerinin müvekkilli İdareye yükletilemeyeceğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davanın 23 23... parsel sayılı taşınmaz özelinde değil, 23 24... , 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazların da dahil edilerek görülmesi gerektiğini, 23 23... parselin yol cephesinde yapılacak herhangi bir değişikliğin hem yenileme paftasındaki yol genişliğini hem de yenileme öncesi kadastro paftası ile uyuşmazlık oluşturacağını, dava konusu işlem ile yol genişliklerinde yapılması öngörülen değişiklik sebebi ile kamu zararı oluşacağını, yolu etkileyen diğer taşınmazların da davaya dahil edilerek yargılama yapılmasının gerektiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, uygulama kadastrosu tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup dahili davalı Hazine vekili ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca
ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden dahili davalı ... Başkanlığından alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.